T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/340 KARAR NO : 2026/331 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/02/2019 KARAR TARİHİ : 16/02/2019 NUMARASI : 2019/113 Esas - 2019/240 Karar İNCELE…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/340 KARAR NO : 2026/331 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/02/2019 KARAR TARİHİ : 16/02/2019 NUMARASI : 2019/113 Esas - 2019/240 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/02/2019 KARAR TARİHİ : 20/10/2020 NUMARASI : 2020/270 Esas - 2020/429 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/02/2019 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 NUMARASI : 2025/485 Esas - 2025/349 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/02/2019 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/744 Esas - 2025/724 Karar DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... 4- ... - ... ... 5- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVACI : 6- ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... -... ... 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Alacak (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan) HÜKÜM : Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Kocaeli 5.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Kocaeli 7.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Vekil eden ile davalının Kocaeli 4. Noterliğinin 06/01/2012 tarihli ve 607 yevmiye sayılı sözleşme ile Adi Ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, tarafların daha sonra vergi dairesine giderek hem şahısları adına hem de adi ortaklık adına vergi mükellefi olduklarını, ''Emek İnşaat-Taahhüt,Nakliye ... Ortaklığı'' adı altında kaşe yaptırdıklarını, ve ''... mah. .... No:483 İzmit/Kocaeli''de bir işyeri açtıklarını, vekil edenin de dışarıda bulunmakta ve nakliye işi yapmakta olduğunu, işyerinde sürekli davalı bulunduğu için her türlü mal alımı ve satımı işini, para alış-veriş işini davalı ...'in yapmakta olduğunu ve davalı ... zaman zaman müvekkilini telefonla arayıp '' ortak bu gün ödememiz var, senin post makinasından para almamız lazım, bana telefonda şifresini verir misin?'' dediğini, müvekkilinin de hiç tereddüt etmeden ortaklığın mali açıdan sekteye uğramaması için gerekli şifreleri verdiğini beyan ederek, 2018 yılının sonuna gelindiğinde davalı ...'un şahsi borçlarından kaynaklı olduğu anlaşılan sorunlar çıkmaya başladığını, vekil edenin olayın ne olduğunu tam olarak anlamadan, borçların adi ortaklık borçları olduğunu zannederek aleyhinde yapılan icra takiplerinin kendisine ve ailesine fazla zarar vermesini önlemek için çevresinde bulunan kişilerden borç alarak icra dosyaları borçlarını ödediğini, müvekkilinin davalıyı karşısına alarak bu borçların kaynağını sormuş olmasına rağmen doğru ve inandırıcı cevap alamadığını, daha sonra icraya konu borçların kaynağını öğrenmek için icra dosyalarının fotokopilerini almış ve gördüğü manzara karşısında şaşkına döndüğünü, adi ortaklığa ait hiç bir çek bankadan çek karnesi almamış olmalarına rağmen icra takibine konu edilen Banka çeklerini görmüş ve bu çeklerin davalı ...'in şahsi çekleri olduğunu ancak adi ortaklığı da borç altına sokmak, daha doğrusu kendi borcu için ortağını da borç altına sokmak için kötü niyetli olarak adi ortaklık kaşesini basıp cirolayarak başkalarına vermiş olduğunu anladığını, davalının üçüncü kişilere mal kaçırma ihtimaline karşı davalının adına kayıtlı bulunan ... ili, ... ilçesi, ... mah. 4541 ada 1 nolu parselde kayıtlı taşınmazı üzerine ayrıca adına kayıtlı 41 ... 202 plaka sayılı aracı üzerine teminatsız tedbir koyulmasını, adi ortaklık borcu olmadığını halde müvekkili tarafından haksız bir şekilde yukarda icra dosyalarına ve alacaklı vekillerine ödenmek durumunda kalınan ayrıca her iki davalı baba-oğul olup müvekkilin post makinası hesabından haksız olarak çektikleri paralar ile birlikte 50.000-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca müvekilinin tek başına ödeme durumunda kaldığı adi ortaklık vergi borçları ve sigorta borçları ile adi ortaklık adına kayıtlı 41 ... 093 plaka sayılı araca ait vergi ödemeleri olarak 10.000-TL'nin davalıdan tahsilini, alacaklarına müvekkilin haksız bir şekilde yaptığı ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı; Adi ortaklık borcu olmadığından bahisle davalı tarafından haksız bir şekilde icra dosyalarına ve alacaklı vekillerine davacı tarafından tek başına ödenmek durumunda kalınan bedellerin istemine ilişkin olduğu, Alemdar Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda tarafların tacir oldukları ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden doğan borç olduğundan ticari olduğu anlaşılmakla; Türk Ticaret Kanunu'nun 4.ve 5. Maddesi gereği ticari davalarda tacirler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm yerinin Ticaret Mahkemesi olduğundan Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilerek mahkememizin görevsizliği sebebiyle hmk 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı; dosya kapsamından tarafların ticaret sicil kaydı bulunmadığı, davalı ...’un ... adi ortaklığının %50 ortağı olmasından dolayı mükellefiyet kaydının bulunduğu,diğer davalı ...’un mükellefiyet kaydı bulunmadığı, tarafların adi ortaklıkta "tacir" sıfatını taşımadıkları,şirket ortağı olmanın,tek başına tacir vasfını vermeyeceği, uyuşmazlığın, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak oldukları ticari işletmeye ilişkin oldukları,TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için,tarafların tacir olması koşulunun oluşmadığı, davanın TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 04/10/2019 tarihli 2018/2053 E 2019/1514 K sayılı ilamı)(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 04.10.2019 tarihli 2018/2053 E 2019/1514 K sayılı ilamı), Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verildiği,adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, somut olayda taraflar tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği ( Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 04.06.2020 tarihli 2020/1409 E,2020/1604 K sayılı ilamı) kanaatine varılarak, davanın görevsizlik nedeniyle HMK.’nun 114-(1)-e) ve 115-(2) maddeleri uyarınca usulden reddine dair Davanın hmk nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev yönünden usulen reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin kocaeli nöbetçi asliye hukuk mahkemesi olduğunun tespitine,... şeklinde görevsizlik kararı verilmiş, karar 27/11/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Kocaeli 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı; Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/12/2019 tarihli, 2019/113 Esas, 2019/240 Karar sayılı görevsizlik kararıyla dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/270 Esasına kaydedildiği ve Kocaeli 2. Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarihli, 2020/270 Esas, 2020/429 Karar sayılı kararıyla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, anılan kararın 3 nolu bendinde ''Mahkememiz ile Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan kararın İstinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde görev hususunun değerlendirilmesi için İstinaf ilgili hukuk dairesine gönderilmesine'' karar verildiği, ancak dosyanın yargı mercii tayini bakımından İstinaf ilgili hukuk dairesine gönderilmeden mahkememize gönderildiği anlaşılmakla merci tayini bakımından gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın Kocaeli 2. Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine dair dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı; Mahkememiz ile Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğunda 27/11/2025 tarihinde kesinleşmiş olan 2020/270 Esas 2020/429 Karar sayılı dosyanın görev hususunun değerlendirilmesi için İstinaf ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. III. İSTİNAF Yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosya Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilmiştir. IV. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, merci tayinine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, Türk Ticaret Kanunu V. DEĞERLENDİRME ve KARAR Dava, Alacak (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4/1 maddesinde her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (A) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarıyla çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut kanunda sayılan hallerden birine dahil olması gerekmektedir. TTK 11/1 md uyarınca ticari işletme ''Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlılığı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü'' işletme olup 12/1 md uyarınca da bir ticari işletmeyi kısmen dahi kendi adına işleten kişiye tacir denir. Somut olayda; dava adi ortaklıktan kaynaklanan alacak ilişkisine ilişkin olup, TTK 19 maddesinde, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak gerçek bir kişi olan tacir işlemi yaptığı anda, bunun ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum el verişli olmadığı taktirde borç adi sayılır. Taraflardan, yalnız birisi için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari sayılır. Dava konusu uyuşmazlığın adi ortaklıktan kaynaklandığını, ticaret sicil müdürlüğü ve maliyeden gelen kayıtlara göre tarafların bilanço esasına göre defter tuttukları ve yaptıkları faaliyet itibariyle tacir konumunda bulunduklarından; Bu nedenlerle;Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23.maddeleri gereğince Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, 2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.26/02/2026 * ... Başkan ... ¸e-imzalı ... Üye ... ¸e-imzalı ... Üye ... ¸e-imzalı ... Katip ... ¸e-imzalı