İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca adı geçen borçlulara kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, hesap kat ihtarı tebliğine rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle Silivr…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1221 KARAR NO : 2025/1943 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2025 NUMARASI : 2024/816 Esas - 2025/586 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 25/06/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca adı geçen borçlulara kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, hesap kat ihtarı tebliğine rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle Silivri İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takip başlatıldığını, borçlular tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalıların itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: 1- Davalı ... vekili; müvekkilin olduğu iddia edilen imza ve el yazısı kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin el yazısı ve imzasının taklit edildiğini, dilekçe ekinde sundukları belgeler incelendiğinde ve kredi sözleşmesindeki el yazısı ve imza ile karşılaştırıldığında müvekkili adına başka şahıslar tarafından imza atıldığının tespit edileceğini, taklit edilen imzası ile müvekkilin gerçek imzası ve el yazısı arasında çok büyük fark bulunduğunu, takip alacaklısından hiçbir zaman ne kredi kullanıldığını ne de kullanılan krediye kefil sıfatıyla dahil olunduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.2-Davalı ...vekili; davacının müvekkilden herhangi bir hak ve alacağı mevcut olmadığını, müvekkilin davacıdan kredi kullanmadığını, şirketi devrettiğini, kredi kullanımının iptal edilmesi yönünde beyan verdiğini, icra takibinin haksız ve hukuksuz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece 29/04/2024 tarihli (2021/557 E. 2024/454 K.) kararla; Adli Tıp Kurumu raporunda kredi sözleşmesinin istihbarat yapılmasına yetki veren belge sayfasında, teslim tutanağı sayfasında ve 1., 19., 20. sayfalarında "... ... Sağlık Hizmetleri" kaşe izi üzerinde sağ da atılı imzalar ve 21. sayfasında "... ... Sağlık Hizmetleri" kaşe izi üzerinde üstte atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu kredi sözleşmesinin 20. sayfasında "..." yazısı altında atılı üstten gitmeler olan imzanın tanı unsurlarını yitirmiş olması nedeniyle aidiyetinin ve ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporu ile de sözleşme altındaki imzaların davalılara ait olduğunun tespit edildiği, davalıların davacıya 47.508,31-TL asıl alacak, 3.785,49-TL akdi faiz, 595,35-TL kat öncesi işlemiş faiz, 219,45-TL BSMV, 412,91-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 52.521,51-TL borçlu olduğu gerekçesiyle belirtilen alacak miktarı kadar itirazın iptaline, fazla istemin reddine %20 oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26/09/2024 tarihli (2024/1132 E. 2024/318 K.) kararıyla TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davalıya atfen yazılan bu ibarelerin davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınıp, imzanın aidiyetinin tesbit edilemediği dikkate alınarak davalının savunması değerlendirilerek geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığı belirlenmeden davalı müteselsil kefil hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlarda gereken araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece; dava konusu borcun ödendiği, davanın konusuz kaldığı, davacının alacağının tahsili için dava açtığı, davacının alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ile de sabit olduğu, davalıların dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücreti, yargı gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; müvekkilinin cebri icra tehdidi altında bulunduğu için vekalet ücreti, yargı gideri ve icra inkar tazminatını ödemek zorunda kaldığını, kefaletin geçersiz olması nedeniyle davanın konusuz kalmasında davalıların dava açılmasına sebebiyet verdiği yönünde kabulün hatalı olduğunu, yargılama sürecinde müvekkilinin davacıya borçlu olduğunun tespit edilemediğini, istinaf mahkemesinin kaldırma kararında belirtildiği şekilde inceleme yapılmadığından daha önceki eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm verildiğini, kefalet sözleşmesindeki el yazılarının müvekkiline ait olmadığını, bu hususun dosyadaki yazı örneklerinden de anlaşıldığını, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının müvekkilinden kefalet alacağının sabit olmadığını, davacının bu davanın açılmasında haksız olduğunu, yargı gideri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin haksız olan davacıya yükletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava; dava dışı şirkete kullandırılan krediler nedeniyle müteselsil kefiller hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Mahkemece 29/04/2024 tarihli kararla Silivri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 47.508,31-TL asıl alacak, 3.785,49-TL akdi faiz, 595,35-TL temerrüt faizi, 219,45-TL BSMV, 412,91-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 52.521,51-TL alacak üzerinden kısmen iptaline, hükmolunan alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı istinafa davalı ... vekili tarafından başvurulmuş ise de davaya konu icra dosyasının incelenmesinde istinaf başvurusunun yapılmasından sonra icra dosyasına 10/09/2024 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulmuş, tahsil harcının yatırılması ile aynı tarihte icra dosyası infazen kapatılmıştır. Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Ödeme iddiası, itiraz niteliğinde olup her aşamada dikkate alınabileceğinden, davaya konu icra takibindeki borç haricen ödenerek dava istinaf aşamasında konusuz kaldığından, konusuz kalan dava nedeniyle davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar davalı tarafça da istinaf edilmemiştir. Dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargı giderine hükmedilmesi gerektiği, dosya borcunun haricen ödenmesi nedeniyle ödemenin rızai ödeme olduğunun kabulü gerekmektedir. İcra dosyasının ilk derece mahkemesindeki yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını içeren ilamın icra dosyasına sunulmasından sonra infaz edilmesi nedeniyle haricen ödenen tutarın yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını da kapsadığından bu kalemler yönünden mükerrer tahsilata yol açacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi mahkemenin 29/04/2024 tarihli kararı istinaf yoluna başvurmayan diğer davalı ...yönünden kesinleştiği halde adı geçen davalı yönünden de sonuç doğuracak şekilde yeniden karar verilmesi infazda tereddüte yol açacak niteliktedir. Açıklanan nedenlerle; yargı gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının yeniden hüküm altına alınması ve hakkındaki 29/04/2024 tarihli hüküm kesinleşen davalı ...yönünden yeniden karar verilmesi doğru olmadığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalı ... yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle, davalı ...yönünden 29/04/2024 tarihli kararın kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2025 Tarih 2024/816 Esas - 2025/586 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "1-Davalı ...hakkında verilen 29/04/2024 tarihli 2021/557 esas 2024/454 karar sayılı karar kesinleştiğinden davalı ...yönünden karar verilmesine yer olmadığına,2-Davalı ... yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına,3-Davalının ödemesi, ilk derece mahkemesinin 29/04/2024 tarihli kararından sonra haricen yapıldığından bu ilamdaki yargı gideri, vekalet ücreti, icra inkar tazminatı hakkında yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına,4-Davalı ... yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 636,57-TL nin mahsubu ile kalan 21,17-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin 1.355,30-TL'sinin davalılardan müteselsilen, 4,70-TL sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davalı ... tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 60-TL istinaf yargı giderinden 59-TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/11/2025