(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/3735 E. , 2012/35215 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihi olarak, en son maaşın alındığı 20.10.2008 tarihi kabul edildiğinden, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlar…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/3735 E. , 2012/35215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihi olarak, en son maaşın alındığı 20.10.2008 tarihi kabul edildiğinden, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanıklar hakkında düzenlenen 05.01.2011 günlü iddianame ile; şüpheliler ... ve ...’ın iştirak halinde hareket ederek şüpheli ...'nin vefat eden babasından bağlanacak ölüm aylığını alabilmek için muvazaalı olarak Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2004 tarihli kararı ile boşandıkları halde aynı evde ikamet etmeyi sürdürdükleri, müşteki kurumca yapılan incelemeler neticesinde şüpheli ...'nin resmi ikamet adresi olarak ...'e ait evi gösterdiği, sadece kurumdan aylık alabilmek için boşandıkları belirlenerek aylığın 20.10.2008 tarihi itibariyle kesildiği, böylece devleti zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle TCK. nun 158/1-e. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. İddianamedeki sevk ve nitelendirme çerçevesinde; eylemlerin değerlendirilmesi gerektiği buna göre, sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talep edildiğinden bu suçun yasal unsurlarının irdelenmesi gerekmektedir. Boşanma ilamının şekli ve içeriği konusunda muvazaalı olduğundan bahsedildiği, ancak mahkemeden alınan bu kararın geçerli veya geçersizliği hususunda sahtecilik ile ilgili bir dava bulunmadığı göz önünde tutulmalıdır. Esasen boşanma ilamının muvazaalı olup olmamasının da dosyaya özgü eylemle ilgili dolandırıcılık suçu açısından bir önemi yoktur. Tartışılması gereken, boşanma kararının hukuken geçerli olup olmadığı değildir. Ceza yargılamasında yargıcın görevi, maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Sanıklara yüklenen suç, dolandırıcılıktır. Kadının, katılan kuruma başvurup yaşamsal olarak dul olduğuna inandırması sonucunda aylık bağlatması, ancak daha sonra kurum tarafından yapılan araştırmada dul olmadığı ve eski kocasıyla yaşadığının tespiti nedeniyle aylığının kesilmesi iddiasının soruşturulması gerekmektedir. Kurumun, ilk aylık bağladığı sırada kadının eski kocasıyla beraber yaşadığını bilmesi halinde hiç aylık bağlamayacağı iddianame metninden anlaşılmaktadır. O halde, üzerinde durulması gereken kadının kocasından gerçekte boşanmadığı halde sırf babasından dolayı ölüm aylığını alabilmek için boşanmış görüntüsü vererek kuruma yönelik yanıltıcı davranışı olup olmadığının tespitidir. Yani, suç unsurları olan sanığın hileli davranışı olan gerçek durumunu gizlemesi, bunun sunucunda katılanı aldatması ve zarar, yarar durumu tartışılmalıdır.