T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/170 KARAR NO:2026/377 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ:01/10/2025 NUMARASI:2024/938 Esas - 2025/746 Karar DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas) KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/170 KARAR NO:2026/377 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ:01/10/2025 NUMARASI:2024/938 Esas - 2025/746 Karar DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas) KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının, 2023-2024 döneminde davalıya yapışkanlı bant satışı gerçekleştirdiğini ve toplam 9 adet fatura düzenlediğini, bu faturaların toplam bedelinin 402.667,62 TL olduğunu, ayrıca davalının 01.01.2024 itibarıyla 21.989,06 TL eski borcu bulunduğunu, 2024 yılı içerisinde davalı tarafından yalnızca 194.500 TL ödeme yapıldığını, bu durumda kalan bakiye borç 230.156,68 TL bakiye borcun kaldığını, davacının Beyoğlu .... Noterliği'nin 24.09.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesini isteiğini ancak bu talebe rağmen ödemenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasından haciz yolu ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, takibin türünün iflas yolu ile adi takibe çevrildiğini ve bu takibe de yeniden itiraz edildiğini, davalı tarafça süresinde herhangi bir fatura itirazının yapılmadığını, ürün teslimlerinin kabul edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini ve ödeme emrine haksız itirazda bulunulduğu beyan edilerek; davalı şirkete ait malvarlığına yönelik muhafaza tedbirleri uygulanmasını, davalı tarafın ödeme emrine yaptığı itirazın kaldırılmasını, davalı şirketin iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince''... depo emri de davalıya 28/07/2025 tarihinde tebliğ olmuş ancak ödeme yapılmamıştır. Uyap üzerinden icra dosyası da incelenmiş, takip dosyasına da bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.İflas talebi İİK unun 166.md yazılı usul ile yurt satında dağıtımı yapılan bir genel gazete ile (Basın İlan Kurumu’nda 06/08/2025 tarihinde) ve Ticaret Sicil Gazetesinde (12/08/2025 tarihinde) ilan edilmiş ve iflas talebine itiraz edenlerin ve müdahil olmak isteyenlerin ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize müracaatları istenmiştir. İlan tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize müdahil olmak isteyen herhangi bir müdahil talepli dilekçe dosya içine kaydedilmemiştir.Sonuç olarak, depo emri yerine getirilmemiş olmakla davalının iflasına karar vermek gerekmiştir." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin 01.10.2025 tarihli duruşmasına mazeret dilekçesi gönderildiğini, ne var ki mazeret taleplerinin değerlendirmeye dahi alınmadığını, dilekçelerinin sisteme geç kaydedildiğini bu yüzden gözden kaçma ihtimalinin de bulunduğunu, bu hususun bir bozma nedeni olduğunu, ayıplı mal iddialarının dinlenmediğini, malların ayıplı olmasının tespiti halinde davalının borçlu olduğu ve ödemesi gereken tutarın değişeceğini, iflas yolu ile yapılan takipte belirtilen tutardan farklı bir tutar olacağını, iflas davalarında re'sen araştırma ilkesinin hakim olduğunu, bu nedenle iflas davasına bakan heyetçe tüm hususların sonuçları da gözetilerek re'sen araştırılma yapılması gerektiğini, davaya konu borcun konusu oluşturan mallar hakkında bir ayıp iddiası mevcutken bu hususun araştırılmadan davaya devamla hüküm kurulmasının eksik inceleme ile verilmiş bir hüküm olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK'nin 154 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takip sonucu, borçlunun icra takibine itirazı nedeniyle açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasında; davacı tarafından, davalı aleyhine, davacı şirket tarafından davalı aleyhine düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak bakiye kalan toplam 230.156,68 TL alacağın tahsili istemiyle, önce örnek no 7 sonra ise (örnek no 11) iflas yoluyla takip başlatılmış, davalı vekilinin itirazı üzerine takip durmuştur.Somut olayda, iflaslı takibe ilişkin ödeme emrine karşı davalı tarafça 20/11/2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu ve istinafa konu edilen davanın 27/11/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen 12/06/2025 tarihli raporda özetle; davacı ve davalı şirketin tacir olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalının ise defterlerini ibraz etmediğini, davalı taraf satışı ve teslimi yapılan 572.656,68 TL tutarındaki faturaların hesabına borç ve avalı tarafından davacıya yapılan toplam 342.500,00 TL ödemenin davalının hesabına alacak kaydı yapıldığı, borç/alacak mahsubu sonucunda davacının 24/11/2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 230.156,68 TL alacağı bulunduğu, davacı defterlerinde kayıtlı olan faturaların davalının vergi dairesine bildirdiği BA formları ile uyumlu olduğunu, BA ve BS l formları ile teyit edildiği, 230.156,68 TL asıl alacak, 68.137,41 TL işlemiş faiz, 27.144,76 tahsil harcı (%9,10) , 1.639,18 TL başvuru harcı, 175,00 TL masraf, 47.727,05 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 374.980,09 TL olarak depo emri hesabı yapıldığı görüşünde bulunulmuştur.Mahkeme tarafından 08/07/2025 tarihli muhtırada bilirkişi raporunda yer alan alacak kalemleri belirtilerek toplam 374.980,09 TL nin 7 günlük kesin süre içinde ödenmesi aksi halde davalı şirket hakkında iflas kararı verileceği belirtilmiş ve iş bu muhtıra davalı vekiline 28/07/2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, İflas talebi ile ilgili ilanların yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne , davalı şirketin İK m. 158 uyarınca iflasına dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: -Ayıplı mal iddiasının dinlenmediği itirazı:Yargıtay HGK. 25/05/2016 tarih ve 2014/19-861 Esas, 2016/632 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nin 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, hükme esas alınan bilirkişi tespit raporu nazara alındığında, icra takibine faturaya konu malların ayıplı ifa edildiği hususuna ilişkin olarak davalı tarafça herhangi bir ihbar yapılmadığı ve davalının istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. -Hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği itirazı:İflas davası, İİK madde 158 uyarınca duruşmalı olarak ve basit yargılama usulüne uygun olarak yapılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 316-322 maddeleri arasında basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Ön inceleme ve tahkikat başlıklı 320/2.maddesinde; "Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.", Hüküm başlıklı 321.maddesinde; "Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez." hükmü yer almaktadır.Somut davada, davalı vekili 01/10/2025 tarihli celseye ilişkin olarak mazeret dilekçesi sunulduğu ancak mazeret hakkında bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edildiği ve iş bu nedenle mahkeme kararının kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.Uyap sisteminde yapılan incelemede davalı vekili tarafından 01/10/2025 saat 08:19 havale tarihli mazeret dilekçesi sunulduğu ve iş bu dilekçenin 13/10/2025 tarihinde Uyap sistemine kaydedildiği ve duruşmada iflasın 01/10/2025 günü saat 15.37 itibariyle açılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 27. Maddesinde, adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut, açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.Dosya kapsamından, davalı vekili Av. ... tarafından 01/10/2025 havale tarihli mazeret dilekçesinin aynı gün saat 15.10 da yapılacak duruşma için saat 08:19'da sunulduğu ancak mazeret dilekçesi değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı vekilinin mazeret dilekçesinde, yokluğunda yargılamaya devam edilebileceği yolunda herhangi bir beyanda bulunulmadığı gözetilerek, mazeretin kabulü ile yeni bir duruşma günü verilmesi ya da davalı vekilinin mazereti reddedilerek nihai karar verilmesi gerekirken, mazeretin değerlendirilmeden karar verilmesi HMK'nın 27. maddesine de aykırı olmuştur. 6100 sayılı HMK nun 355. Maddesi uyarınca inceleme:Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek depo kararı oluşturulmuş ise de, bilirkişi hesaplamasında tahsil harcı kalemi yönünden %9,10 oranı esas alınmıştır. Ancak İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin .... sayılı takip dosyasında haciz işlemi yapılmadığı anlaşılmakla Tahsil harcının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarife B-3'de yer alan "b) Hacizden sonra ve satıştan önce ödenen paralardan (Yüzde 9,10)" üzerinden değil "a) Ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan (Yüzde 4,55)" üzerinden hesap edilmesi gerekmekte olduğundan depo emrinde bu kalem yönünden fazla hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. İflas davasında depo kararı kamu düzeninden olup re'sen dikkate alınması gerektiğinden mahkemece hatalı depo kararı neticesinde iflas kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Aynı zamanda, İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında davacı sıfatıyla yer alması da eleştri konusu yapılmıştır. Açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmekle 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 ve 355 maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2025 tarihli ve 2024/938 Esas - 2025/746 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6, 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, davalı tarafından yatırılan 615,40 TL karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026