12. Hukuk Dairesi 2016/27009 E. , 2018/462 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının murafaa…
**12. Hukuk Dairesi 2016/27009 E. , 2018/462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının murafaalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından alacaklının bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi: 2-Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu senetteki imzanın borçlu şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, ayrıca şirket kaşesi üzerinde herhangi bir imzanın bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece; senedin borçlu kısmının, davalı şirketin kaşesi altında ... tarafından imzalandığı, ...'ın şirketteki görevi itibari ile şirketi borçlandırabilecek yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, kaldı ki, şirket kaşesinin, bulunduğu yer itibariyle borçlu olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, bu hali ile davacı şirketin, kambiyo senedinde, borçlu kısmındaki kaşesi dışında borçlandırmaya yetkili kişilerce imzasının olmadığı ve herhangi bir bağlantısının da tespit edilemediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Bononun düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 776/(1)-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıyabilmesi için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. Öte yandan, bononun düzenleyen bölümünde kaşesi bulunan şirketin, bonodan dolayı sorumlu olabilmesi için düzenleyenin imzasının bulunması yeterli olup, bu imzanın, düzenleyen şirket unvanı ya da kaşesi üzerine atılması gerekmez. Düzenleyenin imzasının, bononun alt kısmında ve metni kapsar biçimde olması kafidir. Diğer taraftan, takibe konu bonoların tanzim tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 547/1. maddesinde, ticari mümessil; “Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir” şeklinde tanımlanmıştır.