7. Hukuk Dairesi 2012/3220 E. , 2012/7576 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız ... sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini, zarara neden olan tesisin proje dışındaki bölümünün yıkılması istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat istemi kabul edilmiş, manevi tazminat ve kal istemi ise red edilmiştir.
**7. Hukuk Dairesi 2012/3220 E. , 2012/7576 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız ... sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini, zarara neden olan tesisin proje dışındaki bölümünün yıkılması istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat istemi kabul edilmiş, manevi tazminat ve kal istemi ise red edilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı, davalının 2009 yılında kurduğu Hidro Elektrik Santralinin su kanallarından akan çamurlu ... suyunun, kendisinin işletmekte olduğu alabalık tesisinde bulunan yavru balıklara zarar verdiğini, maddi zarar miktarının 43.950,00 TL olduğunu beyan ederek, maddi zararı ile 10.000,00 TL manevi zararının tazminini ve Hidro Elektrik Santralinin proje dışında yapılan kısmının sökülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkmece, 07.12.2011 tarihli keşif sonrası tanzim edilen, ziraat ve su ürünleri uzmanı bilirkişilerin 21.12.2011 tarihli ortak raporu karara esas alınmıştır. Anılan raporda özetle; 05.07.2010 tarihli olay tutanağına göre tesiste 300.000 adet yavru balığın bulunduğu, bunların 293.000 adetinin telef olduğu ve tesisin hacmine göre bu kadar yavru balığın tesiste bulunmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırmaya göre olay tutanağında bir yavru balığın fiyatının 15 kuruş olarak belirtilmiş olmasının piyasa değerine göre makul olduğu, bu kapsamda 293.000\*0,15=43.950,00 TL zararın oluşacağı hesaplanmıştır. Tesiste dinlendirme havuzu bulunmadığı, ancak buna benzer basit bir düzeneğin bulunduğu, tesiste dinlendirme havuzu bulunmasının %100 iyileştirme sağlamasa bile tesis için önemli faydasının bulunduğu, keşifteki incelemelerden anlaşıldığı üzere, oluşan büyük boyutlu zararın etkilerinin dinlendirme havuzu bulunması halinde kısmen de olsa azalabileceğinin düşünüldüğü beyan edilmiştir. Ancak bu durumun davacı açısından müterafik kusur olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda teknik açıklama yapılmamıştır. Ne var ki, mahkemece alınan 2. rapora itibar edilerek maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olup, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın alabalık tesisine dinlendirme havuzu yapmış olması halinde zarar miktarının azalacağı yönündeki tespite rağmen, zararın meydana gelmesinde ve zarar miktarı bakımından davacı tarafa izafe edilecek müterafik kusur bulunup bulunmadığı ve davacının kusuru bulunması halinde kusur oranı arştırılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca, karara esas alınan 21.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, oluşan büyük boyutlu zararın etkilerinin tesiste dinlendirme havuzu bulunması halinde kısmen de olsa azalabileceği yönündeki tespit göz önünde bulundurularak, davacı tarafın da zararın meydana gelmesinde ve oluşan zarar miktarının büyüklüğünde kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla, keşfe katılan ve rapor hazırlayan bilirkişilerden denetime açık, teknik açıklamada bulunacak şekilde ek bilirkişi raporu alınarak, tarafların kusur oranı duraksamasız belirlendikten sonra, buna göre maddi tazminat miktarının hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı taraf yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.11.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdirine, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.