11. Hukuk Dairesi 2008/10434 E. , 2010/1413 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2006/682-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10434 E. , 2010/1413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2006/682-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısı dava dışı Adahan Nak.Ltd.Şti’nin dava dışı Efes Pazarlama Dağıtım A.Ş’nin bira emtiasının taşınması işini üslendiğini, taşıyıcı firma ile müvekkili şirket arasında nakliyat abonman sözleşmesi ve buna bağlı olarak taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, taşıma işinin davalı ...’ın malik, ...’ın sürücüsü olduğu kamyon vasıtası ile gerçekleştirildiği sırada davalı sürücünün tam kusurlu eylemi ile kamyonun tek taraflı olarak kaza yapıp emtiaların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, Adahan Nak.Ltd.Şti’nin dava dışı Efes Pazarlama Dağıtım A.Ş’ye 16.222,00 YTL ödediğini, müvekkili şirketin ise sigorta poliçesi kapsamında teminat gerçekleştiğinden 22.07.2004 tarihinde ödeme yaptığını, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin haksız sorumlularından sigortalısına ödediğini onun haklarına halef olarak geri alabileceğini ileri sürerek, 16.222,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, yükte iddia edildiği kadar hasar meydana gelmediğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. ../.. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1279. maddesi aynı kanunun 1264/2. maddesi ile mutlak emredici hüküm sayıldığı, sigorta şirketinin sözleşmenin kurulmasından önce gerçekleşmiş ve taraflarca gerçekleştiği bilinen bir riski sigorta sözleşmesi ile güvence altına alıp ödeyemeyeceği, ödediğini de alacağın temliki yoluyla zarar veren 3. kişiye rücu edemeyeceği, aynı şekilde gerçekleşmiş bir rizikonun sözleşme değişikliği yolu ile ödeyip ödediğini alacağın temliki yoluyla zarar veren 3. kişiye rücu edemeyeceği, bu tür işlemlerin TTK’nun 1264. maddesi ile mutlak emredici sayılan TTK’nun 1279. maddesinin dolanılması anlamına geleceği, TTK’nun 1279. maddesinin alacağın temliki hükmü ile dolanılamayacağı, sigorta şirketinin gerçekleşmiş bir riski üçüncü kişi sıfatıyla ödeyerek mevcut alacağı alacağın temliki suretiyle devralamayacağı, hak ehliyeti sınırları içinde yapılmayan hukuki işlemlerin yoklukla sakat olduğu, davacının dava konusu ettiği hakkı alacağın temliki yoluyla devralması işleminin Sigortacılık Kanunun 3. ve TTK’nun 137.maddesi uyarınca yoklukla malul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.