11. Hukuk Dairesi 2022/4423 E. , 2023/3329 K. MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/469 Esas, 2022/74 Karar HÜKÜM : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4423 E. , 2023/3329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/469 Esas, 2022/74 Karar HÜKÜM : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının, 16.08.2007 tarihinde, öyküsü ve senaryosu müvekkili tarafından yazılan "İpsiz ..." isimli sinema eseri için bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre, eser sahibinin öykü ve senaryo olarak üretilmiş eserin 3 bölümünün çekim senaryosu olarak 3 bölümünün de sinopsis-tretman olarak davalıya teslim edildiğini, bu bölümlerin TRT’nin ilgili birimlerinden geçerek onaylandığını, davalı yapımcının TRT’den belli bir bütçe ile iş olarak almış olduğu filmi daha ucuza mal ederek fazla kâr etmek maksadıyla içerisinde mevcut tarihi gerçekleri dahi ihtiva eden pek çok konuyu değiştirmek istediğini, davalı ile davacı arasında 20.08.2008 tarihinde eserin mali haklarının devri sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye göre bu devrin karışılığında, 30.000,00 TL nakit ve 50.000,00'er TL'lik iki adet senetle ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bunlar yerine getirilmediği takdirde davalının eserle ilgili hiçbir hakkı kullanamayacağı hususlarının kararlaştırıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşme edimlerini yerine getirmekten kaçındığını, davaya konu eser üzerindeki müvekkiline ait maddi ve manevi hakları hiçe saydığını ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) hükümlerini ihlâl ettiğini, müvekkiline ait alacağın, eserin mali haklarının devri sözleşmesine dayandığını, davalının sözleşmeye uymaması durumunda eseri hiçbir surette kullanmaması gerektiğini, davalının kötü niyetle eser sahibinin mali haklarını ve yine aynı dizi film senaryosunun tahrifi ve başka bir kişinin ismi ile umuma arz etmek suretiyle manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek sözleşmeye göre ödemesi gereken 110.000,00 TL ile manevi tazminat olarak 15.000,00 TL ve ihtarname masrafı 90,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacının yazdığı senaryoyu hiçbir şekilde kullanmadığını ve filme çekmediğini, başka bir öykü ve başka bir senaryo yazarı ile anlaştıklarını, davacının 3 bölüm senaryo yazdığını ve bunların TRT tarafından uygun bulunmayarak kullanılmadığını, buna rağmen davacıya filme çekilmeyen ve kullanılmayan 3 bölüm senaryo için 42.000,00 TL’lik bir ödeme yapıldığını, İpsiz ...’in tarihi bir kişilik olduğunu ve yaşadıklarının gerçek olduğunu, davacının yarattığı bir tipleme veya sanal kahraman olmadığını, müvekkili şirketin bu kişinin hayatını filme almak istediğini, davacının senaryosu üzerindeki hiçbir mali ve manevi hakka tecavüzün söz konusu olmadığını, davacının aynı iddialarla TRT’ye başvurduğunu, TRT’nin de her iki senaryo üzerinde yaptığı incelemelerde yeni yazdırılan senaryonun davacı senaryosu ile aynı olmadığını tespit ettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş; karşı dava dilekçesi ile de davacı tarafından hazırlanan 3 bölümlük senaryonun, davacının kusuru nedeniyle kullanılmadığını, mali hakları devredilmeyen bir senaryonun kullanılmasının da mümkün olmadığını, davacının bahsedilen 3 bölüm için 30.000,00 TL avans ile 12.000,00 TL parayı müvekkili şirketten aldığını, ödemenin davalının mali haklarını devretmediği bir eser için aldığı haksız bir para olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek 3 bölümlük kullanılmayan senaryonun mali hak bedeli olarak ödenen 30.000,00 TL ile avans olarak ödenen 12.000,00 TL’nin davacı-karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 11.06.2015 tarih, 2014/53 E. ve 2015/176 K. sayılı kararı ile Dairenin bozma ilâmına uyularak dosya kapsamına göre, çekişmeli 4 ila 13 üncü bölümlere ilişkin olay akışlarının 5846 sayılı Kanun kapsamında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu çalışmanın senaryo için yol gösterici bir metinden ibaret bulunduğu, karşı davanın reddi sonrası davacının davalıya 3 bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışı teslim ettiği ve bunlara ilişkin mali hakların, TRT tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, kaldı ki, davalı tarafından yapılan 42.000,00 TL'lik ödemenin, ilk üç bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışının teslimi karşılığı olduğu ve bunlara ilişkin mali hakların (işleme, çoğaltma, yayma, yayınlama), taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı yapımcıya geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, çekime esas oluşturan 4 ila 13 üncü bölümlere ilişkin senaryolar yoluyla davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlâli gibi bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava ile ilgili olarak daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 09.06.2016 tarih, 2015/12683 E. ve 2016/6407 K. sayılı kararıyla; "...Ancak Dairemiz bozma ilamında da ifade edildiği gibi, davacı tarafından yazılıp davalıya teslim edilen “İpsiz ...” isimli eserin ilk 3 bölümün senaryosu ile davalının yapımcısı olduğu ve yayınlanan ilk üç bölümden sonraki bölümlerin yani 4 ila 13. bölümler arasında bulunan 10 bölümün senaryosu karşılaştırılmak suretiyle aralarında esinlenme ve yararlanma serbestisini de aşar nitelikte bir benzerliğin bulunup bulunmadığı, başka bir deyişle ilk üç bölümden sonraki senaryoların davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal edip etmediği yönünden inceleme yapılması gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeyip, davalı tarafından TRT'ye sunulan ve çekime esas oluşturan senaryolar ile 4-13. bölümlere ilişkin olarak davacı tarafından davalıya verilen olay akışlarının karşılaştırılması, senaryonun, bölümler arasında bazı kaymalar olmakla birlikte, olay akışlarına paralel olarak yazıldığı, bununla birlikte, rapora konu olan 4-13. bölümlere ilişkin olay akışlarının FSEK kapsamında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı belirtilmek suretiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 02.12.2021 tarihli duruşma gününü bildiği halde gelip davasını takip etmediği, geçerli bir mazeret de bildirmediği, davalı vekilinin de duruşmada davayı takip etmediğini beyan ettiği, dosyanın aynı tarihli duruşmada ikinci kez işlemden kaldırıldığı ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 15.06.2021 tarihli duruşmada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/774 E. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiğini, ancak bu duruşma tutanağının ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılması kararı ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince Mahkemece verilen davanın açılmamış sayılması kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlâl edilmesine dayalı alacak davası olup, Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, oturumun 02.12.2021 tarihine bırakıldığı 15.06.2021 tarihli celsede, davacı vekilince mazeret dilekçesi verilmiş, Mahkemece davacının mazeretinin kabul ya da reddine ilişkin bir karar verilmemiş ve duruşma gününün tebliği de yapılmamıştır. Mahkemece 02.12.2021 tarihli duruşmaya katılmayan ve mazeret dilekçesi de sunmayan davacının davasının 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası nedeniyle yenileme yapılıncaya kadar ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrası gereğince davacı tarafından işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde davanın yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Ne var ki, 6100 sayılı Kanun'da duruşma gününün UYAP'dan öğrenilmesi usulü bulunmamaktadır. O halde, Mahkemece davacı vekilinin mazereti reddedilmediğine göre, 02.12.2021 tarihli yeni duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, belirtilen tarihte davacı vekilinin duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve neticede yazılı şekilde davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.