T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2417 - 2026/143 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2417 KARAR NO : 2026/143 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2024 NUMARASI : 2024/292 E. - 2024/449 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü, Marka Kullanımının Önlenmesi Taraflar arasında görülen dav…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2417 - 2026/143 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2417 KARAR NO : 2026/143 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2024 NUMARASI : 2024/292 E. - 2024/449 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü, Marka Kullanımının Önlenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/10/2024 tarih ve 2024/292 E. - 2024/449 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2019/101635 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın yerinde görüldüğünü ve başvurunun reddine karar verildiğini, davalı Şirketin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından kısmen haklı bulunduğunu, 44. sınıftaki "Tıbbi hizmetler, veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri, işyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri" bakımından başvurunun tesciline karar verildiğini, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu, davalı Kurum nezdinde de tanınmış marka olarak tescilli bulunduğunu, davaya konu başvurunun, "..." markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlayacağını, müvekkili markalarının itibar ve ayırt edici niteliğine zarar vererek sulandıracağını, davalının kötü niyetli olduğunu, başvuru markasının müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuruyla SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında iltibas yarattığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-9030 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı tarafın bu markayı kullanmaktan men edilmesine, piyasadaki ve 3. şahıs elinde olan dava konusu markayı taşıyan ürünlerin toplatılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusunda yer alan "..." ibaresinin, "..." ibaresinin kısaltması olduğunu, müvekkilinin tanınmış bir markanın tanınmışlığından faydalanmayı ya da onu sulandırmayı amaçlamadığını, telaffuzu çok uzun ve belki bazı kimseler için imkânsız olan fakat üretim için son derece gerekli olan bir unsuru benimsetmek ve yaygınlaştırmak için söz konusu ibareyi kullandığını, müvekkili başvurusunun "..." kelimesi ve "...." kısaltmasının bileşkesinden oluşan bileşke bir marka olduğunu, bütüncül olarak ayırt edicilik taşıdığını, taraf markalarındaki logoların da tamamıyla farklı olduğunu, markaların karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5 hükmünde yazılı hallerden herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmeyeceğini, kötü niyet iddiasının da mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil benzerlik oluşsa da mal/hizmet benzerliği oluşmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, başvuru markası ile davacının markaları aynı veya benzer mal veya hizmet içermediğinden SMK'nın 6/4 maddesi koşullarının da oluşmadığı, davacının "..." ibareli markasının "spor giyim, ayakkabılar, spor malzemeleri, spor aksesuarları" malları açısından tanınmış olduğu, 78675 sayılı "...+şekil" markasının "spor hekimliğinde kullanılan ölçme aletlerini" ve 2009/55285 sayılı "...+şekil" markasının "hasta kişiler için tekerlekli sandalye" emtiasını kapsadığı, bu malların başvuru markasının tesciline karar verilen tıbbi hizmetlerle ilişkilendirilebilir mal niteliği taşıdığı, "..." ibareli başvuru markasının sadece 44. sınıfa konu "Tıbbi hizmetler" bakımından tescili veya kullanılması halinde potansiyel alıcılarının davacıyla veya ... markasıyla bir bağlantı kurmalarının mümkün olabileceği, bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön vermeleri, davacı markasından davalı markasına imaj ve güvenin transferinin ve böylece haksız menfaat sağlanmasının veya davalı markası altında sağlanan hizmetlerde beklenen kalitenin bulunamaması halinde ise bu olumsuz düşünce ve algının ... markasına mal etmesi/tahmil etmesi, markanın çekim gücünün/ayırtedici gücü ve etkileme alanının zayıflaması, sıradanlaşması, itibar ve ayırtedici niteliğine zarar verilmesi hallerinden birinin gerçekleşebileceği, bu hizmetler açısından SMK 6/5 maddesindeki nisbi red sebebinin oluştuğu, SMK'nın 6/6 maddesindeki koşulların oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı, marka tecavüzü eyleminin somut olayda davalı tarafından gerçekleştirildiği konusunda herhangi bir delil ibraz edilmediği ve sunulan kanıtlara göre de davacının tescilli ve tanınmış markalarına karşı davalının marka ihlali eyleminde bulunduğunun somut veriler ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2020-M-9030 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/101635 sayılı markanın kapsamında yer alan 44. sınıftaki "Tıbbi Hizmetler" yönünden iptali ile markanın bu hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, dava dilekçesinde geçen "davalı tarafın bu markayı kullanmaktan men edilmesine, piyasadaki ve 3.şahıs elinde olan dava konusu markayı taşıyan ürünlerin toplatılmasına" dair talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin müvekkilinin tanınmış markalarını oluşturan "..." ibaresini tescil ettirmeye çalışmasının, kötü niyetini gösterdiğini, dava konusu başvurunun tescilinin, işbu mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığını, buna rağmen davalı tarafın bu markayı kullanmaktan men edilmesine, piyasadaki ve 3. şahıs elinde olan dava konusu markayı taşıyan ürünlerin toplatılması yönündeki taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında işaret bağlamında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, ancak itiraz gerekçesi markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin, başvuru kapsamında yer alan hizmetlerle benzer olmadığını, markaların kapsadığı farklı emtia ve hizmetler göz önüne alındığında "..." ibareli markanın, "Tıbbi hizmetler" yönünden davacıya ait "..." ibareli markayı akla getirmeyeceğini, onun itibarından haksız yere faydalanmasının veya ayırt edicilik karakterini zedelemesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile davalının markayı kullanmaktan men edilmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli markalarının "spor giyim, ayakkabılar, spor malzemeleri, spor aksesuarları" malları açısından tanınmış olduğu, davacı markalarının tanınmışlık düzeyi, davalı başvurusunda bu ibarenin aynen kullanılması, davacı markasının tanınmış olduğu sektör ile dava konusu başvurunun kapsamındaki hizmetler dikkate alındığında 44. sınıftaki "Tıbbi hizmetler" bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluştuğu, bunun dışında başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden anılan madde koşulları oluşmadığı gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği, öte yandan dosya kapsamındaki delillerle davalının markaya tecavüz teşkil edecek bir eylemde bulunduğunun kanıtlanamadığı, sırf marka başvurusunda bulunmanın da markaya tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615/40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL'nin davacı ile davalı ...'ten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.