11. Hukuk Dairesi 2012/6532 E. , 2012/9169 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/227-2010/39 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/01/2012 gün ve 2010/7515-2012/187 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen r…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6532 E. , 2012/9169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/227-2010/39 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/01/2012 gün ve 2010/7515-2012/187 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin DOĞADAN tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalının DOĞOVA markasını görsel, kaligrafik ve fonetik yönden davacının markasına benzeterek kötüniyetle markanın tanınmışlığından avantaj elde etmek amacıyla tescil ettirmek istediğini, davalı TPE’ye yaptıkları itirazın reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2008-M-2999 sayılı kararının iptaline, marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptaline ilişkindir. Davacının itirazına mesnet markalarının ‘DOĞADAN’, tescili talep eden davalı şirketin markasının ise, ‘DOĞOVA’ ibaresinden oluştuğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirketin tescilini istediği markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür. 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. İltibasın tespitinde, markaların farklılığından ziyade benzer kısımlarının değerlendirilmesi önemlidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır. Somut olayda ‘DOĞADAN’ ve ‘DOĞOVA’ ibareli markalar karşılaştırıldığında, ilk üç harfinin benzediği tartışmasızdır. Okunuşları esas alındığında kulakta bıraktıkları izlenim birbirlerine yakındır. Başka bir ifadeyle, markalar arasında yazılış, okunuş ve görsel anlamda benzerlik olduğu anlaşılmaktadır. En azından, bu benzerlik, ortalama alıcılar arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde benzerlik bulunmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekirken temyiz itirazları reddedilerek onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.01.2012 Tarih, 2010/7515 Esas-2012/187 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.01.2012 Tarih, 2010/7515 Esas - 2012/187 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.