T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/385 KARAR NO : 2026/605 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/10/2020 ESAS…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/385 KARAR NO : 2026/605 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/819 E., 2020/537 K. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 25/03/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: taraflar arasında ruhsat ve yapı denetim işinin yapılması için 15/05/2008 tarihli sözleşme ile 22/05/2008 tarihli G-3 Blok Ek-2 protokol yapıldığını, yapı denetim ücretinin bir kısmının ödenmesinin yasaya aykırı olarak üstlenildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunun mahkemece tespit edildiğini, tarafından ödemesi gereken, %55'lik yapı denetim bedeline karşılık müvekkilinden toplam 113.341,25-TL'lik on adet senet alındığını, bu borcun geçersiz olduğunu, 11.334,18-TL bedelli 2 tane senedin ödendiğini, 22.668,00-TL ödeme yapıldığı bir senedin müvekkiline iade edildiğini ve kalan senedin halen davalının elinde olduğunu ve icra takibine konulduğunu belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini ve kötüniyetli takipten dolayı davalının %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: davacının geriye kalan 8 adet senet bedeline ilişkin ödeme yapmadığını, müvekkili şirket tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7564 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/610 Esas sayılı dosyasında; takibin iptali talepli açılan davanın reddine karar verildiğini, bahse konu ek protokol hükümlerinin davacı tarafça, kabul edildiğini, hizmet ifasına devam edildiğini ve kök sözleşmenin ferli niteliğinde olduğunu, ayrı bir sözleşme olarak nitelendirilemeyeceğini açıklayarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "....15/05/2008 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi ile 22/05/2008 tarihli protokol ve bu protokol kapsamında Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7564 sayılı takibine konu edilen bonolar düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin batıl olup olmadığı hususunda Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/374 esas sayılı davasında karar verilip verilmediği, bonoların teminat bonosu olup olmadığı, davacının bu senetler nedeniyle borçlu bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmış, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2014 tarih ve Esas no:2014/82, Karar no:2014/85 sayılı kararı ve dosyası incelendiğinde; davacı ile davalı arasında; 15/05/2008 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, 22/05/2008 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, 22/05/2008 tarihinde ek bir sözleşme daha imzalandığı, kabul edilen bedellerin %45'inin yapı sahibi tarafından, %55'inin ise yapı denetimi kuruluşu tarafından defaten ödeneceğinin belirtildiği, davacının edimlerini yerine getirmediği, hizmetin aksaması nedeniyle, davacının zarar görmesine neden olduğu; davalının ek sözleşmeye göre gereken hizmet bedelini ödemediği ileri sürerek, ıslah yolu ile de istemini 157.518,37-TL'ye artırarak, açılan bu davada, kısmen kabule ilişkin karar; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin Esas no:5116, Karar no:7048 sayılı ilamı ile Yapı Denetimi sözleşmesini yapı maliki veya malikinin yapmak zorunda olduğu, bu hususa aykırı sözleşmenin geçersiz olacağı, yapı sahibinin kim olduğu saptanarak karar verilmesi gerektiği belirterek bozulduğu, yapılan yargılama neticesinde yapı sahibinin davalı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 156.419,00-TL'nin temerrüt faizi ile tahsiline karar verildiği, kararın onandığı ve daha sonra karar düzeltme talebinin reddi ile kararın kesinleştiği, sunulan Bilirkişi Heyeti raporu da incelenmiş, 22/05/2008 tarihli davacı ve davalı arasındaki ek protokol 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun hükümlerine aykırı bulunduğu, geçersiz sayıldığı, buna göre takip konusu bonolar sözleşme kapsamında verilmiş olduğu değerlendirilmekle, davacının Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7564 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafı menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapıldığına ilişkin yasal koşulları oluşmadığı nedenle, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davalı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin reddine...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmenin batıl olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiği, ancak başka davada yapı sahibinin davalı olduğunun kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 156.419 TL'nın tahsiline karar verilerek davalının alacaklı kabul edildiği, davacının senetlerin hükümsüzlüğünü değil bedelsizliğini ileri sürdüğünü ve talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında borçlu bulunulmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 7.459,24 TL istinaf harcından peşin alınan 1.864,81 TL'nın mahsubu ile bakiye 5.594,43 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.25/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...