T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1571 KARAR NO : 2026/257 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2022 NUMARASI : 2020/317 Esas 2022/403 Karar DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/02/2026 Taraf-Davacı-Davalı vekilleri tara…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1571 KARAR NO : 2026/257 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2022 NUMARASI : 2020/317 Esas 2022/403 Karar DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/02/2026 Taraf-Davacı-Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ....Şti vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır ithalat ihracat işiyle iştigal eden bir firma olduğunu, müvekkili şirkete ait 500 kap 5.250 KG ceviz emtiasının Gemlik Türkiye'den Odessia Ukrayna ARKU2233173 numaralı konteynırla ... isimli gemi ile ARKGEM0000069556 numaralı konşimento ile taşındığını, davalı .... A.Ş e 22.04.2019 tarihinde malın alıcısının mal bedelini ödememesi nedeniyle konteynırı Türkiye ye geri getirmesinin istendiği, Türkiye Mersin Limanına konteynırın geri getirilerek ...Şti ne teslim edilmesinin istendiği, ancak davalının konteynırı Türkiye ye geri getirmediğini, bu sefer zararın artmasına engel olmak için konteynırı Ukraynada faaliyet gösteren ..."..." isimli alıcıya teslim edilmesinin istendiği fakat davalının bu talimatı da yerine getirmediğini, bu nedenle malın satılamadığını, bozulduğunu, müvekkilinin 02.07.2019 tarihinde konteynırın mahrece iadesini talep ettiğini, buna rağmen konteynırın Türkiye’ye getirmediğini, malın zayi olduğunu, TTK m. 1112 gereğince kaptanını eşyayı en iyi şekilde koruması gerektiğini, taşıyanın taşıtanın talimatına uymadığını, TTK m. 1232 gereğince yükletenin talimat verme hakkının bulunduğunu, nama yazılı bu konşimento gereğince yükletenin talimatına uymakla görevli olduğunu, TTK m. 1174 gereğince boşaltma hiç yapılmamışsa durumun taşıtana bildirilmesi gerektiğini, TBK m. 107 ve 109 gereğince yükün tevdi edilmesi taşıyan için bir yükümlülük olduğu, buna rağmen yükün ne satıldığını ne de başka bir yere tevdi edildiğini, bu yüzden TTK m. 1178 gereğince sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 6.000 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısının ceviz emtiasının konteynır içerisinde Türkiye/Gemlik limanında Ukrayna/Odessia Limanına taşındığını, konteynırın Mersin Limanına geri taşımasının istendiğini, geri taşıma yapılmayınca Ukrayna da başka bir limana teslim edilmesinin istendiğini, ancak cevizin bozulduğunu ve 6.000,00 USD zararlarının tazminini istediklerini iddia ettiklerini, alıcı.... ünvanlı firmaya düzenlenen faturadan bahsedildiğini, böyle bir firmanın olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, 03.07.2019 tarihli ... tarafından ...a gönderilen e-posta da ... isimli firmanın orijinal kaşesinin bulunmadığını, alıcı firmanın yerinde... isimli başka bir firmanın bulunduğunu, konşimentoda yükün alıcısının bu olduğunu, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğunu ispatlayamadığını, yine davaya konu taşımanın navlun faturasının davacıya değil ... Şti isimli üçüncü bir firmaya kesildiğini, husumetin kendisine navlun faturası kesen tarafa yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin fiili taşıyan olduğunu, akdi taşıyanın kendisi olmadığını, müvekkil şirket ile davacı arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığını, sözleşmenin nispiliği gereğince davacı akdi taşıyanı olan firmaya karşı başvurması gerektiğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davanın .... Şti’ne ihbar edilmesi istediklerini, Ukrayna menşeili yükün Ukrayna’dan Türkiye’ye taşındığını, Türkiye’den Ukrayna’ya taşınan Türk menşeili bir yük olmadığını, yani Türkiye’den Ukrayna’ya yüklenen yüklerin mahrece iadesinin söz konusu olmadığını, Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen fakat tekrar Ukrayna’ya gönderilen, Ukrayna’dan çekilmeyen yüklerin yeniden Türkiye’ye gönderilmesinin istendiğini, yükün Ukrayna menşeili olması nedeniyle Türkiye’ye mahrece iade yapılmadığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının istenen evrakları sağlamadığını ve yükün Türkiye’ye iadesi için gereken izinleri alamadığını, davanın reddinin gerektiğini, yükün gönderileni eşyayı çekmeyi reddettiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararın taşıyana yıkmaya çalışıldığını, davanın bu haliyle dayanaksız olup reddedilmesi gerektiğini, davacının taşıma tamamlandıktan sonra varış ihbarını yapmadığını, TTK m. 1145 e göre davacı yükletenin eşya hakkında tam ve doğru bilgi vermediğini, Ukrayna menşeili olan emtiayı sanki Türkiye menşeiliymiş gibi mahrece iade yapılmasını istediğini, TTK m. 65 gereğince davacının Türkiye Ukrayna taşımasına ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, davacının malın Ukrayna Limanına götürüldükten sonra sanki yeni bir sözleşme yapmış ve müvekkilinin taşımayı yerine getirmemiş gibi beyanda bulunduğunu, oysa ki davacının yeni bir taşıma için müvekkile anlaşma yapmadığını, davacının yükün imhasını kabul ettiğini ve imha masraflarını ödediğini belirterek davanın aktif/pasif, husumet ve esas yönünden reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; taşıma sözleşmesine istinaden taşıtanın taşıma konusu emtianın usulüne uygun teslim edilmemesi ve taşıtan/yükletenin talimatlarının taşıyan tarafından yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Davalının aktif husumet yönünden yapılan itirazının değerlendirilmesiyle; ... isimli firmaya düzenlenmiş bir fatura bulunmadığı, ... isimli firmanın alıcı olduğunu, davacının dayanmış olduğu faturayla aktif dava ehliyetine sahip olmadığını belirtmiş olup, bu konuda davacı tarafın aktif sıfatının bulunup bulunmadığı incelenmiş, konşimento da taşıyanın davalı, taşıtanın ise davacı ....Şti olduğu, yine gönderilenin ... olduğu, TTK m. 1228/1f hükmü uyarınca taraflar arasında navlun sözleşmesi yapıldığından davacının aktif taraf sıfatının bulunduğu ve husumet yönünden hukuka bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalının pasif husumet yönünden yapılan itirazının değerlendirilmesiyle; müvekkilinin fiili taşıyan olup, akdi taşıyan olmadığını, .... Şti isimli dava dışı üçüncü kişiye fatura kesildiğini, husumetin bu şirkete yönetilmesini belirtmiş ise de TTK m. 1191 gereğince fiili taşıyan hakkında da dava açılabileceğinden bu yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının talebi üzerine dava ....Şti ne ihbar edilmiştir. İhbar olunan .... Şti Vekili 29.12.2020 tarihli ihbara cevap dilekçesinde; davacı tarafından ...0000069556 numaralı konşimento ile Gemlik / Türkiye’den Odesa / Ukranya’ya taşıyan emtiaların Odesa / Ukranya’da bekletilmesi nedeniyle zarar meydana geldiği, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı, müvekkilinin navlun faturasıyla herhangi bir alacak tahsil etmediği, taşımanın ....A.Ş. tarafından yerine getirildiği, taşıma işlerinin .... Şti. tarafından organize edildiği, .... Şti.’nin akdi taşıyan olduğu, davanın HMK 61/2 gereğince ...Şti.’ne ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını ve aynı zamanda hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler, Kaptan Bilirkişi ..., Gıda Mühendisi ... Ve Teknik Bilirkişi... ...vasıtasıyla yapılan inceleme ile alınan 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalının taşıyan davacının taşıtan alıcının ve ihbar tarafların ise dava dışı ... olan ilişkide dava konusu 500 kap 5.250 kg ceviz emtiasının Odessa Ukraynaya ARKU2233173 NOLU konteynerle ... isimli gemi ile ... *********** nolu konşimento ile taşınması sırasında yükün 03.03.2019 tarihinde Odessa/Ukraynaya vardığı, .... isimli firmanın ürünü çekmeyi reddettiği iş ceviz kalitesinin düşük olduğundan konteynerin kabul edilmediğini, ceviz içinin alıcı firma tarafından 02.07.2019 tarihinde kabul edilmediği, 4,5 AY konteynerda bekletildiği ve bozulmaya yol açtığı yük alıcısının yükü çekmeye reddettiğinden kargonun İskenderun limanına gönderileceğinin ....yetkilisi ...e bildirildiği, bu tarihten sonra yapılan yazışmalara göre Ukrayna yetkililerinin talep ettiği belgelerin hazırlanmaması nedeniyle gecikmeler yaşandığı, yükün Menşei ile gönderici firmanın farklı şirketler olmasının bu gecikmeye sebebiyet verdiği, ...Acentesinden ürünün varışına çekilmediğine dair davacı firmaya uyarılar yapıldığı Nisan ve Mart ayındaki e posta kayıtlarının Temmuz ayına kadar e posta yazışmaların durduğu, TTK m. 1228/1 gereğince konşimentonun taşıma sözleşmesinin ispatlama belge niteliği bulundurduğu, dava dışı .... şirketinin ticari ilişkide yer almadığı davacı ve davalının konşimentoda taraf aldığı, TTK m. 1238 uyarınca davalının taşıyan sıfatına sahip olduğu, TTK m. 1165 – 1174 arasında taşıtan ve yükletenin her türlü navlun sözleşmesinden eşyanın teslim alınacağı süre içerisinde o eşyanın taşınması için gerekli belgelerin taşıyana verme zorunluluğu olduğu, alıcının kendisine gönderilen yükün çekmemesi nedeniyle davalının davacıya taşıyan olarak ihtarname gönderilerek yasal bildirim yükümlülüğün tamamladığı ancak davacı tarafından bu durumun yerine getirilmediği belirtilmiştir. Bu rapora karşı tarafların itirazları ve beyanları bulunmuştur. Davacı vekili aktif ve pasif husumet ehliyetinin sağlandığını tespit edildiğini, yükün 4,5 AY konteynerda bekletilmesinden davalının sorumlu olduğunu, müvekkiline bilgi verilmediğini, belirterek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce davacının itirazları dikkate alınarak bilirkişilerden alınan 11.02.2022 tarihli ek raporda; davacının itirazları değerlendirilmiş ve 14.03.2019 tarihindeki ... ... yetkilisi tarafından davalının yetkilisi.... ’ya alıcının malı almaya reddettiği ilişkin bilgi verildiği, 25.03.2019 tarihinde konteynerin geri dönüşü ile ilgili gerekli evrakların davalıya bildirildiği, 04.04.2019 tarihinde 25.04.2019 tarihinde 30.05.2019 tarihinde 20.06.2019 tarihinde 02.07.2019 tarihinde 03.07.2019 tarihinde 17.07.2019 ve 23.07.2019 tarihinde bu yazışmaların yer aldığı belirlenmiştir. TTK m. 1238 uyarınca konşimentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan davalının gerekli uyarıları yaptığı TTK m. 1165 – 1174 arasında taşıtan ve yükletenin her türlü navlun sözleşmesinden eşyanın teslim alınacağı süre içerisinde o eşyanın taşınması için gerekli belgeleri bildirdiği, bu yüzden taşıyan üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğinden davalının sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 03.03.2020 tarihli beyan dilekçesiyle; tarihinde beyan da bulunmuştur. Bu beyanında davanın ....ve .... ihbar edilmesi talebinin reddini ... sigortanın talebinin reddini belirtmiştir. Dosyada toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Somut olayda davalının taşıyan davacının taşıtan, alıcının ve ihbar tarafların ise dava dışı... olduğu dava konusu 500 kap 5.250 kg ceviz emtiasının Odessa Ukraynaya ARKU2233173 NOLU konteynerle ...isimli gemi ile ... *********** nolu konşimento ile taşınması sırasında yükün 03.03.2019 tarihinde Odessa/Ukraynaya vardığı,.... .. isimli firmanın ürünü çekmeyi reddettiği iş ceviz kalitesinin düşük olduğundan, ceviz içi olan yükün alıcı firma tarafından 02.07.2019 tarihinde kabul edilmediği, 4,5 AY konteynerda bekletildiği ve bozulmaya yol açtığı yük alıcısının yükü çekmeye reddettiğinden kargonun İskenderun limanına gönderileceğinin .... yetkilisi ...e bildirildiği, ...in de e posta kayıtlarından davalıya bildirim yaptığı ancak bu tarihten sonra yapılan yazışmalara göre Ukrayna yetkililerinin talep ettiği belgelerin hazırlanmaması nedeniyle gecikmeler yaşandığı, yükün Menşei ile gönderici firmanın farklı şirketler olmasının bu gecikmeye sebebiyet verdiği, ....Ukrayna Acentesinden ürünün varış yerinde çekilmediğine dair davacı firmaya uyarılar yapıldığı, TTK m. 1228/1 gereğince konşimentonun taşıma sözleşmesinin ispatlama belge niteliği bulunduğu, dava dışı .... şirketinin ticari ilişkide yer almadığı davacı ve davalının konşimentoda taraf aldığı, TTK m. 1238 uyarınca davalının taşıyan sıfatına sahip olduğu, TTK m. 1165 – 1174 arasında taşıtan ve yükletenin her türlü navlun sözleşmesinden eşyanın teslim alınacağı süre içerisinde o eşyanın taşınması için gerekli belgelerin taşıyana verme zorunluluğu olduğu, alıcının kendisine gönderilen yükün çekmemesi nedeniyle davalının davacıya taşıyan olarak ihtarname gönderilerek yasal bildirim yükümlülüğün tamamladığı ancak davacı tarafından bu durumun yerine getirilmediği belirtilmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasını reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi Son beyanlarını dikkate almaksızın ve dosyada yeni bir bilirkişi raporu almaksızın eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, Dosyanın son duruşmasından önce "Müvekkilimizin 02.09.2021 tarihli kök ve 09.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında belirtilenin aksine kendisinden istenen evrakları Davalı tarafa ilettiğine dair beyanlarımızı ve bu doğrultuda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talepli" ve 13.04.2022 tarihli dilekçesini dosyaya sunduklarını ve duruşma sırasında; "Davaya konu uyuşmazlık konusunda alınan bilirkişi raporunda müvekkilimizin kendisinden istenen belgeleri geç gönderdiği şeklinde bir hatalı tespit yapılmıştır. Ancak müvekkilimizin ... aracılığıyla ...a ve ...ın Ukraynada ki Temsilciliğine ilettiği açıktır. Keza burdaki olay iletilmeyen evraklar nedeniyle gerçekleştirilememiş bir işlem değildir. TTK m. 1112 ve TTK m. 1232 kapsamında emtianın zarara uğramasının engellemesi ve TBK m. 108 uyarınca emtianın satılması veya rehin edilmesi gibi önlemlerin alınmaması nedeniyle malın zayi olması ve müvekkilimizin kazanç kaybına uğramasıdır. Bu nedenle davalı....'tan bu uyuşmazlığa ilişkin tüm e posta yazışmalarını sunması için sayın mahkemenin karar vermesini bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız kapsamında yeni bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduklarını, ilk derece mahkemesinin taleplerini dikkate almadığını, dilekçeyi incelemediğini ve taleplerini dikkate almadığını, olayın aydınlatılması için ilgili makamlara (Ukrayna otoritelerine) istinabe yoluyla müzekkerenin yazılmadığını ve davalıların iddialarının araştırma yapılmaksızın kabul edildiğini, Müvekkilinin delillerinin değerlendirilmesini, bu değerlendirmelerin tamamının gerekçeli kararda belirtilmesi lüzumlu iken dosyaya sunulan belgelerin usulüne uygun olarak incelenmediğini, eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması yönündeki istinaf kanun yoluna başvurularının kabulünü, müvekkilin kendisinden istenen evrakları davalı tarafa iletmediğinin hatalı bir tespit olduğunu, eşya, taşıyanca teslim alındığı andan gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın hakimiyetinde sayılır ve hakimiyetinde olan konteynerden sorumlu olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere bakıldığında 05.04.2019 tarihli mailde yükün yeniden ihraç edilebilmesi için (yükün Ukrayna'daki alıcı olan ...'e iletilebilmesi için) emtianın mahrecini gösteren evrakların sağlanması ve ilgili şirketin malı kabul etmesi için ikna edilmesin istendiği, o tarihte yükün... tarafından kabul edilmeyeceğinin kesinleştiği gibi ilgili emtia daha öncesinde Müvekkilin Şirketi tarafından Türkiye'ye geri getirilerek ....'a teslim edilmesi talimatının verildiğini, Emtianın Türkiye'ye geri getirilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmazken Davalı tarafından gerekli işlemlerin başlatılmadığını ve yükün orada kaldığı süre boyunca demuraj ücreti ve diğer masrafların işlemeye devam ettiğini, demuraj ücretinin ve benzeri masraf kalemlerinin oluşmaya devam etmesi emtianın ilgi süre içerisinde TTK m. 1178/2 uyarınca taşıyanın sorumluluğu altında olduğunu ve emtianın zayi olmasından da yine davalı taşıyanın sorumlu olduğunu gösterdiği, 02.09.2021 Bilirkişi raporunda bahsi geçen 05.04.2019 tarihli maile ilişkin olarak, yine ilgili mailin gönderildiği kişilere bakıldığında aralarında Müvekkilin Şirketi veya ....'den ...'in bulunmadığı da Mahkemenin dikkatinden kaçmayacağını, bunun gibi hususların Mahkeme tarafından incelenmediğini, davalının maillerinin, bu süreçteki tüm yazışmalarının celbi istenmediğini veya bu konuda keşfe gidilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1232. maddesi taşıyanın yükletenin/taşıtanın talimatına uyma zorunluluğunun düzenlendiği, her halükarda kaptanın özen yükümlülüğünün söz konusu olduğunu bu hususun yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, göz ardı edildiğini, gemi kaptanı ve dolayısıyla davalı eşyanın en iyi şekilde korunması için mümkün olan özeni göstermeyerek, daha fazla zarara uğramaması adına mallar için yeni bir alıcı aramayarak veya ceviz emtiasının kalitesinin bozulmasının önüne geçecek bir şekilde ilgili emtiayı depo etmeyerek ve diğer seçimlik işlemleri gerçekleştirmeyerek müvekkilin şirketini zarara uğrattığını, bu kapsamda Mahkemenin 2020/317 E. - 2022/403 K. sayılı ve 14.04.2022 tarihli usul ve yasalara aykırı kararının kaldırılarak müvekkil şirketin alıcıdan tahsil edemediğini mal bedelinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan konişmentoya göre davacı malın göndericisi, davalı ise fiili taşıyıcıdır. Davalı tarafından davacıya 04/04/2019 tarihinde ihtarname çekilmiş, yüklerin 03/03/2019 tarihinde Odessa limanına vardığını ancak alıcısı tarafından teslim alınmadığını, 3 gün içerisinde teslim alınmazsa, yük ile ilgili sorumluluklarının kalmayacağını belirtmiştir. Davacı taraf Odessa gümrüğüne yükü hatalı gönderdiklerini, alıcı şirketi yanlışlıkla konişmento da alıcı gösterdiklerini, 28/05/2019 tarihli yazısıyla bildirmiştir. Konişmento da alıcı olarak görünen .... 14/03/2019 tarihli yazısıyla; yükü beklemediklerini, yanlışlıkla alıcı gösterilmiş olduklarını yükün göndericinin mülkiyetinde olduğunu belirtmiştir. Davalı taraf 05/04/2019 tarihli mail ile yük Ukrayna menşeli olduğu için yeniden ihraç işlemini düzenleyemediklerini, yükün Türkiye menşeili olduğunu gösterir belgelerin sağlanması ya da Ukraynalı alıcının yükün kabulüne ikna edilmesi gerektiğini davacı tarafa bildirmiştir. Davacı 03/06/2019 tarihli yazısıyla yine Odessa gümrüğüne yazı yazarak yükü yanlış gönderdiklerinden konteynerin adreslerine gönderilmesi için izin verilmesini istemiştir. Davacının da kabulünde olduğu üzere yükün....şirketine satımı hususunda anlaşıldığı, ancak... şirketi 02/07/2019 tarihli yazıyla cevizin kalitesinin düşük olduğunu yükü kabul etmediklerini davalı taşıyana bildirmiştir. Davacı şirkette aynı tarihli yazıyla davalıya bildirimde bulunarak.... un konteyneri kabul etmediğini, konteyneri Türkiye'ye geri yollanmasını talep etmiştir. 19/07/2019 tarihinde davacı davalıya ihtarname göndermiş. Bu ihtarnamede; alıcının 22.04.2019 tarihinde bildirmiş oldukları gibi mal bedelini ödemediğini konteyneri geri çağırdıklarını, konteynerin Mersin limanına gönderilerek dava dışı Minkar şirketine teslimi talimatını verdiklerini, ancak bu talimatın yerine getirilmediğini, akabinde daha fazla zarar olmaması için Ukrayna da mukim .... isimli alıcıya teslim talimatı verilmiş, ancak yeni alıcının da ceviz emtisının bozulması nedeniyle yükü kabul etmediği hususunun da 02/07/2019 tarihinde bildirildiğini mahrece iade talep edilmiş ise de bu talimatın da yerine getirilmediğini TTK 1232 gereği kendilerine karşı sorumlu olduklarını , hiçbir masrafı kabul etmediklerini, tüm dava haklarının da saklı olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 28/12/2020 tarihli dlekçesinde; davacının gerekli belgeleri vermemesi nedeniyle malların imha edilmek zorunda kalındığını, davacının da buna onay verdiğini ve imha masraflarını da davacının karşıladığını, bu ödemeleri yaparken ihtirazi bir kayıt koymayıp sonradan talepte bulunmasının dinlenebilir olmadığını ... firmasının malın imhası için yetkilendirilen firma olduğunu belirtmiştir. Mahkemece aldırılan 02/09/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dava dosyasına mübrez konişmento incelendiğinde taşıyanın Davalı, taşıtanın Davalı olduğu Alıçının ve ihbar tarafının dava dişi.... olduğu, 500 paket çeviz içi vükünün 15.02.2019 tarihinde Gemlik Jimanında hareketle Odessa limanına doğru yola çıktığı tespit edilmektedir. Bu noktada Davalı ve Davacı arasında bir taşıma ilişkisinin ihdas elilmiş olduğu açıktır. Konişmento TTK m.1228, (01 hükmü uyarınca “taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan” bir belge olduğuna göre taraflar arasında bir navlun sözleşmesi akdedildiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. İşbu dava konusunun taşıma sözleşmesinin ifasına dar olduğu dikkate alındığında husumet yönünden herhangi bir hukuka aykırı durumun var olmadığı kanaati taşınmaktadır. Her ne kadar Davalı cevap dilekçesi ekinde sayın mahkemeye ibruz etmiş olduğu navlun faturalarında navlun sözleşmesinin tarafının navlun faturasının (veşaır diğer faturaların) adına kesildiği dava dışı .... .. Şti. Olduğu savunmalarında bulunuyor ise de TTK'nın yukarıda işaret edilen m.1228, 1.) hükmü açıktır ve navlun sözleşmesi Davacı ile Davalı arasında kurulmuştur. TTK m.1238 uyarınca konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan kimse “taşıyan” olarak kabul edildiğine göre Davalı'nın “taşıyan” sıfatında bir husumet bulunmamak gerekmektedir. Bu anlamda filli taşıyan olduğu ve bu nedenle dava konusu itibariyle (haksız fiil sorumluluğunun bulunmadığı iddiasında bulunan Davacı'nın cevap dilekçesinde yer alan ve e-TTK (6762 sayılı TTK) döneminde verilen “havayolu taşımasına dair” Yargıtay kararı atfındansa (6102 sayılı) TTK m.lI91. f.2 açık hükmü uyarınca “taşıyan gibi sorumlu olduğu” zikredilmesi hususunun dikkate alınması ve husumet iddialarının yerinde olmadığı kanaatlerine varılması mümkündür. Ancak! Dava konusu; navlun sözleşmesinin Davalı tarafından hukuka uygün bir şekilde ifa edilip edilmediğine yöneliktir. Bu hususta TTK'nın navlun sözleşmesinin ilasına dair özellikle 1165 ve 1174.madde hükümleri dikkate almabilecektir. Bunlara Böre “taşıtan ve yükletenin her türlü navlun sözleşmesinde eşyanın teslim alınacağı süre içinde o eşyanın taşıması ıçin gerekli belgeleri taşıyana vermek zorunluluğu” bulunmakta ve bu yükümlülüğün ihlali nalinde taşıtan ve yükleten taşıyana karşı “kusurlarının bulunup bulunmadığına bakılmazsızın” sorumlu olacaklardır. (m.1165). Ayrıca gönderilenin eşyayı deslim almaması durumunda taşıyanın gönderilene/taşıtana BK m.107 ile m. 109 haklarını kullanacağını ihbar etmek şartıyla bu yönde hareket etmek hakkı bulunmaktadır (m. 174) Sayın mahkeme nezdinde görülmekte olan davada dava dişi Alıcı kendisine gönderilen yükü çekmemiştir. Dava dusyasına mübrez tüm belgeler ve özellikle “Cargo Disposul Note” ile Davalı tarafından Davacı'ya gönderilen ihtamameler ve Davalı tarafından Davacı şisket yetkililerine gönderilen birçok e-posta iletisi incelediğinde: Davalı'nın İşbu navlun sözleşmesinde kendisine düşen ve bir önceki paragrafta işaret edilen tüm yasal bildirim yükümlülüklerini tanımladığını, bu hususta mütcaddit defalarca Davacı'ya uyarılarda bulunduğunu ancak yükün Türkiye'ye getirilmesi için gereken resmi işlemlerin yük ilgilisi Dayacı tarafından yerine getirilmemiş olması sebebiyle yükün mahrece iadesinin gerçekleşemediği ve tüm bu nedenlerle Davalı'ya navlun sözleşmesinin ifası aşamasında atfedilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı kanaatlerine varılmaktadır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. 11.02.2022 tarihli ek raporda; "..davacının itirazları değerlendirilmiş ve 14.03.2019 tarihindeki ... ... yetkilisi tarafından davalının yetkilisi ....'a alıcının malı almayı reddettiğine ilişkin bilgi verildiği, 25.03.2019 tarihinde konteynerin geri dönüşü ile ilgili gerekli evrakların davalıya bildirildiği, 04.04.2019 tarihinde 25.04.2019 tarihinde 30.05.2019 tarihinde 20.06.2019 tarihinde 02.07.2019 tarihinde 03.07.2019 tarihinde 17.07.2019 ve 23.07.2019 tarihinde bu yazışmaların yer aldığı belirlenmiştir. TTK m. 1238 uyarınca konşimentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan davalının gerekli uyarıları yaptığı TTK m. 1165 – 1174 arasında taşıtan ve yükletenin her türlü navlun sözleşmesinden eşyanın teslim alınacağı süre içerisinde o eşyanın taşınması için gerekli belgeleri bildirdiği, bu yüzden taşıyan üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğinden davalının sorumluluğu bulunmadığı" belirtilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında; dosyaya sunulan denetime elverişli ve açık bilirkişi rapor ve ek raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, davalının gerekli belgeleri sunmaması nedeniyle Ukrayna makamlarının malın tekrar iadesine izin vermediği anlaşılmakla davalının bir kusurunun olmadığı, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2022 tarih, 2020/317 Esas ve 2022/403 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/02/2026