6. Ceza Dairesi 2011/7673 E. , 2014/14843 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muh…
**6. Ceza Dairesi 2011/7673 E. , 2014/14843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, Sanıklar ..., ...ve ...'in yüzüne karşı savunmanlarının yokluklarında verilen söz konusu kararda başvuru süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek sanıkların yanıltıldığı ayrıca Tebligat Kanununun 11/1. maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat yapılması gerektiği halde yokluğunda verilen karar sanık ... (...)'e tebliğ edildiğinden usulsüz olduğu, bu nedenlerle adı geçen sanıklar savunmanlarının öğrenme üzerine yaptıkları temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...) hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Katılan ..., kuyumculuk yapan abisi ... tarafından ...’daki oğluna verilmek üzere kendisine teslim edilen ... ... doları, yakınan ...’ın da kendisine ...’a götürülmek üzere verilen 22 kilogram altını alarak olay günü saat 15:30 sıralarında otobüse binmek üzere birlikte ... Otogarına geldikleri, daha önce iki kez ... ...’in kendi vasıtasıyla gönderdiği paraları...’a götüren sanık ...’ün, katılan ...’in...’a döviz götüreceğini öğrendiği ve bu durumu sanık ... ...)’e anlattığı, sanıklar ... ve ... (...)’ün...’a geldikleri, sanıklardan ölen ..., ..., ... ve polis olan ... ile irtibata geçip organize olarak yağma eylemini planladıktan sonra yakınanları takibe aldıkları, ...Otogarına geldiklerini görmeleri üzerine, sanık ... birlikte geldikleri araba içerisinde beklerken diğer sanıklar ... ve ...'ın araçtan inip katılanlara kendilerini polis olarak tanıttıkları, gerçekten polis olan sanık ...’ın da polis kimliğini gösterip üzerinde taşıdığı beylik silahını da çekerek haklarında ihbar olduğu bahanesiyle katılanları etkisiz hale getirdikten sonra “sizi karakola götüreceğiz” diyerek araca bindirip ... Gişeleri yakınında bulunan boş bir araziye götürdükleri, burada kendilerini araçtan indirdikten sonra silah zoru ve tehdit ile katılanların el ve ayaklarını bağlayıp katılan ...'ın üzerinde bulunan ... ... doları ile diğer katılanın yanında taşıdığı 22 kilogram külçe altını yağmalayarak olay yerinden uzaklaştıkları, bu şekilde gelişen sanıklar eyleminin 765 sayılı TCK’nın 499/1.fıkrasının 2. cümlesindeki suçu oluşturduğu; 5237 sayılı TCK’nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK’nın 499.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a,c maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra aynı yasanın 109/2, 109/3-a-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden; hükmün gerekçesinde eylemin 765 sayılı TCK’nın 497/2. maddesindeki suçu oluşturacağı kabul edilip, sanıklar yararına olduğu belirlenen 5237 TCK uyarınca özgürlüğü kısıtlama suçundan ceza verilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, hükmedilen sonuç cezanın sanıklar yararına olması ve karşı temyiz bulunmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine,”eşit şekilde” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “eşit” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; a-Dosya kapsamından; sanık ...'ın akrabası olan sanık ...'ın, olay öncesi arabasıyla sanık ...'ı otogardan alıp istediği yere bıraktığı, ,sohbet esnasında Hasan'ın kendisine görevi gereği ... terör örgütüne aktarılacak olan parayı ele geçirmeyi hedefleyen bir operasyona katılacağını, başarılı olması halinde prim alacağını söylediği, daha sonraki konuşmalarında ise operasyonu tamamladıklarını primini aldığını ve bu parayla ...'da iş yapmak istediğinden bahsettiği, birkaç gün sonra ...'ın eşi ...'nin...'da bulunan ...'i arayarak eve polis olduklarını söyleyen sivil giyimli dört kişinin geldiğini ...'ın kendisine saklaması için bıraktığı paraları ne yapacağını sorduğunda gelen kişilerin ... terör örgütü mensubu oldukları düşüncesiyle paraları iş yerinde kasası bulunan kahveci...'a bırakmasını söylediği, bunun dışında olayla ilgili dosyaya yansıyan somut bir eyleminin bulunmadığı, suçlamaları kabul edip diğer sanıkların da suçla bağlantısını açıklayan sanık ...'ın da ...'in olayla bir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği, diğer sanıklarca...'in suça katıldığına ilişkin herhangi bir anlatımlarının bulunmadığı dikkate alındığında; suçu inkara yönelik savunmalarının aksine sanık ...'ın yakınanlara karşı işlenen yağma suçuna ne şekilde ve ne aşamada katıldığı, buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, b-UYAP sisteminden alınan sanık ...'a ait nüfus kaydına göre, sanığın hüküm tarihinden sonra 14.8.2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmalarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.