T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER: 1-.... VEKİLİ…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER: 1-.... VEKİLİ : Av... 2-...... VEKİLLERİ : Av... Av... Av... 3-...... VEKİLİ : Av...Av... 4-...... VEKİLLERİ : Av...Av...Av... 5-...... VEKİLLERİ : Av...Av... 6-...... VEKİLİ : Av... 7-...... VEKİLİ : Av... DAVA : KONKORDATO İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 01/06/2025 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı şirket lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Davacı şirket kayıtlarında, davacı şirket temsilcisi ve ortağının davacı şirkete 26.739.380,41 TL. borcunun bulunmasına rağmen, davacı şirket temsilcisinin bu borcu kabul etmeyip belgelendirme zorluğu nedeniyle kendisinin şirket için yaptığı harcamalar karşılığında bu bedellerin alındığını ancak harcama belgesi temin edemediğini açıklaması, yine konkordato komiserinin raporunda açıklandığı üzere müdahillerden ......Şti'ye olan 20.905.463,19 TL.lik borcu kabul etmelerine rağmen davacı şirket defterlerindeki 4.305.000 TL.lik alacak kaydını muhasebe dışı işlemlere ve eksik kayda dayandırmaları, müdahillerden ......'dan davacı şirkete 2.500.000 TL.-3.000.000 TL. kaynak gelmesine rağmen 60.000.000 TL.lik ipotek tesis edilmesi ve iki taraf arasında yüksek miktarda borç ihtilafı meydana gelmesi, bir kısım işçilerin işten ayrılması, işçilerin Temmuz ve Ağustos ücretlerinin ödenememesi, nakit akım tablosunun (dönemsel gelir ve gider dalgalanmalarını en iyi kendileri bilmesi gerekirken) gerçeklikten uzak hazırlanması, davacı şirketin bizzat kendi ticari defterlerinde yer alan bir kısım borçların fiilen mevcut olmadığının ve daha sonra mutabakat yoluyla düzeltileceğinin açıklanması, davacı şirketin kendi sunduğu proje ve belgelere göre öngörülerinin çok büyük oranda gerçekleşmemiş olması, konkordato davalarının borçlunun menfaatleri yanında alacaklıların menfaatlerinin de gözetilmesi gereken bir dava olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin idaresi ve mali geleceği yönünden Mahkememizde olumlu kanaat ve güven uyanmamış, projenin uygulanabilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Aynı sebeplerle davacı tarafın, geçici mühletin uzatılması veya kesin mühlet verilmesi ve ayrıca yeni nakit akım tablosu için yeniden süre verilmesi talepleri de yerinde görülmemiştir. Davacı şirketin kendi kayıtlarına göre borca batık olmayıp, 3. kişi alacaklıların alacak beyanlarına göre borca batık olduğu anlaşılmış, davacı şirket borca batık kabul edilmese dahi, projenin uygulanabilir olmaması ve borçlunun malvarlığının korunmasının gerekmesi nedenleriyle, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddelerine istinaden davacının konkordato davasının reddi ile davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...... ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı ...... Şirketinin konkordato davasının reddine, Mahkememizin 17/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen geçici mühletin, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal kaldırılmasına, mahkememizin 17/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal kaldırılmasına, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...... ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı ...... Şirketinin iflasına, 10/09/2025 günü saat 12:55 itibariyle iflasının açılmasına dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borca batık olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürmek üzere belirli periyotlar halinde borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu, davanın ve konkordato taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket hakkında kurulan iflas kararının hukuka ve yasaya uygun olmadığını, imtiyazsız alacaklıların alacaklarına kavuşmasına hiçbir şekilde olanak olmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ...... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; konkordato komiseri tarafından hazırlanan 18/07/2025 ve 20/08/2025 tarihli raporların borçlu şirketin mali durumunu ve alacak borç ilişkilerini tam olarak yansıtmadığını, bazı alacak ve borç kalemlerinin yanlış veya eksik kaydedildiğini, gerçek durumun tespitine imkan verilmediğini, mahkemenin hükme esas aldığı komiser raporlarının yeterli ve güvenilir bir inceleme niteliğinde olmadığını ve denetime de elverişli olmadığını, mahkemenin konkordato talebinin uygulanabilirliğini değerlendirmede eksik inceleme yapıldığını, müflis şirketin borçlarını ödeme kapasitesi, alacaklılarla mutabakat süreçleri ve nakit akış tablolarının yeterince göz önüne alınmadığını, müvekkilin zararının artmaması, borçlu şirketin faaliyetlerine devam edebilecek ve cirosunu artırabilecek durumda olması, bu hususun gerçekleştiğinde alacaklarını tahsil edebilme ihtimalinin daha yüksek olması nedeniyle konkordato alacaklısı olarak iflas kararının kaldırılarak en azından konkordato talebinin iflas doğurmaksızın reddine karar verilmesini, hem alacaklıların menfaatine hem de hukuka uygun olacağını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 01/06/2025 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 17/06/2024 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği,Dosya Komiseri Abdulkadir Çetin in 18/07/2025 ve 20/08/2025 tarihli verdiği raporlarında “Davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olup, ortakların eşit hisseye sahip olduğu, davacı şirketin yöneticisinin ...... olduğu, davacı şirketin personel ödemelerini en son olarak davanın açıldığı Haziran ayında yaptığı, Temmuz ve Ağustos dönemi ücretlerinin ödenemediği, Temmuz ayı içerisinde ödenmesi gereken haberleşme giderlerinin ödenemediği, 5.853.777,07 TL. tutarındaki SGK ve vergi borçlarının ödenemediği , davacı şirketin defter kayıtları esas alındığında 34.394.588,57 TL. borç fazlası olup borca batık olmadığı halde, 3. kişi alacaklıların alacak beyanları esas alındığında davacı şirketin 44.910.391,92 TL. varlıklarından fazla borcu olup borca batık olduğu, geçici mühlet içerisinde 720.386,99 TL. net zarar meydana geldiği ve Haziran ayında öngörülen cironun %43,75 oranında, Temmuz ayında ise %3,43 oranında gerçekleştiği , davacı şirketin ticari defterlerine göre şirket ortak ve yöneticisi ......'den 26.739.380,41 TL. alacaklı olduğu, Müdahillerden ...... Ltd. Şti'ye olan 20.905.463,19 TL.lik borcu kabul etmelerine rağmen davacı şirket defterlerindeki 4.305.000 TL.lik alacak kaydını muhasebe dışı işlemlere ve eksik kayda dayandırmaları, müdahillerden ......'dan davacı şirkete 2.500.000 TL.-3.000.000 TL. kaynak gelmesine rağmen 60.000.000 TL.lik ipotek tesis edilmiş olduğunu ve iki taraf arasında yüksek miktarda borç ihtilafı meydana gelmiş olduğunu belirtmiştir.” Mahkemece: Bir kısım işçilerin işten ayrılması, işçilerin Temmuz ve Ağustos ücretlerinin ödenememesi, nakit akım tablosunun gerçeklikten uzak hazırlanması, davacı şirketin bizzat kendi ticari defterlerinde yer alan bir kısım borçların fiilen mevcut olmadığının ve daha sonra mutabakat yoluyla düzeltileceğinin açıklanması, davacı şirketin kendi sunduğu proje ve belgelere göre öngörülerinin çok büyük oranda gerçekleşmemiş olması, davacı şirketin idaresi ve mali geleceği yönünden Mahkemede olumlu kanaat ve güven uyanmamış, projenin uygulanabilir olmadığı sonucuna varılarak geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, kesin mühlete geçilmsenin alacaklıları daha da mağdur edeceği sonuç ve kanaatine varılarak” gerekçesi ile konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gereğince İİK'nın 292/1-b maddesi hükmü uyarınca davacıya verilen konkordato Geçici mühletinin kaldırılarak, 10/09/2025 tarihinde konkordato isteminin REDDİ ile Şirketin İFLASINA karar verildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 21/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 21/09/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yine İlam İİK'nın 306/son maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 288. maddesi uyarınca, Ticaret sicil gazetesinde 19/09/2025 ve Basın İlan Kurumu resmi ilân portalında 22/09/2025 tarihinde ilan edilmiştir. İstinaf eden Alacaklı ...... vekillince 01/10/2025 tarihinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Adı geçen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun da İİK'nın 308/a maddesi gereğince son ilandan itibaren İKİ HAFTALIK istinaf süresi içinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisi ......'in 10/09/2025 tarihli duruşmada beyanı alınmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazların esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve alacaklı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ve alacaklı ...... tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı ve alacaklı ...... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.30/12/2025 ... ... ... ... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.