T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/716 KARAR NO : 2026/824 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2024 NUMARASI : 2023/31 E. - 2024/6 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat T…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/716 KARAR NO : 2026/824 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2024 NUMARASI : 2023/31 E. - 2024/6 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2024 tarih ve 2023/31 E. - 2024/6 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ... Hastanesi A.Ş.'nin ülke çapında tanınmış "..." markası ile 05.03.1976 yılından itibaren her türlü sağlık hizmeti sunduğunu, bu süreçte 1991 yılında anonim şirkete dönüştüğünü, ... Hastanesi'nin 13.03.1991 tarihinde tescil edilerek "..." ibaresinin ticaret unvanı olarak da kullanılmaya başlandığını, müvekkili şirketin sağlık sektörü başta olmak üzere faaliyet gösterdiği diğer tüm alanlarda da yıllardan beri tescilli "..." markasını kullandığını, ilk tescilin 23.10.1997 tarihinde 188317 no ile 42.sınıf için "... Hastanesi" markası olarak yapıldığını, müvekkilinin "..." ibareli markalarının 44, 05, 10, 01, 09, 21, 24, 25, 35, 38, 43, 45, 16, 41, 36, 42 mal ve hizmet sınıflarında tescilli ve aktif olarak kullanıldığını, davalının "... ..." markası altında müvekkilinin tescilli markaları ile iltibasa yol açacak şekilde sağlık hizmeti gerçekleştirdiğini, davalı şirketin "... ..." işletme adı ile hastane işlettiğini, https://....com.tr adresinde faaliyet gösteren web sayfasını kullandığını, Ankara 6. Noterliğinin 03.12.2021 tarih ve 12973 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile tecavüzün durdurulması, aksi halde cezai ve hukuki yollara başvurulacağının davalıya ihtar edildiğini, davalının haksız tecavüzü nedeniyle, müvekkilinin büyük manevi zarara uğradığını, davalı şirketin "..." ibaresini markasal kullanımının, davacı adına tescilli markalarla iltibasa yol açtığını, davalı kullanımının davacı tarafından açılan bir şube izlenimi uyandıracağını ileri sürerek, tecavüzün durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılamanın sonucunda ise davalı eylemlerinin müvekkiline ait marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalının "..." ibaresini internet ortamı ve fiziki ortamlarda markasal olarak kullanmasının önlenmesine, davalı tarafından tüm resmi doküman, katalog, broşür, fatura vs evraklardan, totem ve tabeladan "..." ibaresinin kaldırılmasına, işletme adı ve ticaret unvanı olarak "..." ibaresinin kullanılmamasına, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise ilgili dökümanların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin Ağrı ilinde faaliyet gösterdiğini, hastane isminin ... ... biçiminde bir bütün olarak kullanıldığını, davacı ve lagosunu çağrıştıracak bir tutum ve davranış içerisine girilmediğini, müvekkilinin davacı şirketin markasını taklit kastı ve gayesinin bulunmadığını, ... Ağrı ... Tıp Merkezinin faaliyet gösterdiği Ağrı ilinin küçük olduğunu, sosyal bağların güçlülüğü karşısında hastanede hizmet alan şahısların tamamına yakın bir kısmının hastane yönetim kurul üyeleri ve başkanını yakinen tanıdıklarını, ... ... isminin bir bütün olarak kullanılması ve özellikle farklı illerde faaliyette bulunulmaması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz edilmediğini, davacı tarafın farklı şehirlerde hizmet veren hastane, tıp merkezi vs. şubelerinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline ait hastanenin davacının bir şubesi olduğu yönünde algı oluşamayacağını, müvekkilinin yıllardır hizmet verdiği çevrede söz konusu markanın tanınmışlık düzeyini kullanarak itibarını zedelemeye yönelik maddi ve manevi herhangi bir faaliyette ya da girişimde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, https://....com.tr" ibareli internet sitesinin davalıya ait olduğu, söz konusu site içeriğinde "..." ibaresinin ticari etki doğuracak şekilde ve markasal olarak sağlık hizmetleri bakımından kullanıldığı, davalının "..." adresinde "... ..." ismi ile sağlık hizmeti verdiği, "...", "..." sözcüklerinin davalının faaliyet gösterdiği sektör bakımından markasal ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, bu nedenle davalının markasal kullanımlarında ayırt ediciliği bulunan unsurun "..." sözcüğü olduğu, davacının salt "..." kelimesinden oluşan ve 44.sınıfta tescilli markası bulunduğu gibi "..." esas unsurlu çok sayıda seri markasının bulunduğu, davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımları ile davacıya ait 188317, 189419, 2003/26827, 2007/34002, 2009/02315, 2011/101359, 2014/06815, 2014/06819, 2014/06823, 2014/06828, 2014/06830, 2014/06834, 2014/08118, 2014/08120, 2015/04734, 2015/06167, 2015/09449, 2015/95518, 2016/10461, 2016/10465, 2016/10472, 2016/10483, 2016/70710, 2016/95218, 2017/37399, 2019/23797 ve 2019/23799 sayılı markalar arasında, gerek hizmet benzerliği, gerekse işaret benzerliği nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu, bu durumun 6769 sayılı SMK m.29/1-a ve m.7/2-b hükümleri uyarınca davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturduğu, davacının 6769 sayılı SMK m.151/2-b hükmü uyarınca davalının elde ettiği net kazanca göre maddi tazminat talep ettiği, davacı tarafından Ankara 6.Noterliği'nin 03/12/2021 tarih 12973 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya, marka hakkı ihlali oluşturan eylemlere son vermesi ve ihlal oluşturan eylemleri kaldırmasına yönelik ihtarnameyi tebellüğ tarihinden itibaren yedi iş günü süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 07/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, yedi iş günlük sürenin 16/12/2021 tarihinde sona erdiği, davacı yanın davalı yandan 16/12/2021 tarihi ile dava tarihi arasında vuku bulduğu iddia edilen haksız eylemlerden kaynaklı olarak maddi tazminat isteminde bulunabileceği, ihlal fiilinin başladığı 16.12.2021 tarihinden davanın ikame edildiği 23.01.2023 tarihe kadarki dönem dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesine göre davacı lehine tazminat bedelinin (3.050,00 TL+60.549,20 TL+3.834,68 TL=) 67.433,88 TL tutarında olduğu, davacı şirketin cirosunun yüksek olmasının, tek başına, davacı yanın "..." esas unsurlu markalarının Türkiye genelinde tanınmış olduğunu ispatlamaya elverişli olmadığı, bununla birlikte davacının "..." markalarının ayırt ediciliğini güçlendirdiğinin de yadsınamayacağı, bu markalar ile yüksek cirolar elde ettiği, böylece "..." ibareli markaların ekonomik değerini artırdığı kabul edilse bile davalı yanın marka hakkı ihlali oluşturan eylemleri bakımından elde ettiği net kazancın oluşmasında davacının "..." esas unsurlu markalarının belirleyici etken olduğunun söylenemediği, bu nedenle tespit edilen kazanç bedeline hakkaniyete uygun bir payın eklenmesi koşulunun somut olayda oluşmadığı, bununla birlikte, somut olayın özelliğine göre, davacı yan her ne kadar salt Ankara ilinde faaliyet gösteriyor olsa da, "..." markaları ile vermiş olduğu sağlık hizmetinden kaynaklı yüksek cirolar elde ettiği de nazara alındığında, tespit edilen net kazanç bedelinden indirim yapılması koşulunun da somut olayda oluşmadığı, davalının, davacının hak sahibi olduğu markalar ile iltibas tehlikesi oluşturan markasal kullanımlarda bulunma eyleminden kaynaklı olarak davacı markalarının ticari piyasada edindiği imajı zedelediği, bu nedenle manevi tazminat talep etme koşulunun somut olayda oluştuğu gerekçesiyle, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, muhtemel tecavüz eylemlerinin önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalının "..." ibaresini internet ortamı ve fiziki ortamlarda markasal olarak kullanmasının önlenmesine, davalı tarafından tüm resmi doküman, katalog, broşür, fatura vs. evraktan, totem ve tabeladan "..." ibaresinin kaldırılmasına, işletme adı olarak "..." ibaresinin kullanılmamasına, üzerinde "..." ibaresi bulunan tanıtıcı materyallerden bu ibarenin silinmesine, bunun teknik olarak mümkün olmaması halinde üzerinde "..." ibaresi bulunan tanıtıcı materyallerin imha edilmesine, 67.433,88 TL maddi tazminatın 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 70.000,00 tl manevi tazminatın 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin Ağrı ilinde faaliyet gösterdiğini, "... ..." ibaresini bir bütün olarak kullandığını, davacı markasına yaklaşmasının ya da teklit durumunun ve gayesinin söz konusu olmadığını, marka hakkına tecavüz edilmediğini, tarafların hizmet sunduğu bölgelerin farklı olduğunu, müvekkilinin, davacı markalarının tanınmışlığını kullanarak itibarını zedelemeye yönelik maddi ve manevi herhangi bir girişimde bulunmadığını, dava konusu kullanımda davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacının ticaret hacminin büyüklüğünün "..." ibareli markalarının Türkiye genelinde tanınmış olduğunu ispatlamadığını, müvekkilinin net kazancının oluşmasında "..." ibaresinin kullanılmasının belirleyici etken olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 44.sınıfta tescilli markalarının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, davalının dosya kapsamında tespit edilen "..." tabelalı hastane işletmesinde, https://....com.tr" ibareli internet adresinde ve site içeriğinde "..." ibaresini ticari etki doğuracak şekilde ve markasal asli unsur olarak sağlık hizmetlerinde kullandığı, uyuşmazlık konusu 44. sınıf hizmetler yönünden "..." ibaresinin tanımlayıcı veya tasvir edici bir niteliğinin bulunmadığı, davalının bu hizmetlerde söz konusu ibareyi asli markasal unsur olarak kullanmasının 6769 sayılı SMK m.29/1-a ve m.7/2-b hükümleri uyarınca davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz oluşturduğu, davacının maddi tazminatın SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre belirlenmesini talep ettiği, mahkemece bu doğrultuda düzenlenen denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna istinaden belirlenen maddi tazminat miktarının ve takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamına ve somut olayın özellikleri ile hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.388,10-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan (427,60-TL+2.027,00-TL) 2.454,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 6.933,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...