İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1902 KARAR NO:2026/349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:29/09/2022 NUMARASI:2020/815 Esas - 2022/565 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, davalı, davacı şirketten satın aldığı malların bedelini ödemediğini ve bu nedenle davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanmadığını, Davalı şirketin haksız ve kötü niyetli şekilde borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibi durdurulduğunu, yetkili İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini ancak davalı yine haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, iş bu nedenle borçlunun icra takibine itirazının iptali için dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Tarafların ticari kayıtları incelendiğinde davalı şirketin icra takibine kötü niyetli şekilde itiraz ettiğinin anlaşılacağını, İcra takibine yönelik itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket aleyhine Cumhuriyet Savcılığı nezdinde davalı tarafın yaptığı şikayetler çerçevesinde savcılık incelemesinin devam ettiğini, ... şirket konum ve yetkisini kullanarak davacı ... adına içerikleri ve açıklamaları farklı olan ve yapılan iş ile ilgisi ve alakası bulunmayan ürünler hakkında satın alma siparişleri oluşturduğunu, işle ilgisi kurulmayan faturalar düzenlediği, bu faturaların işle ilgisinin kurulamaması nedeniyle davalı şirkete şu an için tespit edilebilen 1.123.000,00 TL zarara uğrattığı konusunda şüpheleri olduğundan savcılık nezdinde şikâyet hakkı kullanıldığını, Davalının B.Savcılığa yapmış olduğu şikayetin sonucunun beklenmesi gerektiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı 2020/115230 Sor. Dosyasının ve kovuşturmanın bekletici mesele yapılmasına, Davacının genel ispat kurallarına göre faturalarına konu edilen ürünlerin kime ne zaman tespit ettiği konusundaki ispat yükünü yerine getirmesinin istenmesine,Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, %20den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Somut olayda davacı ve davalı arasında, satın alma ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının şirket çalışanın işlemlerinden şirketin sorumluluğunun bulunmadığına yönelik iddiası 3. Kişileri etkilemeyeceği, şirketin çalışanı ile sorunlarının şirket ve çalışanını iç ilişkide ilgilendireceği bu nedenle davalının savunmalarına itibar edilmemiştir. Tarafların ticari defterleri ve vergi dairesi kayıtları incelenmiş davalı tarafın 2019 yılına ait ticari defterlerinde 29.11.2019 tarihli alış faturası 39.686,65 TL, 17.10.2019 tarihli alış faturası 39.686,65 TL, 24.12.2019 tarihli alış faturası 56.791,45 TL, 02.12.2019 tarihli 57.157,32 TL, 20.11.2019 tarihli alış faturası 58.384,57 TL bedellerindeki topmal 251.706,64 TL faturaları defterlerine kaydettiği ve BA formları ile vergi dairesine bildirdiği, faturalara itiraz etmediği ve herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan 251.706,64 TL asıl alacağı ve işlemiş faiz yönünden yapılan hesaplama neticesinde 10.858,28 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 262.564,92 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının işlemiş faize ilişkin fazladan talepte bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkili şirkette çalışan kişiler ile para karşlığı anlaşarak verilmeyen hizmet/ürün karşılığı kazanç sağlamaya çalıştığı konusunda ciddi şüpheler bulunmasına rağmen savunmalarına itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaların içeriklerinde yazan ürünlerin müvekkili şirketle ilgisi bulunmamakta olup kime ne şekilde teslim edildiği de belli olmadığından davanın reddi gerektiğini, TBK m.74 uyarınca, hukuk hakimi ceza hakiminin beraat kararıyla da bağlı olmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, %20’den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava,ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir .İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş , karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 251.706,64 TL asıl alacak ve 12.270,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 263.977,44 TL alacağın tahsili istemiyle 31.08.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf ticari defterlerine göre davacı ve davalının 2019 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 251.706,64 TL alacaklı olduğu, davalının 2019 yılı Şubat Dönemi BA formunda davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu 5 adet KDV hariç 213.309 TL bedelli faturalar hakkında Maliyeye bildirimde bulunulduğu, bu faturaların davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır(Yargıtay 11. HD'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam).Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Somut olayda davalı, davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre davalının , faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair davacı lehine oluşan karinenin aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Ancak davalı tarafça, herhangi bir itirazı kayıt ileri sürülmeden kendi ticari defterlerine kaydettiği ve vergi dairesine BA formuyla bildirdiği malları teslim almadığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir delil sunulmamıştır.Diğer yandan davalı tarafça, ev bakım kategorisinde davalı şirkette yönetici olarak çalışan...'nun şirket konum ve yetkisini kullanarak davacı ... adına içerikleri ve açıklamaları farklı olan ve yapılan iş ile ilgisi ve alakası bulunmayan ürünler hakkında satın alma siparişleri oluşturduğu, bu hususta şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı beyan edilmiş olup, ilgili soruşturma dosyasının incelenmesinde, ... ile davacı şirket yetkilisi hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden başlatılan soruşturma kapsamında takipsizlik kararı verildiği, bu karara yapılan itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Davalının çalışanı ile davacının işbirliği nedeniyle davalı aleyhine gerçeğe aykırı faturalar düzenlendiğine yönelik davalı savunmasına ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı da gözetildiğinde teslim borcunu yerine getiren davacıya, satım bedelini ödediğini ispatlamakla yükümlü olan davalının, borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 5.381,00 TL harcın, alınması gerekli olan 17.934,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.553,58 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2026