11. Hukuk Dairesi 2021/1874 E. , 2022/6351 K. "" MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/05/2017 tarih ve 2014/1245 E- 2017/438 K. sayılı kararın asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/10/2020 tarih ve 2020/100 E.- 2020/124 K. sayılı kararın Yargıtay'ca ince…
**11. Hukuk Dairesi 2021/1874 E. , 2022/6351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/05/2017 tarih ve 2014/1245 E- 2017/438 K. sayılı kararın asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/10/2020 tarih ve 2020/100 E.- 2020/124 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin, davalı şirketin 31/01/2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda alınan 21 sayılı kararla davalı şirkete müdür olarak atandığını ancak zikredilen ortaklar kurulu kararından hiçbir surette haberi bulunmadığı gibi müdürlük görevi kabul ettiğine dair bir beyanının da bulunmadığını, yapılan işlemi davalı şirketin iflasından sonra öğrendiğini ileri sürerek, davaya konu ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili birleşen davada, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, şirket ortaklar kurulunun 31/01/2012 tarihli kararıyla, ...’ın şirkete müdür olarak atanmasına karar verildiğini asıl davanın açılmasıyla birlikte öğrendiklerini ancak müvekkillerince böyle bir karar alınmadığı gibi karar metninde yer alan imzaların da müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek, 31/01/2012 tarih ve 21 sayılı ortaklar kurulu kararındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığının tespiti ile kararın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketçe, cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen dava dosyasının 05/10/2016 tarihli celsede takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı ve 3 ay içinde yenilenmediği, asıl davada davacının, davalı şirkete müdür olarak atanmasına ilişkin 31/01/2012 tarihli ortaklar kurulu kararından haberi bulunmadığı ve anılan kararı kabul etmediğinden bahisle iptalini talep ettiği ancak amaçladığı hukuki sonucu elde etmek için iş bu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığı zira aynı sonuca istifa etmek suretiyle de ulaşabileceği ve müdürlük görevinin istifayla birlikte kendiliğinden son bulacağı, bu noktada, davacının müdür olarak atandığı tarihten istifa ettiği tarihe kadar müdür olmadığının tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu düşünülebilirse de davacının bu yönde bir talepte bulunmayıp, sadece davaya konu ortaklar kurulu kararının iptalini talep ettiği gerekçesiyle, asıl davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın ise HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.