11. Hukuk Dairesi 2013/1170 E. , 2013/19110 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2012/172-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1170 E. , 2013/19110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2012/172-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı yanın ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %43’er hisse ile ve münferit imza yetkisine sahip ortağı olduklarını, bu aile şirketinin, müvekkili ve davalının müşterek malik olduğu, iki arazi üzerine villa yapımı işini üstlendiğini, 06.04.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerinin kendi paylarına düşen miktardaki villaları aldıklarını, ancak müvekkiline hiçbir villanın verilmediğini, öte yandan şirkete müteahhit sıfatıyla düşen taşınmazların satışlardan elde edilen gelirin şirket kayıtlarına yansımadığını ve rayiçler karşısında düşük kaldığını, müvekkili adına hiçbir bağımsız bölüm imal olunmadığını, arazi parçalarının usulsüz vekaletlerle satıldığını bu arada davalının müvekkilinin imza yetkilerini kaldırmaya ve şirket mallarını bir başka firmaya muvazaalı olarak satmaya çalıştığını, şirket üzerindeki villaların çok ucuza satılmış gibi kayıtlandırıldığını, davalının kendisine menfaat sağlar kusurlu davranışları nedeni ile TTK’nın 309. ve 336. maddesi hükmü uyarınca sorumlu olup gerek şirkete ve gerekse müvekkiline karşı tazminat borcu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şirket için 50.000.00 TL maddi ve müvekkili için de 100.000.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.