7. Hukuk Dairesi 2015/45858 E. , 2016/8963 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : İşe İade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı vekili, iş akdine geçerli bir neden bulunmaksızın son verildiğini öne sürerek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine kara…
**7. Hukuk Dairesi 2015/45858 E. , 2016/8963 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : İşe İade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı vekili, iş akdine geçerli bir neden bulunmaksızın son verildiğini öne sürerek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının Ramazan bayramından sonra 31.07.2014 tarihinde 24.00-08.00 vardiyasına diğer vardiya elemanları ile birlikte toplu halde ve mazeret bildirmeden işe gelmeyerek devamsızlık yapması nedeniyle 8 saat üretimin durduğunu, zarara uğradığını, davacının savunma vermekten imtina ettiğini, devamsızlık sonucu meydana gelen üretim kaybı ve maddi zarar nedeniyle iş akdine son verildiğini, haklı fesih koşulları oluşmasına rağmen iyiniyetli olarak kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, "Ramazan Bayramından sonra 31/07/2014 tarihinde 24.00-08.00 vardiyasına diğer vardiya elemanları ile birlikte toplu halde gelmeyerek ve mazeret vermeyerek devamsızlık yaparak iş kanununun kendisine yüklemiş olduğu itaat borcuna aykırı hareket ederek işverenin zarar etmesine sebep olduğu tesisin 8 saat süresince çalıştırılamadığı bu nedenle üretim kaybı yaşanarak şirketin zarara sokulduğu", bu eylemin davalı işverenin güven duygusunu zedelediği ve iş ilişkisinin devamının sağlanamayacağı bu nedenle iş sözleşmesini feshinin geçerli sebebe dayandığının kabulu gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının işgüvencesi kapsamında kalıp kalmadığı da araştırılmamış olup normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Mahkemece belirtilen ilkeler gözetilerek fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı da tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.