Hukuk Genel Kurulu 2013/1139 E. , 2015/995 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2012 NUMARASI : 2012/450 E-2012/678 K. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasının yapılan yargılaması sonucunda; Kadıköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.12.2012 gün ve 2012/450 E.-2012/678 K. Sayılı kararın davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davac…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/1139 E. , 2015/995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2012 NUMARASI : 2012/450 E-2012/678 K. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasının yapılan yargılaması sonucunda; Kadıköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.12.2012 gün ve 2012/450 E.-2012/678 K. Sayılı kararın davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı vekilleri Av.İ. B. ve Av.H. P. ile davalı vekili Av.M. A. ile ihbar olunan T.. F.. vekilleri Av.Z. Ö. ve Av.C. K.’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okundu ve gereği düşünüldü: KARAR Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı şirketin, Beyoğlu 20. Noterliği’nin 24.06.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2425 parsel numaralı taşınmazın 65515/285149 payının yarısını müvekkiline satmayı vaat etiğini, taşınmazın tescili talep edilmesi rağmen yerine getirilmediğini, satış vaadi sözleşmesinin 22.12.1999 tarihinde tapuya şerh verildiğini, ancak 5 yıllık sürenin dolduğunu belirterek, sözleşmeye konu payın müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-a maddesi gereğince TMSF'nin fon alacaklarının tahsili bakımından müvekkili şirkete el koyduğunu, sözleşme tarihinden bu yana 8 yıl geçtiğinden zamanaşımı süresinin dolduğunu, sözleşmenin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığını, sözleşme yapıldıktan çok uzun zaman sonra Balkaner Grubuna TMSF tarafından el konulmasını müteakip, davacı tarafından noterden ihtarname keşide edilip, akabinde bu davanın açıldığını, satış vaadinin davalı bakımından üçüncü kişilere karşı bir önlem niteliğinde tesis edildiğini, bu sebeple muvazaa ile batıl olduğunu ve satış vaadi karşılığı bir bedel de alınmadığını, sözleşmede yer alan bedelin de taşınmazın rayicinden noksan olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.