T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/840 - Karar No:2026/291 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/840 KARAR NO : 2026/291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2022/200 E-2024/198 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/840 - Karar No:2026/291 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/840 KARAR NO : 2026/291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2022/200 E-2024/198 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkil Şirketin Romanya'da bulunan ... inş ve Tic.A.Ş Ankara ... şubesi ile davalı arasında 19.01.2017 tarihinde makine alım satım konulu sözleşmenin akdedilmiş olduğunu, sözleşme gereğince; davalı şirketin sözleşme konusu makinenin müvekkil şirkete teslimini ve montajını taahhüt ettiğini, bunun karşılığı olarak 1.112.500,00 Euro’nun davalıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin "Payment Conditions” maddesi uyarınca 1.062.500,00 Euro'nun; 750.000,00 Euro ve 312.500,00 Euro olarak iki parça halinde davalıya ödendiğini, geri kalan 50.000,00 Euro için davalı şirkete teminat mektubu verildiğini, bu paranın makinenin montajı ve montaj sonrasında davalı şirket tarafından verilecek olan saha eğitiminin tamamlanmasını takiben müvekkil şirket tarafından davalıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra makinenin ihtiyaç kalmaması üzerine satıldığını, bu sebeple makinenin montajı ve davalı tarafça verilmesi gereken montaj sonrası saha eğitimlerinın fiili olarak gerçekleştirilemediğini, bu hizmete tekabül eden kısmın müvekkil şirkete iadesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, 18.09.2017 tarihinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeni ile davalı şirket hakkında Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/19493 sayılı dosyası ile 50.000,00 Euro’nun 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkil şirket ile ... İnş. ve Tic. A.Ş. Ankara ... arasında ... marka Asfalt Plenti makinesinin 1.112.500,00 Euro bedelle satılması noktasında 19.01.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, alıcı şirket tarafından toplam 1.112.500,00 Euro'nun 750.000,00-Euro'luk kısmı sorunsuz bir şekilde ödendiğini , kalan 362.500,00-Euro'luk kısım için ise alıcı şirket tarafından müvekkil şirket lehine 22.02.2017 tarihli Akreditif açılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu eşyanın alıcı şirkete teslim edilmiş ve alıcı şirket tarafından akreditif açılan 362.500,00-Euro'nun tamamının müvekkil şirkete ödendiğini, bu süreçte, müvekkil şirket tarafından alıcı şirket ile irtibata geçilerek, montaj ve montaj sonrası eğitimin ne zaman yapılacağı noktasında teyit alınmaya çalışılmışsa da, daha sonrasında davacının sözleşmeye konu makineyi sattıklarını, montaj ve montaj sonrası eğitime ihtiyaçları kalmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin, bu hizmeti kendisinden makine alan firmalara ücretsiz olarak verdiğini, konuya ilişkin piyasa teamülünün de bu şekilde olduğunu, sözleşmenin (E) maddesi uyarınca, bu işler için müvekkil şirketin göndereceği personellerin tüm yol ve konaklama masraflarının müşteri tarafından karşılanmak zorunda olduğu dikkate alındığında, müvekkil şirkete çok fazla bir maliyette getirmediğini, 19.01.2017 tarihli sözleşmeden de görüleceği üzere, sözleşmeye konu makinenin satımı için 1.112.500,00 Euro fiyat belirlenmiş olduğunu, iddia edildiği gibi makinenin montajı ve montaj sonrası eğitimi için ayrıca bir ücret belirlenmemiş olduğunu, 20/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; cevap dilekçesini montaj ve eğitim giderlerine ilişkin eksik iş bulunduğu ve bunun bedelinin belirlenerek tahsili gerektiği kaanatine varılması haline belirlenecek eksik iş bedelinden montaj ve eğitime ilişkin davalı tarafından yapılacak masraf ve giderler ile davalı kârının Türk Borçlar Kanunu gereğince takas/ mahsubunu talep ettiği şeklinde ıslah ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 19.11.2019 tarih ve 2018/403 Esas- 2019/1056 Karar sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 22.02.2022 tarih ve 2020/329 Esas- 2022/196 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında iş bedeli olarak belirlenen miktarın montaj ve saha eğitimi işine ait olan bölümünün ortalama olarak 16.946,06 TL olabileceğinin bildirilmesi, davalı vekilinin 20/12/2022 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini eksik iş bedelinden montaj ve eğitime ilişkin davalı tarafından yapılacak masraf ve giderler ile davalının karının Türk Borçlar Kanunu gereğince takas/ mahsubunu talep ettiği şeklinde ıslah etmesi, kaldırma kararında belirtildiği üzere dava konusu makinenin montajının yapılmaması davacıdan kaynaklanmadığından sözleşmenin gereği gibi ifa edilmesi durumunda doğacak olan alacağından davalının bilirkişi kurulu raporları ile belirlenen tutarın mahsup edilmesi nedenleri ile davanın reddine, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını gösterir delil bulunmaması nedeniyile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirketin Romanya'da bulunan ... Tic. İnş. A.Ş. ... Şubesi ile davalı şirket arasında 19.01.2017 tarihli makina alım satım konulu sözleşme akdedilmiş olup, sözleşme gereğince davalının sözleşme konusu makinenin müvekkili şirkete teslimini ve montajını taahhüt ettiğini, bunun karşılığı olarak 1.112.500 Euro'nun davalıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin "payment conditions" maddesi uyarınca sözleşme bedelinin 1.062,500 Euro'luk kısmının 750.000 Euro ve 312.500 Euro şeklinde iki parça halinde davalıya ödendiğini, geri kalan 50.000 Euro'nun ise davalı şirket tarafından gerçekleştirilecek montaj ve montaj sonrası eğitimin tamamlanmasını takiben ödeneceğini, montaj ve eğitim bedeline yönelik olarak müvekkili firma tarafından davalı şirkete 50.000,00 Euro tutarında teminat tutarı verildiğini, müvekkilinin söz konusu makineyi dava dışı Ulusal Romanya Karayolları Şirketi ile imzalan sözleşme uyarınca ifa edilecek iş için almış olup, ilgili sözleşmenin Ulusal Romanya Karayolları Şirketi'nden kaynaklanan nedenlerle feshi üzerine müvekkilinin, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin konusu olan makineyi satmak zorunda kaldığını, bu sebeple makinenin montajı ve davalı tarafça verilmesi gereken montaj sonrası saha eğitimlerinin gerçekleştirilemediğini ancak davalı şirket tarafından montaj ve eğitim tutarı olarak verilmiş bulunan teminat tutarının nakde çevrilerek haksız ve hakkaniyete aykırı olarak tahsil edildiğini, davalının montaj işini iki kez müvekkili şirketin taleplerine rağmen ertelediğini, ifa gerçekleştirilemediğini, sözleşmenin henüz ifa edilmeyen kısmı ile ilgili meydana gelen ifa imkansızlığı karşısında müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından Ankara 9. Noterliği'nin 18.09.2017 tarih ve 12784 yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek ifa imkansızlığı nedeniyle montaj ve montaj sonrası eğitim yapılmadığının, dolayısıyla ödeme şartlarının oluşmadığının, bu hizmetlerin karşılığı olan 50.000,00 Euro'nun iadesinin talep edildiğini, cevabi ihtarname ile taleplerinin kabul edilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19493 sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip başlatıldığını ancak davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ve işbu itirazın iptali davasında montaj ve montaj sonrası eğitim hizmetinin kendisinden makine alan firmalara ücretsiz olarak verildiğini, gerçekleşen ödemenin sözleşme konusu makinenin bedeli olduğundan bahisle iade ile yükümlü olmadıklarını iddia ettiğini, davalının montaj ve montaj sonrası saha eğitiminin şirket tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşme ile sözleşme bedeline dahil olan kalemlerin belirtilmiş olup, montaj ve eğitim masraflarının da sözleşme bedeline dahil edildiğini, kaldı ki sözleşme ile kararlaştırılan ve montaj ve eğitim bedelinin karşılığı olan 50.000 Euro'nun montaj ve eğitimin gerçekleşmesini müteakiben ödeneceğinin akreditif metninde kararlaştırıldığını, dolayısıyla eğitimin ücretsiz olmadığını ve bu hizmet karşılığında ödenecek bedelinin sözleşme bedeline dahil edildiğini, anılan nedenlerle eğitimin davalı şirket tarafından ücretsiz karşılandığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin, davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme ve ödeme planına ilişkin akreditif metni doğrultusunda kendisine düşen edimleri yerine getirdiğini ve davalı şirket tarafından montaj ve montaj sonrası eğitimlerinin yerine getirileceğine güven duyarak teminat mektubunun verildiğini ancak sözleşmenin kurulması sırasında taraflarca öngörülemeyen, sonradan ortaya çıkan ve müvekkilinin kusuruna dayanmayan nedenden ötürü ifa imkansızlığı doğduğunu, müvekkili şirketçe bedelinin ödendiği hizmetin ifasının davalı şirket tarafından yerine getirilmesi olanağı kalmadığını, müvekkilinin sözleşmeye riayet etmesinin aleyhinde sonuç doğurmaması gerekmekte olup, aksinin kabulünün davalı şirketin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, Ankara BAM 27.HD'nin 2020/329 Esas- 2022/196 Karar sayılı kararına aykırı olarak Ankara 5. Ticaret Mahkemesince tüm taleplerin reddedildiğini ve hukuka, hakkaniyete aykırı karar verildiğini, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada sözleşme konusunu oluşturan multi fabrikal makinenin kurulumu ve işletim eğitimine yönelik olarak maliyet hesabına ilişkin bilirkişi raporu alındığını ve bu ölçekte bir makinenin kurulum ve işletim maliyetinin 50.000,00 Euro olarak belirlendiğini ancak mahkemece, sözleşmede eğitim masrafı/ montaj bedelinin makine bedeli haricinde ayrıca ve açıkça belirtilmemiş olduğunun, bu hizmetler için 50.000,00 Euro bedel kararlaştırıldığına ilişkin bir belirlemenin de olmadığının ve davalıya karşı yerine getirilmemiş bir edim olmamasına rağmen takas mahsubu gerekçesiyle davanın reddedildiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19493 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe borçlu tarafından gerçekleştirilen haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 19.11.2019 tarih ve 2018/403 Esas- 2019/1056 Karar sayılı ilamla davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce yapılan incelemede 22.02.2022 tarih ve 2020/329 Esas- 2022/196 Karar sayılı ilamla "Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarında, götürü bedelli eser sözleşmelerinde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli; ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanarak, kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle belirleneceği kabul edilmektedir. Somut olayda davacı tarafça, sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin müvekkili tarafından tamamen ödenmesi ancak davalı tarafından montaj ve montaj sonrası saha eğitimlerinin yapılmaması nedeniyle eksik olan iş nedeniyle fazla yapılan ödemenin iadesi talebinde bulunulmuştur. Sözleşmeye konu makinanın imâl edildiği ve teslim edildiği, montajının ise yapılmadığı gibi montaj sonrası verilmesi gereken saha eğitimlerinin de verilmediği, montajın ve saha eğitimlerinin götürü olarak kararlaştırılan iş bedeline dahil olduğu, bu iki kalem için iş bedelinin sözleşmede 50.000,00 Euro olarak kararlaştırılmadığı, sözleşmedeki iş bedelinden 50.000,00 Euro'nun bu iki kalem iş yapıldığında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda yapılmayan montaj ve saha eğitimleri nedeniyle eksik iş bulunduğu, bu durumda iş bedeli olarak belirlenen miktarın ne kadarlak bölümünün montaj ve saha eğitimi işine ait olduğunun fiziki oran kurularak belirlenmesi ve bu miktar yönünden eksik bırakılan kısım karşılığı olan fazla ödenen bedelin tespiti ile sözleşme konusu makinenin montajının yapılamamasının davalıdan değil, davacıdan kaynaklandığı ihtilafsız olduğundan ve davalı savunmasında makinenin montajı için hazır olduklarını ve bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep ettiğinden, davalının montaj ve eğitime ilişkin masraf ve giderler ile kârı yönünden mahsup itirazında bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek, dosyanın karara uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece alınan 27.01.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 1.112.500 Euro'luk sözleşme bedeline dahil edilen kurulum ve sahada eğitimin gerçekleşmediği, yapılamayan montaj ve saha eğitimleri hizmet bedelinin 50.000 Euro tutarında olabileceği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, alınan 18.07.2023 tarihli ek raporda ise, davalı tarafından 2017 yılında gerçekleşen iki montaj işi ile ilgili olarak düzenlenen şantiye formları ve teslim protokollerine göre asfalt plenti montaj, test ve çalıştırılarak teslim edilme maliyetlerinin incelendiği, her iki örnek montaj işinin ortalaması olan 16.946,06 TL'nin davalının asfalt plenti montaj test ve çalıştırılarak teslim edilme maliyeti olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, itiraz üzerine alınan 19.01.2024 tarihli 2.ek raporda ise, 1.ek rapordaki görüş ve kanaatinin değişmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki 19/01/2017 tarihli sözleşme gereğince, sözleşme ile kararlaştırılan makinenin imalatı, nakliyesi, kurulumu ve sahada eğitim yapılması hususlarının davalı taşerona ait olduğu, bu kapsamda tarafların da kabulünde olduğu üzere davacı tarafından davalıya 1.112.500 Euro bedelin ödendiği ve dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından kaynaklanan sebeplerle sözleşme gereğince mahallinde davalı tarafından yapılması gereken kurulum ve sahada eğitim kısımlarının ifa edilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, montaj ve eğitimin toplam bedel içerisinde 50.000 Euro olduğu belirtilerek, bu bedelin iadesi istemiyle icra takibi yapılmış ise de, Dairemizin yukarıda açıklanan kaldırma kararında da belirtildiği üzere toplam götürü sözleşme bedelinin ne miktarının kurulum ve sahada eğitime ilişkin olduğuna dair sözleşmede herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, imalat, nakliye kurulum ve sahada eğitim işlemlerini konu olan ancak her bir kalemin sözleşme içerisindeki oranı ve bedeli belli olmayan götürü bedelli sözleşmelerde, iş bedelinin belirlenmesi noktasında mahkemesince uzman bilirkişi aracılığı ile öncelikle imalat, nakliye, kurulum ve eğitim işlemlerinin tüm sözleşme bedeli içerisindeki oranının belirlenmesi (örneğin yukarıda belirtilen 4 adet kalemin tamamının yapılması 100 birim kalem kabul edilecek, her bir kalem kapsamı niteliği dikkate alınarak 100 birim içerisindeki oranının bulunması), tespit edilecek bu oranın toplam sözleşme bedeline oranlanmak suretiyle davacıdan kaynaklanan nedenlerle yapılamadığı anlaşılan montaj ve eğitime ilişkin bedelin tespiti noktasında rapor alınması ve dosya kapsamına uygun olarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporları belirtilen ilkelere uygun olmadığı gibi, mahkemece bilirkişi kök ve ek bilirkişi raporları alınmasına rağmen neden itibar edilmediği de belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2024 tarih ve 2022/200 Esas- 2024/198 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır