11. Hukuk Dairesi 2008/12558 E. , 2010/7244 K. MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/227-2008/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan …
**11. Hukuk Dairesi 2008/12558 E. , 2010/7244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/227-2008/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin donatanı olduğu ... adlı geminin Haifa (İsrail)-İskenderun arasında hurda metal taşıdığını, tahliye limanında 6 gün 11 saat demuraj oluştuğunu, 13.853.125 USD demuraj alacağının davalı-gönderilenden tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin alıcısı, dava dışı EMK şirketinin satıcı, dava dışı ... İnvestment Ltd’nin taşıtanı olduğu hurda metalin taşınmasını davacının üstlendiğini, taşıtanın yükleme ve boşaltma sürasterya ücretinin borçlusu olduğunu, müvekkili gönderilenin TTK’nun 1069 ncu madde koşulları gerçekleşmediğinden bu borcun sorumlusu olmadığını, TTK’nun 1111/2 nci maddesi uyarınca navlun hakkında taşıma sözleşmesine yapılan atfın kapsamına sürestarya hükümlerinin girmediğini, “navlun, çarter partiye göre ödenir” şeklinde konişmentoda yer alan atfın, sürestaryayı kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiş, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporuna göre, TTK’nun 1069 ncu maddesinde yer alan ilk koşul gerçekleşmiş ise de, ikinci koşulun gerçekleşmediği, konişmentoda yer alan navlunun charter party’de yer alan esaslar dairesinde ödeneceğine dair klozun yalnızca navlun ücretine ilişkin olduğu, sürestarya ücretini kapsamadığı, bu durumda davalı gönderilenin sürastarya ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, boşaltma limanında oluştuğu iddia edilen demuraj alacağının davalı-gönderilenden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas bilirkişi kurulu raporuna davacı vekili itirazında, konişmentonun arka yüzünde “Lien klozu” bulunduğunu, buna göre donatanın demuraj alacağı için de yük üzerinde hapis hakkı doğduğunu, buna bağlı olarak gönderilenin demuraj alacağının borçlusu olduğunun kabulü gerekeceğini, doktirinde de bu yorumun yapıldığını ileri sürmüş ve arka yüze ilişkin tercümeyi de ilk kez sunmuştur. Bunun üzerine davalı vekili arka yüze ilişkin daha önce bir delil tebliğ edilmediğini, davacı delilleri arasında da bulunmadığını, "Lien Klozunun" İngiliz Hukukunda uygulandığını, bu hukuka göre konişmentoda demuraj ücretine ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa ve çarter partide demurajın taşıtan tarafından karşılanacağı belirtiliyorsa Lien Klozunun uygulanamayacağını savunmuş, bu klozun Türk Hukukuna etkilerine ilişkin doktrindeki bazı görüşlere atıflarda bulunmuştur. Bu aşamadan sonra alınan ek raporda Lien Klozu ile ilgili bir görüşe yer verilmemiştir. Davacı vekili, ek rapora itirazında, bu kloz ile ilgili görüş içeren yeni bir bilirkişi raporu alınmasını istemiş ise de, mahkemece Lien Klozu ile ilgili ek ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi, gerekçede buna ilişkin bir değerlendirmede yapılmamış olup, bu yönden eksik incelemeye dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.