İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkili ile borçlu-davalı arasında personel taşıma sözleşmesinin akdedildiği, müvekkili şirketin takibe konu cari hesap alacağı iş bu sözleşmeden kaynaklandığını, davalının cari hesap ekstrelerine göre takip tarihi itibariyle müvekkile 233.483,07-TL borcunun bulunduğunu, b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1331 KARAR NO : 2025/1428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2025 NUMARASI : 2024/213 Esas - 2025/379 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkili ile borçlu-davalı arasında personel taşıma sözleşmesinin akdedildiği, müvekkili şirketin takibe konu cari hesap alacağı iş bu sözleşmeden kaynaklandığını, davalının cari hesap ekstrelerine göre takip tarihi itibariyle müvekkile 233.483,07-TL borcunun bulunduğunu, bu yüzden alacağının tahsili için İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu yasal takibe yönelik yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesine, davacı tarafın lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; sözleşmede enflasyon farkının yalnızca "6 ayda bir kez olmak üzere, enflasyon artış miktarı güzergâh fiyatlarının 2/3'ne (TEFE-*TÜFE)/2 oranında yansıtılacağı” öngörülmesine rağmen 30 Haziran-12 Ağustos tarihleri arasındaki 42 günlük süreçte art arda 3 kez zam yapıldığını, bu zamların her birine enflasyon farkı, asgari ücret artış oranının bu zamlara ilave edildiğini, alacağın likit olmamasının yanında davacı tarafın ayıplı hizmet ifasında bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;alınan bilirkişi raporunda 226.092,19 TL tutarındaki faturanın taraf defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu; davalı tarafından iade edilmediği,itirazda bulunulmadığı, davalının her ne kadar hizmetin nasıl ve ne oranda yerine getirildiğinin ve düzenlenen fatura miktarlarının araştırılması gerektiğini savunmuş ise de dava konusu edilen 20.825,88- TL tutarındaki iki adet faturanın davalı tarafından iade edildiği nazara alınarak davalı borçlunun itirazının 226.092,19-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile devamına, fazla talebin reddine,alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; taraflar arasında 15.11.2021 tarihinde imzalanan "Personel Taşıma Sözleşmesi" ilişkisinin 2023 yılının ortalarına kadar devam ettiği davacının haksız ve kötü niyeti neticesinde sürdürülemez hal aldığını, 30 Haziran-12 Ağustos tarihleri arasında yani 42 gün içerisinde toplam 3 kez zam yapıldığını, 2023-Haziran ayının sonuna kadar kesilen faturaların 140.000-TL civarındayken, bu tarihten sonra yaklaşık %100 oranda zamlı düzenlendiğini, Bakırköy 43. Noterliği'nin 20.12.2023 tarih, ... sayılı ihtarnamesiyle "taraflar arasındaki anlaşmazlığa ve ihtilafa rağmen davacının sürekli yeni faturalar keşide etmek suretiyle müvekkile ilettiğini faturaların kabul edilmediğini ihtaren bildirildiğini, müvekkil şirketin aldığı hizmetin bedelini ödemekten imtina etmediğini, sözleşme süresinde ayıplı hizmet vermesi nedeniyle pek çok çalışandan şikayet aldığını, alacağın likit olmadığını,sebebinin davacı tarafından hatalı yapılmış hesaplama olmayıp aynı zamanda ayıp nedeniyle adil bir oranda indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, açık hesap bakiyesinden ( üç adet fatura) kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında personel taşıma sözleşmesi kapsamında davacının davalıya düzenlediği 30.09.2023 tarihli ...1935 numaralı 226.092,19-TL, 03.10.2023 tarihli ...5920 numaralı 7.390,88-TL, 07.10.2023 tarihli ..6417 numaralı 13.435-TL bedelli faturalar belirtilerek 233.483,07-TL alacağın tahsili istenilmiştir.Bilirkişi raporunda :takibe konu..6417 ,.5920 numaralı faturalar için aynı miktarda iade faturaları düzenlenerek davacıya iletildiği ve davacının ticari defterlerine kaydedildiği belirlenmiş böylelikle bu faturalar dikkate alınmamıştır.Takip tarihinden sonra takibe konu edilmeyen davacıya iade edilen 31.08.2023 tarihli faturayı 14.12.2023 tarihinde yeniden düzenleyerek davalıya gönderdiği davalının kayıtlarına alınmayan 249.697,73-TL bedelli bir fatura daha bulunduğu ..1935 numaralı 226.092,19-TL bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu iade ve itiraza konu edilmediği tesbit edilmiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı vekili sözleşmeye uygun olmadığı halde; davacı tarafından sürekli zam yapıldığını,sözleşmede kararlaştırılmadığı halde asgari ücrete gelen zammıda yansıttığını, davalının ayıplı hizmet verdiğini savunmuş ise de sözleşme süresinde ayıplı hizmet verildiğine ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Fiyat artışlarında anlaşamadıklarından sözleşmenin sona erdiği anlaşılmaktadır. Davalının ihtilafdan sonra düzenlenen 4 adet faturadan üçünü iade ve itiraz ettiği halde bir adet faturaya itiraz etmediği ,ticari defterlerine kayıt ettiği belirlenmiştir.Davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan bu fatura nedeniyle hizmetin alındığının kablü gerektiğinden ,ayıplı hizmet verldiğine ilişkin delil sunulmadığından bakiye alacağın ispatlandığı,davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan fatura alacağının likit olduğunun kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, bir adet fatura içeriği hizmetin alındığı, ayıplı hizmet verildiğinin ispatlanamadığı belirlenmekle itirazın kısmen iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 15.444,35-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.861,09-TL harcın mahsubu ile kalan 11.583,26-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2025