7. Hukuk Dairesi 2026/271 E. , 2026/652 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1459 E., 2025/1366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/517 E., 2023/214 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ...Ş. vekili, davalı ... .... Bankası A.Ş. vekili ve davalı ... Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri …
7. Hukuk Dairesi 2026/271 E. , 2026/652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1459 E., 2025/1366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/517 E., 2023/214 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ...Ş. vekili, davalı ... .... Bankası A.Ş. vekili ve davalı ... Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın maliki olduğu ve inşaatı devam eden 509 75... parselde bulunan bağımsız bölümlerden 22 tanesinin satış ve devri için dava dışı ..., ... ,,,, ve ..... ........... ile anlaştığını, müvekkilinin 07.03.2018 tarihinde tapu devri yaptığı hâlde taşınmazların bedelini alamadığını, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/210 Esas sayısı ile "İhtiyati tedbir talepli tapu iptali ve tescil" davası açıldığını, 23.03.2018 tarihinde Mahkemece dava konusu taşınmazlar için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yargılama sonucunda "... adına kayıtlı görünen 50975 ada, 6 parselde bulunan taşınmazın 4, 25, 26, 29... No.lu bağımsız bölümlere ilişkin davalı İbrahim oğlu ... üzerinde tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline..." karar verildiğini, hükmün 20.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazların rızası dışında elinden çıktığı 07.03.2018 tarihi ile davanın kesinleştiği 20.02.2019 tarihi ve tapuların tekrar müvekkili üzerine adına tescil edildiği 21.08.2020 tarihi arasında, dava dışı 3. kişi ...'ın borçları sebebi ile haciz ve diğer takyidatlar konulduğunu, müvekkilinin borcu olmayan bu takyidatların kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, kesinleşen kararının akabinde 21.08.2020 tarihinde davacı adına kaydı yapılan 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4, 25, 26, 29... numaralı bağımsız bölüm sayılı dairelerin müvekkili lehine tesciline karar verildiğinden tapu kaydındaki tüm takyidatların kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, borçlu ...'ın kullanmış olduğu kredileri ödememesi nedeniyle davaya konu taşınmazına haciz işlemi uyguladığını, taşınmazın tapu kayıtlarında herhangi bir şerh - tedbir kararı ve haciz işlemine engel bir durum olmaması nedeniyle 04.10.2018 tarihinde işlemin haklı olarak tesis edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; haciz işleminin yapıldığı sırada müvekkili Bankanın araştırması sonucunda tapuda kayıt borçlu adına olduğundan ve genel hukuk kuralı olan tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve bu ilkeye istinaden tapu siciline güven ilkesi doğrultusunda müvekkilinin haciz işleminin terkini talebi ile açılan bu davanın müvekkili yönünden geçerli olmasının hukuken mümkün olmadığını, tapu iptali ve tescil davası neticesinde tescilin davacı adına yapılmış olmasının sadece tarafları bağladığını, iyiniyetli 3. kişilerin tapudaki şahsi hakları yönünden bir sonuç doğurmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca söz konusu taşınmazlara haciz şerhi işlendiği sırada taşınmazların kayıtlarında herhangi bir şerh bulunmadığından iyi niyetle haciz tesis eden müvekkilinin şahsi hakkının korunacağını, müvekkili adına konulan haciz şerhinin kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin, müvekkilinin kredi müşterisi olan İki Kare Yapı Ltd. Şti. ve Macit Mandıra Ltd. Şti.'ye kullandırılan kredi/finansman nedeni ile doğan kredi alacaklarının teminatlarından birini teşkil etmek üzere yasalara uygun olarak tesis ve tescil edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 5. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki haczin dava tarihinden evvel düşmüş olması nedeniyle konusuz kalan davada müvekkil banka açısından karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca husumet yönünden ve yine hukukî yarar noksanlığından davanın usûlden reddine karar verilmesini savunmuştur. 6. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; bankaca haciz tesis tarihi itibariyle dava konusu edilen taşınmazların mülkiyeti ... adına olup davacı ile aralarındaki muvazaanın bankalarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, bankanın burada iyiniyetli 3. kişi olduğunu, söz konusu haciz şerhinin kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 7. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; tapuya güven ilkesi uyarınca işlem yapan kişi/tüzel kişiler olduğunu, bu durumun açıkça hakkın kötüye kullanıldığını ortaya koymakta olup tapu kayıtlarına güvenerek hareket eden kişi/tüzel kişilerin hakların korunmasının, hukuk devletinin gereklerinden biri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, 509 75... parselde bulunan 4, 25, 26, 29... numaralı bağımsız bölümler üzerinde bulunan haciz ve ipotek şerhlerinin taşınmazlar davacının elinden rızası dışında çıktıktan sonra konulduğu, bu bağımsız bölümlerin Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/210 Esas, 2018/604 Karar sayılı kararı ile tekrar davacı adına tesciline karar verildiği, ilgili kararın 20.02.2019 tarihinde kesinleşmesi ile 21.08.2020 tarihinde davacı adına tescilinin yapıldığı gerekçesiyle, tapu kayıtlarındaki davalı bankalar lehine yazılmış olan tüm takyidatların kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı banka vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile dava haciz şerhinin terkini olarak nitelendirilerek, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalıların temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 28.05.2025 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince davanın sadece haciz şerhinin terkini davası olduğu belirtilerek, davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş. lehine taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin terkini yönünden değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 4, 25, 26, 29... numaralı bağımsız bölümlerin 21.08.2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasında dava konusu taşınmazlar üzerine 29.03.20 18... yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhi konulduğu, dava konusu taşınmazlar üzerine davalı bankalar tarafından konulan hacizlerin ihtiyati tedbirin konulduğu tarihten sonra tescil edildiği, davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş. yönünden davadan feragat edildiği gerekçeleriyle, davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılan ipoteğin terkini davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 509 75... parselde bulunan 4, 25, 26, 29, 30 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarında diğer davalı bankalar adına olan tüm takyidatların terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz kaydına haciz şerhi işlendiği tarihte davacının malik olduğunu, davacı ile borçlu arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının bankaya ihbar edilmediğini, sadece taraflar arasında hüküm doğuracağını, davanın reddi gerektiğini ancak aksi yönde karar verilecek ise yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalıya açtığı davada tarafların muvazaalı şekilde davranarak müvekkilinin menfaatlerini zarara uğrattığını, davalı ...’in dava açılır açılmaz davayı kabul ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile diğer taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tapu siciline güven ilkesi ile hareket eden müvekkili Bankayı bağlamayacağı ve Bankanın iyiniyetle elde ettiği hakkının korunması gerektiğini, davacının dava dışı üçüncü kişilerle olan davasının müvekkiline ihbar edilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydından haciz ve ipotek şerhlerinin terkini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.