11. Hukuk Dairesi 2013/8523 E. , 2013/13044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2013 gün ve 2013/639-2013/36 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.12.2012 gün ve 2011/15133-2012/21082 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yi
**11. Hukuk Dairesi 2013/8523 E. , 2013/13044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2013 gün ve 2013/639-2013/36 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.12.2012 gün ve 2011/15133-2012/21082 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...'nun Türkçe bilmeyen hissedarlara boş olarak imzalattığı geçersiz yetki belgelerine dayanarak bilgi vermeden, ilan ve çağrıda bulunmadan 21.10.2009 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı yaptığını, alınan kararların müvekkilinin şahsi ve müteselsil sorumluluğuna yol açabileceğini, toplantıdaki tüm kararların A Grubu hissedarların iradesinin aksi yönde olup, o tarihteki istek ve iradelerini hiçe saydığını, toplantı öncesi ve sırasında ana sözleşmeyle oluşturulmuş A ve B hisse grupları mevcut bulunduğu halde imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantılarının yapılmadığını, anılan genel kurulda sermaye artışına gidildiğini, ancak sermaye artırımı için gerekli koşulların yerine getirilmediğini,...'nun kendi ibrasında oy kullandığını, TTK'nın 374. madde gereğince kendi ibrasında asaleten ya da vekaleten oy kullanamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin 3 yıl görev süresi için seçildiğini, fakat ana sözleşmeye göre yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin bir yıllık görev süresi için seçilebileceğini ileri sürerek, öncelikle davalı şirketin 21.10.2009 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınmış kararların yoklukla malul olduğunun tespitini, kabul edilmeyecek olursa sermaye artırım kararının, kendi kullandığı oylarla kendi kendisini ibra eden yönetim kurulu üyesi...'nu ibrası hakkındaki kararın, 1 yıl yerine 3 yıl için seçim yapılmış olması nedeniyle yönetim kurulu ve denetçi seçimi hakkındaki kararların bütün sonuçlarıyla birlikte hükmen iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul kararlarının iptal davası için 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını, yönetim kurulu üye sıfatıyla dava açabilme için genel kurul kararlarının uygulanmasının davacı olarak kişisel sorumluluklarına yol açması koşuluna bağlı olduğunu, alınan kararların davacının kişisel sorumluluğuna yönelik olmadığını, rapor doğrultusunda mali durum gereği sermaye arttırışına gidildiğini, raporun da hatalı olduğuna dair iddiasının bulunmadığını,...'nun ibrasında kendi ibrasında oy kullanmadığını, tacir olan paydaşların boş kağıda imza atılmaması gerektiğini bilebilecek olduklarını, davanın sadece kendisiyle ilgili işlemlerden dolayı iddiada bulunabileceğini, paydaşlar adına iddiada bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemiz’in 18.12.2012 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.