11. Hukuk Dairesi 2024/322 E. , 2024/6291 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/168 Esas, 2023/424 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak (gemi ve yük alacaklılığından kaynaklanan) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar veri…
**11. Hukuk Dairesi 2024/322 E. , 2024/6291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/168 Esas, 2023/424 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak (gemi ve yük alacaklılığından kaynaklanan) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 430 paket dört konteyner buzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı konşimento ile taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların fatura bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen navlun bedeli olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; konşimentoda mevcut İngiliz hukuku ve Londra Yüksek Mahkemesinin yetki şartı sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini acenteye dava açılmasının mümkün olmadığını, emtianın satış şeklinin CİF Libreville limanı olduğunu, ETTK md 1143 uyarınca CİF satışlarda yüklerin gemiye yüklendiği andan itibaren nefi ve hasarın alıcıya ait olduğunu, bu sebeple yüklerin gemiye yüklenmiş olmakla artık tüm risk ve hakların Gabon'da bulunan Dıallo Thıerno Oumar isimli firmaya ait olduğunu, davalının yüklere Gabon gümrüğünde el konmasında bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2014/818 E, 2014/296 sayılı kararı ile pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 11 HD'sinin 08.12.2015 tarihli 2014/19011 E. 2015/13156 K. sayılı kararı ile; davacının HMK 124 kapsamındaki Maersk Denizcilik A.Ş. yerine A.P. Moller /Maersk A/S/Y ye izafeten Maersk Denizcilik A.Ş.'nin davalı olması gerektiğine dair taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir olduğundan mahkemenin kararının bozulmasına karar verildiği. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 1174/1 ve 2 uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almaması durumunda taşıyanın eşyayı tevdi etmesi ve durumdan taşıtanı haberdar etmesi gereklidir. 6102 sayılı Kanun'un 1178/3 (b) uyarınca taşıyanın eşya üzerindeki hakimiyeti ve sorumluluğu tevdi halinde sona erecektir. Dosya kapsamından eşyanın gönderilenin teslim almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın zayi olmasının sebebi eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken taşıyanın bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının dahil olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı taşıtanın eşyanın konteyner içinde muhafazasına ... göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini konişmento nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin kusuru ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı zıyaı arasındaki uygun nedensellik bağının bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda navlun muaccel olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyanın varma limanına taşınmış olması şartıyla zayi olmasının navlun bakımından bir etkisi bulunmadığı, eşyanın teslim edilmemiş olması dolayısıyla davacının navlunun iade edilmesine ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1 Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu bilgisi davalı tarafından müvekkil şirkete e-mail yolu ile bildirildiğini, ancak davalı yan tarafından mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu hususuna ilişkin herhangi bir delil ileri sürülmediği taşınan emtianın akıbeti belirsiz olduğunu, davalı, taşıma işi için makul süre geçtikten sonra, müvekkili şirketi oyalamış, uzun süre taşınan emtianın akıbeti konusunda bilgi vermemiş ve en sonunda emtiaya Gabon Limanında el konulduğunu bildirdiğini, müvekkili şirket 7 ay gibi uzun bir süre mallarının akıbeti hususunda bir bilgiye ulaşamadığını, dava konusu taşıma işinde eşya davalının hakimiyetinde kabul edilmelidir. Zira taşıyan veya acentesi; eşyanın hak sahibine teslim edildiğini veya resmi makamlar tarafından haklı bir sebeple ellerinden alınarak millileştirildiğini veyahut eşyanın akıbeti hakkında aksine bir ispat faaliyetine girişmiş değildir. Davalı malların zayi olmasına sebebiyet veren eylemin yüklemeden önce veya boşaltmadan sonra meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Taşıyanın veya adamlarının eşyanın zıya uğramasında kusuru değil kusursuzluğu davalı tarafından ispat edilmelidir. Eşyaya gümrük tarafından el konulmasına yönelik iddiasında davalı taşıyanın dikkat ve özen yükümlülüğü söz konusu olmakla beraber gümrük tarafından gerçekleştirilen ilgili ''el koyma'' fiiline ilişkin herhangi bir belgeyi sunamadığı açık olup bu değerlendirme neticesinde taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ... sonucunda taşıyanın navlun hakkı ortadan kalkmıştır ve navlunun iadesi gerekirdi. Mahkeme; bilirkişi raporlarının arasındaki çelişkiyi gidermemiş, 23.06.2023 tarihli hatalı bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarınımızı göz ardı etmiştir. 2.Katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkeme kararı gerekçesinde hata olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 5/8 inci sayfası son paragrafında ''... somut olayda davacının ticari defter incelemesi ile taşımaya ve davaya konu mal bedelini tahsil etmediği anlaşılmakla davacının hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.'' denildiğini, oysa İlk Derece Mahkemesi, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazdığı 16.06.2021 tarihli müzekkere ile davacı ticari defterlerinin incelenmesini talimat etmiş, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtarlı tebligatına rağmen davacı taraf tetkikatın yapılacağı 17.09.2021 günü defterlerini 2021/116 Talimat sayılı dosyaya sunmadığını, dolayısıyla satış bedelini tahsil etmediğini ispat edemediğini, işbu davayı açmakta hukuki menfaatini de ispatlamadığını davanın bu nedenle de reddi gerektiğini kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, dava konusu emtianını alıcısna teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise sorumluluğun hangi tarafta olduğu, emtianın davacıya iadesinin mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 61, 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1174,1175,1197,1198 ve 1199 ncu maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.