İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu ile aralarında bulunan sözleşmeleri gereği taşımacılık üzere borçluya 14.05.2019 tarihinde göndermek üzere 14.05.2019 tarihli ... f…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1051 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2020/272 Esas - 2022/71 Karar DAVA: İtirazın İptali ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu ile aralarında bulunan sözleşmeleri gereği taşımacılık üzere borçluya 14.05.2019 tarihinde göndermek üzere 14.05.2019 tarihli ... fatura numaralı ve 21.105,00 TL tutarında olan gönderiyi teslim ettiğini, ancak borçlunun kendi sorumluluğu altında olan ilgili gönderi taşıma esnasında kaybedildiğini, alıcı tarafa teslim edilmediğini, daha sonra kendileri ile iletişime geçildiğinde zararın tazmin edileceği ve onay sürecinde olduğu belirtilerek müvekkili şirketin onay almak üzere bekleme sürecine girdiğini, ancak aradan geçen 6 aylık süreç sonrasında taşımacı şirketten herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını, uzun bir yazışma sürecinden sonuç alınamadığı, kendilerine Zeytinburnu 4.Noterliği aracılığı ile 25.11.2019 tarihli ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek ilgili kargonun fatura bedelinin tanziminin talep edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı (borçlu) dan olan alacağının tahsili için 10.12.2019 tarihinde Bakırköy 16.İcra dairesinde ... esas sayılı dosya ile takibe başlandığını, davalınında süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu beyanla taleplerinin kabulü ile; davalının (Borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının (Borçlunun) %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından ikame edilen işbu davanın, 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, ilgili gönderi tarihi dikkate alındığında davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olup yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, mezkûr taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmadığı, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığı, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin sorumluluğu kabul edilecek olsa dahi taşıyanın sorumluluğu ttk hükümleri uyarınca sınırlı olduğu, bu nedenle de gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkına uygun olarak hesaplanmasının dikkate alınması gerektiği, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığından ve söz konusu alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra takibine itiraz edildiğini, haksız şekilde başlatılan icra takibi ve bu dava nedeniyle davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla öncelikle huzurdaki dava bakımından usule yönelik zamanaşımı ve yetki itirazları incelenerek davanın usulden reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı hususu ile esasa ilişkin diğer itiraz ve beyanları dikkate alınarak davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 21.105,00-TL kayıp kargo bedeli ve 1.061,61-TL faizi olmak üzere toplam 22.166,61-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve harca esas değerin 21.105,00-TL olarak göseterildiği, mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi heyet raporunda davacı tarafın ticari kayıtlarının incelenmesi üzerine, icra takibine konu kayıp kargo bedeli için 14/05/2019 tarih ve ... seri sıra numaralı ... GSM / ... adına düzenlenmiş fatura kayıtlı olduğu,14/05/2019 tarih ve ... seri sıra numaralı fatura ile kargonun davalı taşıyıcı tarafından teslim alınma tarihinin aynı tarih olduğu, davalı tarafın taşınanın davacı tarafından iddia edilen faturaya konu ürünler olmadığı yönünde bir iddiasının da sözkonusu olmadığı, bu kapsamda davacı tarafın kayıp kargo kaydı düşülen gönderisinde, işbu 14.05.2019 tarihli ve ... numaralı faturaya konu ürünlerin yer aldığının kabulü ile değerlendirmeler yapıldığı, dava konusu ... kargo takip numaralı gönderinin davalı şirket kayıtlarında kayıp kargo olarak yer alması karşısında, davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, kargonun alıcısı dışında başkaca bir kişiye teslim edildiğine dair bir bilgi belge veya iddianın söz konusu olmadığı, bu nedenle kargonun akıbetine dair ileri bir tespit yapılamadığı, davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için gerekli şartların ispatına dair bir delil sunamadığı, bu nedenle sorumluluktan kurtulamayacağı, TTK 880/1 maddesi uyarınca, taşıyıcının 14/05/2019 tarih ve ... seri sıra numaralı ve 21.105,00 TL faturaya konu ürünlerin kaybına göre işbu 21.105,00 TL bedelden sorumluluğu tutulması mümkün olabileceğinin tespit edildiği, davalı tarafın ürünün neden teslim edilemediği hususunda makul bir açıklamada bulunamadığı, dolayısıyla davalının ağır kusurlu olduğunun ve zararın tamamından sorumlu olduğu, TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlü olacağı, malın gerçek değerinin TTK'nın 880/3. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, taşımaya konu emtianın alıcı firmaya satıldığı ticari kayıtlarla ispatlandığı yani, emtianın davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verilmiş olduğu bu durumda, fatura değerinin davacının zararı olarak kabulü gerektiği, alacağın likid olmadığı yani dava konusu alacağın yargılama gerektirdiği bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı, davalınında kötüniyet tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 21.105,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 21.105,00 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, mezkûr taşımada davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan sınırlı sorumluluk hesabının yasa ve usule aykırı olarak gözardı edildiğini, davalı şirketin tam kusurlu adledilmesinin kabul edilemez mahiyette olduğunu, somut olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, yerel mahkemece bu doğrultuda hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin tam tazminata hükmedilebilmesinin ancak taşıyanın ağır kusurunun veya hilesinin ispatlanması halinde mümkün olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun TTK hükümleri uyarınca sınırlandırıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeyip kaybedilmesi gerekçesi ile uğranılan maddi zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde bir hata yapılıp yapılmadığı noktasındadır.6102 sayılı TTK 'nın 855 .Maddesi " (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.(5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar. 873. maddesi:" (1) Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür." 875. Maddesi " (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. 886. Maddesi " (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." hükümleri düzenlenmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan irsaliyeli fatura ve ...(...) takip numaralı 1 adet 7 Kg yükün Mersin ilindeki alıcısına taşınmak üzere davalının Doğubank şubesine teslim edildiği, ancak yükün alıcısına teslim edilmediği ve kayıp olduğunun davalı tarafça beyan edildiği, davacının gönderiye ilişkin davalı ile e-mail yolu ile yazışmalar yaptığı, bilahare noter aracılığı ile ürün bedellerinin tazmininin istenildiği ve nihayetinde davalı hakkında Bakırköy 16 icra müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile "14.05.2019 tarihli 21,105,T TL tutarlı tazminat (menfi müspet zarar) borcun sebebi gösterilerek 21.105,00 TL asıl alacak ve 1.061,61 TL faiz olmak üzere 22.166,61 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunu itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu ... İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Taşıma yapan kargo şirketleri, emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan davacı gönderenin, gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir.Dosyada toplanan deliller ile davacının ... numaralı irsaliyeli fatura konusu ürünlerin davalı kargo firmasına teslim edildiği, ancak kargo şirketince alıcısına teslim edilmediği anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde değildir. Somut olayda davalı taşıyıcının davacıya ait koliyi alıcısına teslim etmediği, kayıp olduğunu bildirdiği ürünün nasıl kaybedildiğine dair herhangi bir açıklama dahi yapamadığı, bu haliyle pervasızca hareket ile teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, davalının sınırlı sorumluluğun korumasından yararlanamayacağı gibi zamanaşımı süresinin de 3 yıl olduğu, davacının faturası ile sabit olan ürün bedelini talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 360,70 TL harcın, alınması gerekli olan 1.441,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.080,98 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026