T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/209 Esas KARAR NO : 2025/1732 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/765 Esas - 2022/762 Karar TARİHİ: 29/11/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/209 Esas KARAR NO : 2025/1732 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/765 Esas - 2022/762 Karar TARİHİ: 29/11/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 23.İcra Dairesi ... esas dosyasında aşağıdaki çekler ile ilgili kambiyo takibinin yapıldığı, ... Kozyatağı Şubesi'ne ait ... seri numaralı 05.05.2020 keşide tarihli 50.000,- bedelli, ... Kozyatağı Şubesi'ne ait ... seri numaralı 10.05.2020 keşide tarihli 50.000,- bedelli, ... Kozvatağı Subesi'ne ait ... seri numaralı 15.05.2020 keside tarihli 50.000.- bedelli, 3 adet çekin alacaklısının ... olduğu, çekin borçlularının; ... Sağlık Turizm ve Danışmanlık Hizmetleri A. Ş. , ... Gurup Yapı Müh. Dan. Ve Tic. Ltd. Şti. , ... Dek. ...ve Müh. Hiz. San ve Tic. Ltd. Şti olduğu, bu icra takibi ile ilgili olarak davacı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/39477 Soruşturma dosyası ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/197798 soruşturma dosyası ve İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/773 Esas sayılı dosyaları ile dava açarak şikayette bulunduğu, icra takibinin alacaklısı görünen ... ve diğer ciranta ... Gurup firmasının kötü niyetli olduğu ve yetkili hamil olmadıkları, dava ve takibe konu çeklerden dolayı alacaklı olan davacı ... firması olduğu, davalılardan ... firmasının çekleri davacı emrine yazılmış halde davacı adresine gelip gasp ettikleri ve çekin arkasındaki tüm ciro ve kaşeleri kendilerinin doldurduğu, ... firması ile ilgili şikâyetleri dilekçe ekinde arz ettiklerini, çeklerde hamil olarak görünen ...'ın ise ... firmasının çalışanı olduğu, lehtar ile davacı aleyhine bilerek ve isteyerek birlikte hareket ettikleri, davalıların çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiği hususunun söz edilen karakol ifadeleri ve imza itirazı dosyasından anlaşılacağı, açıklanan nedenlerle Menfi tespit taleplerinin kabulü ile davacı şirketin İstanbul 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti, dava dilekçesinde belirtilen 3 adet çeklerin davalılardan istirdadı, davacı şirketin haklı hamil olduğunun tespiti ve çeklerin davacı şirkete teslimi, davalıların kötü niyetli olmasından dolayı çek bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin tamamının ... Sağlık Tur. Ve Dan. Hiz. Tic. A. Ş. tarafından keşide edildiği, lehtarının davacı şirket olduğu, davalıya ciro yolu ile geçmiş olan iş bu çeklerin üçüncü hamilinin davalı şirket olduğu, her ne kadar davacı tarafından imza itirazında bulunulmuş ise de iyi niyetli hamil olan davalının çekleri kendinden önceki hamil olan ... ... Ltd. Şti. den aldığı, davacı ile davalı arasında doğrudan ilişki bulunmadığı, imzanın davacı/ cirantaya ait olup olmayacağını bilmeyeceği gibi bu hususu öğrenmeye de imkânının bulunmadığı, ticari hayatın gereği olan güven ilişkisi sebebiyle diğer davalı olan ciranta ... tarafından ciro edilip verilen çeki kabul ettiği, davacının asılsız iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, davacının davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bu iddiaların asılsız ve kötü niyetli olduğu, bahsedilen olayla davalının bir ilişkisinin bulunmamakla beraber gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında bilgi de bulunmadığı, dava dilekçesinde ... firmasının davacının taşeronu olduğunun ileri sürüldüğü, kanaatlerince devamlı ticari ilişki olan davacı ile aralarında olabilecek husumet nedeniyle şikâyete sebep olmuş olabileceği, dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu davalı ...'a devredildiği, ...'ın... Yapı Sis. San. ve Tic. Şti. nin tek ortak ve yetkilisi olduğu, davalının alt yapı ve üst yapı projelerinde taahhüt işleri yapan 80 e yakın personel istihdam eden sektörün tamamlarımış projeler ile yetkinliğini ispatlamış saygın bir insan olduğu, Bursa ... Hastanesi yapım projesinde işveren (keşideci) ... Ltd. Şti. Tarafından yükleniciliğinin davacı ... Ltd. Şti. ne yaptırıldığı, tedbir dilekçesinde bahsi geçen ... firmasının ... Ltd. Şti.nin alt yüklenicisi olduğu, davalı... Yapının ise ilgili projede ... firmasının alt taşeronu olarak faaliyet gösterdiği, nitekim ilgili çeklerin vermiş olduğu hizmet sonucu davalının uhdesine geçtiği, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin tartışılmaz olduğu, ancak kötü niyetli davacı ve diğer borçlunun gördükleri işlerin karşılığı olan çek bedellerini ödememek için çekleri ... Ltd. Şti. yetkilisinin elinden zorla alındığı iddiasına kadar her yolu denedikleri, iyi niyetli hamil olan davalının imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmayacağını bilemeyeceği, davacı yan tarafından isnat edilen suçlamayı reddettikleri, davalının tek gayesinin alacağına kavuşmak olduğu, iş bu nedenle borçlular hakkında icra takibi başlattığı ifade edilerek haksız ve kötü niyetli menfi tespit davasının reddi, haksız ve kötü niyetli davacı hakkında %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2022 tarih ve 2020/765 Esas - 2022/762 Karar sayılı kararında;"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin dava dilekçesinde, İstanbul 23.İcra Dairesi ... esas dosyasında ... Kozyatağı Şubesi'ne ait ... seri numaralı 05.05.2020 keşide tarihli 50.000,- bedelli, ... Kozyatağı Şubesi'ne ait ... seri numaralı 10.05.2020 keşide tarihli 50.000,- bedelli, ... Kozvatağı Subesi'ne ait ... seri numaralı 15.05.2020 keside tarihli 50.000.- bedelli, 3 adet çekler ile ilgili kambiyo takibinin yapıldığı, çeklerin alacaklısının ... olduğu, çeklerin borçlularının; ... Sağlık Turizm ve Danışmanlık Hizmetleri A. Ş. , ... Gurup Yapı Müh. Dan. Ve Tic. Ltd. Şti. , ... Dek. ...ve Müh. Hiz. San ve Tic. Ltd. Şti olduğu, davalılardan ... firmasının çekleri davacı emrine yazılmış halde davacı adresine gelip gasp ettikleri ve çekin arkasındaki tüm ciro ve kaşeleri kendilerinin doldurduğu, bu dava açılmadan önce İstanbul 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklı görünene ödenmemesi adına 16/12/2020 tarihinde ilgili mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, davalı vekilinin ise cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin tamamının ... Sağlık Tur. Ve Dan. Hiz. Tic. A. Ş. tarafından keşide edildiği, lehtarının davacı şirket olduğu, davalıya ciro yolu ile geçmiş olan iş bu çeklerin üçüncü hamilinin davalı şirket olduğu, her ne kadar davacı tarafından imza itirazında bulunulmuş ise de iyi niyetli hamil olan davalının çekleri kendinden önceki hamil olan ... ... Ltd. Şti. den aldığı, alınan bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya 20/06/2019 tarihinde düzenlediği 1.652,00 TL tutarlı faturanın 2019 yılında düzenlenmiş tek ve son fatura olduğu, davacının bu faturadan kaynaklı borcunu verdiği çekler ile ödemeye devam edildiği, 10/07/2019 tarihinde borcun bittiğini ve hesabın terse döndüğünü, borç bulunmamasına karşılık ödemelerin devam ettiği ve davacı alacağının 2019 yılı sonunda 606.453,12 TL ye ulaştığı, 20/09/2019 tarihinden sonra taraflar arasında fiilen gerçekleşmiş bir alışveriş veya ödeme kaydına rastlanılmadığı, davalıların inceleme gününde hazır bulunmadığı ve defterlerini sunmadığından dolayı, davalı tarafından düzenlenmiş herhangi bir faturanın bulunup bulunmadığının bilinmediği, bu nedenle sadece davacı kayıtlarının değerlendirilebildiği, doysa muhteviyatı evrak ve davacı kayıtlarından elde edilen bilgi ve belgelerden davacının ticari defter kayıtlarına dayalı olarak davalı ... ... Ltd. Şti.'ye herhangi bir borcu bulunmadığı hatta 606.453,12 TL alacaklı olduğu görülmüş olup, davalı ...'ın ticari defterlerinin yerinde incelenmesi ve dava konusu çekin ticari defter ve belgelerde ne şekilde kayıtlı olduğunun tespiti için aldırılan ek rapora göre ise, taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinde mutabakat bulunmadığı, davalı ... ... kayıtlarında bulunan tüm hareketlerin davacı ... Dizayn kayıtlarında da bulunduğu, davacı ... Dizaynın davalıya yaptığı ödemelerin davalı ... Ltd. Şti. Tarafından kayıtlara alınmadığı, bu yüzden davacı ... Dizayn kayıtlarında davacının 606.453,12 TL alacaklı görünmesine karşılık davalı ... ... kayıtlarında davalının davacıdan 1.375.839, TL alacaklı görüldüğü, davacının ödeme olarak gösterdiği 05/08/2019 vadeli 100.000 TL ve 26/08/2019 vadeli 100.000 TL tutarlı çeklerin 14/03/2019 tarihinde, 21/11/2019 vadeli 26.161,00 TL tutarlı çekin 10/07/2019 tarihinde, 10/12/2019 vadeli 50.000 TL tutarlı çekin davalı ... ... kayıtlarında bulunduğu, bunların dışında davacının ödeme olarak gösterdiği çeklerden hiçbirinin davalı kayıtlarında bulunmadığı belirtilmiştir.Dosyada bulunan protokolde davaya konu edilmiş olan çeklerin davacı emrine düzenleneceğinin yazılı olduğu, davalı ...'ın ticari defter ve kayıtlarında davalıdan borca karşılık alındığı iddia edilen çeklerin bulunmadığı, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/773 Esas sayılı dosyasında mukayase imzalar ile gerekli teknik ekipmanlar kullanılarak yapılan inceleme sonucunda düzenlenmiş olan 07/01/2022 tarihli rapora göre imzaların davacı şirket yetkilileri ...ve ...'e ait olmadıklarının tespit edildiği, buna göre davacının davalılara takip takibe konu edilen çekler dolayısı ile borçlu olmadığı, davalıların davacıdan hemen sonraki ciranta ve hamil olamaları nedeniyle çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığını bilebilecek durumda oldukları kanaatine varılarak, İstanbul 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu edilen çekler (... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 05/05/2020 50.000 TL bedelli, ... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10/05/2020 50.000 TL bedelli, ... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 15/05/2020 50.000 TL bedelli) dolayısıyla davacının davalıların borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davalı ... Saldan alınarak davacıya verilmesine talep edilen miktar olan 168.501,37 TL nin %20'si oranındaki tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. (Mahkememizin 29/11/2022 tarihli 6 nolu celsesinde kurulan hükmün 1 nolu ara kararında dava konusu çeklerin keşidecisi olarak sehven ... Sağlık Turizm ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olduğu belirtilmiş ise de 1 nolu ara kararda çeklerin keşideci firma ismi ... Sağlık Turizm ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olarak düzeltilmiştir.)" gerekçesi ile, ''1-Davanın Kabulü ile, İstanbul 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu edilen çekler (... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 05/05/2020 50.000 TL bedelli, ... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10/05/2020 50.000 TL bedelli, ... Kozyatağı şubesinden keşide edilen ... Seri numaralı keşidecisi ... Sağlık Turizm Ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş olan keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 15/05/2020 50.000 TL bedelli) dolayısıyla davacının davalıların borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davalı ... Saldan alınarak davacıya verilmesine,2-168.501,37 TL nin %20'si oranındaki tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılardan ... ....Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... ....Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde taraflarınca yapılan itirazlar ve talep ettikleri hususlara ilişkin inceleme yapılmaksızın ve bilirkişi raporu alınmaksızın davanın kabulü şeklinde hatalı karar tesis edildiğini, mahkemenin sadece davacı yanın önceden planlamış olduğu imza hususuna ilişkin inceleme yapmış olduğunu, dosyada mübrez sözleşme ve talepleri olan bilirkişi raporu alınmaksızın verilen kararın yasal dayanağının bulunmadığını, itirazlarına ilişkin olarak mahkemece bir inceleme yapılmadığını, sadece imzaya yönelik itirazlar ile davacı yanın asılsız beyanlarına istinaden karar verilmiş olduğu hususunun sabit olduğunu,Bilirkişi raporunun sadece ticari kayıtlar üzerinde yapıldığını, eser sözleşmelerinde alacağın tespitine ilişkin fatura şartının bulunmadığını, talepleri olan hususa ilişkin inceleme yapılmaksızın verilen ve hiçbir yasal dayanağı bulunmayan bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın yasal dayanağının bulunmadığını, eser sözleşmelerine ilişkin olarak alacağın ispatına ilişkin mutlak suretle fatura bulunması şeklinde bir uygulamanın bulunmadığını, alacağın tespitine ilişkin olarak eser üzerinde bir inceleme yapılması gerektiğini, itirazlarına rağmen mahkemece taleplerine uygun bir rapor alınmadığını ve eksik raporla verilen kararın tamamının hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesi dosyasında alınmış olan 24/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile;1.1. Şikâyete konu olayın 11.10.2019 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, aynı tarihte taraflar arasında düzenlenmiş bir sulh ve ibra protokolünün mevcut olduğu,1.2. Davacının resmi kayıtlarına göre davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığı, hatta alacaklı olduğu, davalı ... Kayıtları incelendiğinde cari hesapta mutabakat bulunmadığı, mutabakatsızlığın davalı ...’ın davacının banka ve çek ödemelerini kayıtlarına almamış olmasından kaynaklı olduğu,1.3. Davacı şirket tarafından fazla yapıldığı belirtilen ödemelerin izaha muhtaç olduğu, davacı şirketin yapılan ödemelerin yapılan işlere karşılık olduğu ancak ...’ın fatura düzenlemediği şeklinde açıklamada bulunmuş olduğu, 1.4. Dava konusu çeklerde ki davacı şirkete ait ciro imzasının davacı şirket yetkilisi ...’in eli ürünü olmadığının uzman bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğu, 1.5. Dava konusu çeklerin müvekkil şirketin ticari kayıtlarında bulunmadığı, 1.6. Davacı şirketin kayıtlarına göre ... şirketinden 606.453,12 TL alacaklı olduğu, ... şirketi kayıtlarında ise davacı şirketten 1.375.839 TL alacaklı olduğu, hususlarının tespit edildiğini,Davacı şirketin müvekkil şirketin henüz fatura kesmemiş olduğunu beyan ettiğini, davacı şirketin ticari kayıtlarda fazla ödeme yapmış olarak görünmesi hususunun da temelinde yapılmış ancak fatura edilmemiş işler olduğunu gösterdiği hususunun sabit olduğunu, davacı yanın dahi ikrarında olan hususa ilişkin olarak inceleme yapılmaksızın verilmiş tamamıyla hatalı kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, Davacı şirketin kendi kayıtlarında müvekkil şirkete yapıldığı belirtilen ödemelerin birçoğunun gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirkete yapılmayan ödemelerin davacı şirket tarafından kendi kayıtlarına alındığını, diğer taraftan davacı şirketin kendi beyanı itibariyle müvekkil şirket tarafından yapılan ancak fatura edilmeyen işler itibari ile talepleri olduğu üzere yapılan işlerin tespiti ile inceleme yapılması gerektiğini, ancak mahkemenin buna ilişkin hiçbir inceleme yapmaksızın müvekkil şirketin alacaklı olmadığı şeklinde karar tesis ettiğini, işbu kararın kabul edilemez olduğunu, Davacı şirket tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlarda müvekkil şirkete yapıldığı beyan edilen ödemelerin müvekkil şirket kayıtlarında bulunmadığını, davacı yanın temelinde var olmayan ödemeleri kayıtlarına almak sureti ile müvekkil şirkete ödeme yapmış gibi göstermiş olduğunu, davacı şirketin kendi beyanı itibari ile de sabit olduğu üzere müvekkil şirket tarafından yapılan ancak fatura kesilmemiş olan işler itibari ile müvekkil şirketin alacaklı olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığını,Müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin ... Sağlık Turz. ve Danış. Hizm. A.Ş.’ne ait “Barış Mahalllesi, İzmir Yolu Cad., No:... Nilüfer – Bursa” adresinde Tıp Merkezi İnşaat işlerin müvekkil şirket tarafından davacı şirketin alt taşeronu olarak yapılmasından kaynaklandığını, müvekkil şirketin alacaklı olduğu miktarın tespitinin faturalara ilişkin olarak değil, henüz fatura kesilmemiş olduğunun davacının da ikrarı olduğu hususu dikkate alınarak, mutlak suretle eser sözleşmesi kapsamında yapılan imalatın tespiti ile yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu Tıp Merkezi işine ilişkin olarak, elektrik, havalandırma, asansör, kamera sistemleri, PVC kaplama, duvar, sıva, alçı, boya, seramik, tesisat, yangın merdiveni, su deposu ve su arıtma sistemleri dahil olmak üzere tüm işlemleri yapmış ve teslim etmiş olduğunu, müvekkil şirketin ödemelerinin yapılmamasının mali olarak müvekkil şirketin borca batık duruma düşürülmesi itibariyle KDV yükü altına giremeyecek duruma gelen müekkil şirketin yapmış olduğu işlere ilişkin olarak fatura kesemediğini, müvekkil şirketin fatura kesmemiş olduğu hususunun davacı yanın da ikrarında olduğunu, alacağın tespitinin sadece ticari defterler üzerinden yapılamayacağını, Davacı şirket ile ... Sağlık Turz. ve Danış. Hizm. A.Ş.'nin birlikte hareket etmek sureti ile tüm işleri müvekkil şirkete yaptırdıklarını, bu şekilde müvekkil şirketi dolandırmak sureti ile alacaklarını ödemediklerini, sözleşme konusu tüm işler ve sözleşme dışı tüm işlerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, Estetik Tıp Merkezi faaliyete geçmiş olmasına rağmen müvekkil şirketin alacakları ödenmeyerek mali yönden çaresiz duruma düşürüldüğünü, müvekkil şirketin çalışanları tarafından Tıp Merkezi önünde ... A.Ş.’nin Şişli – İstanbul’da bulunan şirket merkezi önünde gösteriler yapılmaya başlandığını, bu huusların kayıtlar ile sabit olduğunu, müvekkil şirketin planlı bir şekilde mali yönden çok zor duruma düşürüldüğünü ve sonrasında müvekkil şirketin işçi alacaklarını ödemek zorunda olması, işçilerin yoğun baskısına dayanamayacak durumda olmasu değerlendirilmek sureti ile müvekkil şirkete çok cüzi miktarda ödeme yapılması karşılığında bilirkişi raporunda belirtilmekte olan 11.10.2019 tarihli sulh ve ibra protokolünün imzalanmasının sağlandığını, müvekkil şirketin alacağı olmadığını iddia eden davacı yanın müvekkil şirkete herhangi bir alacak talebinde bulunmayacağına ilişkin sulh ve ibra protokolü imzalatmış olması itibari ile müvekkil şirketin alacaklı bulunduğunun sabit olduğunu, 11/10/2019 tarihli Sulh ve İbra Protokolü kapsamında verilen çeklerin alacaklı olan müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkil şirketin çekleri çaldığı iddiasının yalan bir beyan olduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin çekleri aldığı ilk anda tıp merkezi inşaatında çalıştırmış olduğu kişilere olan borçlarına karşılık verdiğini, müvekkilin çekleri ticari kayıtlarına işlemeyi henüz fatura kesmediği üzere gerçekleştirmemiş olduğunu, bu durumun müvekkil şirket aleyhine değerlendirilemeyeceğini, davacı şirket yetkilisinin dolandırıcılık iradesi kapsamında çekleri ciro ederken başka bir imza atmış olması hususunun aleyhe yorumlanamayacağını, müvekkil şirketin alacaklı olduğu hususunun sabit olduğunu, davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, ... Mimarlık ve ... şirketlerinin yetkili ve temsilcisi olan ...’in asılsız beyanları ve müvekkil şirketin işçilerinin ödemelerini yapmak için paraya olan ihtiyacı çerçevesinde, temelinde davacı şirket ile ... arasında imzalanmış olan 11.10.2019 tarihli sulh ve ibra protokolünün, başka şartlarda ödeme yapılmayacağı gerekçesi ile müvekkil şirketinde imzalamasının sağlandığını, davacı şirket ile ... şirketinin birlikte hareket ettiğinin çok sonradan anlaşılabildiğini, icra takibi ve dava açılması halinde bunun yıllarca süreceği, ... şirketinin mali durumunun kötü olduğu ve batabileceği, bu durumda hiçbir ödeme alınamayacağı söylemleri ile müvekkil şirketin etki altına alındığını, özellikle işçi alacaklarının ödenememiş olması ve müvekkil şirket işçilerinin müvekkil şirkete yaptığı yoğun baskı kullanılarak 11.10.2019 tarihli sözleşmenin müvekkil şirket tarafından da imzalanmasının sağlandığını, Dava konusu çekin iş bu sözleşmede belirtilen çekler olduğunu, inşaatı yapan müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkil şirketin çekleri aldığı ilk anda inşaat işi nedeni ile borçlanmış olduğunu, müvekkil şirketin aynı inşaatta çalıştırmış olduğu kişilere vermiş olduğunu, müvekkil şirketin yapmış olduğu işlere ilişkin olarak henüz fatura kesmemiş olduğu üzere çekleri ticari kayıtlarına almadığını, Davacı şirket yetkilisinin dolandırıcılık hususunu planlamış olduğu üzere çekleri müvekkil şirkete verirken farklı imza attığını ve akabinde işbu dava ve benzeri davalar ikame etmeye başladığını, dava konusu çek ve 11.10.2019 tarihli protokolde belirtilen çeklerin müvekkil şirketin alacağının kat kat altında bir miktar olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu protokolü imzalamaya ve çekleri almaya mecbur bırakılmış olduğu gibi, üzerine bir de çeklere ilişkin olarak dahi müvekkilin alacaklı olmadığının iddia edilmesinin asla kabul edilemeyeceğini, Müvekkil şirketi mali olarak zor duruma düşürmek sureti ile planlı bir şekilde hareket eden davacı şirket ve ... ünvanlı şirkete keşide edilen ve Özalp Noterliği’nin 01.04.2020 tarih 779 yevmiye numaralı ihtarnamesi itibari ile tüm durumun sabit olduğunu, 11.10.2019 tarihli protokol ile bağlı olunmadığını ve müvekkil şirketin çok yüksek miktarda ki diğer alacaklarının ayrıca tahsili yoluna gidileceğinin ihtar edilmiş olduğunu, dava konusu çekin ve 11.10.2019 tarihli sulh ve ibra protokolünde bulunan diğer çeklerin tamamının müvekkil şirkete teslim edildiğini, söz konusu çeklerin müvekkil şirkete teslim edilmemiş olması halinde müvekkil şirketin 11.10.2019 tarihli sulh ve ibra protokolünü imzalamayacağı hususunun sabit olduğunu, Davacı yanın aynı sözleşme ve aynı ödeme yasağı kararı kapsamındaki bir kısım çeklere ilişkin olarak hiçbir şekilde dava ikame etmemiş olduğu hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına ilişin aynı ciro silsilesi ve davacı yanın aynı ciro imzası ile müvekkil şirkete geçen ve müvekkil şirket tarafından üçüncü şahıslara ciro edilen çeklere ilişkin olarak davacı şirket tarafından hiçbir şekilde istirdat davası ikame edilmemiş olması itibari ile davacı yanın huzurda ki davaya ilişkin beyanlarının da asılsız olduğu sonucunun ortaya serildiğini, müvekkil şirketin mezkur çekleri davacı şirketten ciro ile aldığını ve sonrasında oluşan borçlarına ilişkin olarak üçüncü şahıslara kullandırıldığını, işbu çeklerden 3 tanesinin çeklere ilişkin ödeme yasağı bulunduğunu, buna ilişkin olarak taraflarınca İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını ve bir kısım icra dosyalarına ilişkin çek bedellerinin çek keşidecisi şirketten tahsil edildiğini, Yine 11.10.2019 tarihli sulh ve ibra protokolüne konu ve aynı ciro silsilesine konu işbu 3 adet çekin ve icra takibine ilişkin olarak, davacı şirkete ait ciro imzasının yine aynı imza olduğunu, davacı şirketin işbu 3 çeke ilişkin olarak yine ödeme yasağı kararı aldırmış olduğunu, ancak davacı şirketin işbu 3 çeke ilişkin olarak hiçbir şekilde istirdat davası ikame etmediğini, davacı yanın aynı çeklere ilişkin olarak istirdat davası ikame etmeksizin sadece dava konusu çeklere ilişkin istirdat davası ikame etmesinin Türk Medeni Kanunu Dürüstlük Kuralı ve Çelişkili Davranma yasağına aykırı olduğunu, Dava konusu çekin yağma sureti ile elinden alındığını iddia eden ve huzurda ki davayı ikame eden davacının şirketin aynı sözleşmede bulunan 3 adet çeke ilişkin ikame edilmiş olan İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyalarına ilişkin olarak hiçbir dava ikame etmediğini, bunun tespitine ilişkin taleplerinin de yine mahkemece yerine getirilmediğini, Davacı yanın çalındığını iddia ettiği iş bu çeklerden sadece dava konusu çeke ilişkin olarak menfi tespit ve istirdat davası ikame etmesinin, diğer çeklere ilişkin olarak herhangi bir dava ikame etmemiş olması hususunun huzurdaki davadaki beyanların gerçek dışı olduğunu ve samimiyetsiz beyanlar olduğunu ortaya serdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespiti ile çekin istirdadı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı ... ....Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davaya konu İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, davalı ... tarafından borçlular ..., ... Dekorasyon, ... ... Yapı hakkında 3 adet çekten kaynaklı toplam: 168.501,37 TL. Alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, takibe konu çeklerde dava dışı ... şirketinin keşideci, davacı ... Dekorasyon Şirketinin leptar/ciranta olduğu, sonraki cirantaların ise sırasıyla davalırar ... ... ve ... olduğu anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde belirtilen İstanbul 6.İcra Hukuk mahkemesinin e ait 2020/773 Esas sayılı dosyası ile davacı vekili tarafından davalılardan ... hakkında;'' İstanbul 23 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından müvekkili şirket hakkında 3 adet çekle ilgili olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığını, takibe konu çeklerde ciranta olan ... ... ... Ltd. Şti şirketi davacı müvekkilinin taşeronu iken bu firma adına müvekkili adresine gelen ... ve ... isimli şahıslar müvekkili şirket yetkilisinin kadın olmasından da faydalanarak masanın üzerinde bulunan çekleri zorla alarak gasbettiklerini, konu ile ilgili olarak İstanbul CBS ve Anadolu CBS'de soruşturmaları mevcut olduğunu, Anadolu 12 ATM'nin 2020/164 E sayılı dosyasında ödemeden men yasağı kararı verildiğini, çek üzerinde bulunan imza ve kaşenin herhangi bir şekilde müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, '' iddiasıyla imzaya itiraz davası açıldığı, bu mahkemece grafolog bilirkişiden alınan raporda;'' inceleme konusu Çeklerin arka yüzünde birinci ciranta "... Dekorasyon Mim. Ve Müh. Hiz.San. Ve Dış. Tic. Ltd.Şti" adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların ...ve ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığının " belirtildiği, dairemizce uyap sisteminden yapılan sorgulama sonucu İstanbul 6.İcra Hukuk mahkemesinin yapılan yargılama sonucu 17/08/2023 tarih ve 2022/3441 Esas - 2023/1811 Karar sayılı kararı ile;"Davanın kabulü ile; İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin davacı borçlu yönünden İİK 170/3 maddesi gereğince durdurulmasına, '' karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 22 HD. Nin 17/08/2023 Tarih ve 2022/3441 Esas - 2023/1811 Karar sayılı kararı ile; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden kök rapor alındığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da inceletilerek ek rapor alındığı, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ile ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmemiştir.Somut olayda, dava konusu çeklerin lehtarı davacı ile dava konusu çeklerin keşidecisi dava dışı ... arasında imzalanan 11/10/2019 tarihli Sulh ve İbra Protokolü başlıklı protokolün ödeme şekli başlıklı 4. Maddesine göre dava konusu 05/05/2020 keşide tarihli 50.000 TL. Bedelli, 10/05/2020 keşide tarihli 50.000 TL. Bedelli, 15/05/2020 keşide tarihli 50.000 TL Bedelli çeklerin keşideci firma tarafından davacıya verildiği, davacı ile davalı ... ... Şirketi arasında imzalanan 11/10/2019 tarihli Sulh ve İbra Protokolü başlıklı protokol içeriğine göre dava konusu çeklerin davacı tarafından davalı şirkete verildiğine ilişkin bir açıklama olmadığı gibi bu yönde delilde ibraz edilmediği, davaya konu 3 adet çekin keşideci ... Firmasından alındığına dair davacı defterlerinde 20.10.2019 tarihinde kayıt olduğu halde, bu çeklerin davacı tarafından davalı şirkete verildiğine dair herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığı, davalı şirket tarafından dava konusu çeklerin 11.10.2019 tarihinde yapılan sulh ve ibra protokolü çerçevesinde davacı tarafça teslim edildiği ileri sürdüğü halde dava konusu çeklerin bu protokol uyarınca davalıya verildiğine ilişkin belge ibraz etmediği gibi dava konusu çeklerin davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde de kayıtlı olmadığı, dava konusu çeklerdeki davacı lehtar/ciranta adına atılan imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı da İstanbul 6.İcra Hukuk mahkemesinine ait 2020/773 Esas sayılı dosyasından alınan grafolog bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu tespitlere göre davaya konu çeklerin davacı tarafından cirolanarak davalı şirkete teslim edilmediği, ve davacının davalı şirkete borçlu olmadığına yönelik mahkeme tespitinin yerinde olduğu, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalılardan ... hakkında verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmediği ve kesinleştiğinden, davalı ... hakkında verilen karara ilişkin dairemizce değerlendirme yapılmamıştır.Sonuç olarak, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ....Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı şirket tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.510,32 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı şirket tarafından peşin olarak yatırılan 2.877,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.632,74 TL'nin davalı şirketden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı şirket üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.