11. Hukuk Dairesi 2021/4399 E. , 2022/6346 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2020/149 E. - 2020/243 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Te…
**11. Hukuk Dairesi 2021/4399 E. , 2022/6346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2020/149 E. - 2020/243 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “TAÇ” esas unsurlu tanınmış ve seri markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2015/43486 sayılı, “Şekil+TAÇ EĞİTİM ARAÇLARI www.tacegitimaraclari.com” ibare ve biçimli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, 2016-M-5377 sayılı YİDK kararının iptaline ve marka başvurusu tescile bağlanmış ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, ibarelerin hem işitsel hem de görsel olarak birbirinden farklı olduğunu, taraf markalarındaki logoların, kullanılan yazı karakteri, stili ve renklerin benzemediğini, taraf markalarının kapsadığı malların farklı olduğunu, davacı ev tekstili sektöründe davalının ise eğitim sektöründe faaliyet gösterdiği, hiçbir ortak pazarı olmadığını, taraf ürünlerinin benzer ihtiyaçları gidermediği ve alıcı kitlelerinin farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.