T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/12 KARAR NO:2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/06/2025 NUMARASI: 2021/569 Esas - 2025/580 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/12 KARAR NO:2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/06/2025 NUMARASI: 2021/569 Esas - 2025/580 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete sigortalı bulunan firma işyerinin bahçesinde bulunan direk tipi elektrik trafosu arıza yaptığını, elektrik enerjisi davalı ... tarafından kesildiğini ve bu nedenle 23/05/2013 günü işyerinde üretimin durduğunu, bu nedenle sigortalı şirketçe, davalılardan .... Şti.' nden 23/05/2013 tarih ve ... numaralı faturaya istinaden direk tipi elektrik trafosu satın alındığını, trafonun montajı ve testlerinin de davalı .... Şti. yetkililerince yapıldığını, işbu trafonun İmalatçısı (yapımcısı) ise diğer davalı .... Şti olduğunu, trafonun montajının, 24/05/2013 gecesinin sonuna doğru tamamlandığını, akabinde davalılardan...' nca trafoya enerji verildikten hemen sonra elektrik trafosunda şiddetli bir patlama meydana geldiğini, patlamanın etkisiyle trafodan çıkan arklar ve trafo yağlarının yanarak akmasıyla depodaki akrilik elyaflar tutuştuğunu ve yangın aşırı hızlı bir şekilde büyüdüğünü ve yayıldığını, yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ve yoğun çabaları sonucunda 25/05/2013 günü öğle saatlerinde söndürülebildiğini, yangın nedeniyle, giriş katla birlikte dört kat olan bina ile depo olmak üzere, işyerinin tamamı ağır surette hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, bunun yanı sıra; İşyerindeki makinelerin ve tesisatın tamamı, demirbaşın tamamı, emtianın tamamı yanmış ve kullanılamaz hale geldiğini, sigortalı işyeri binası, demirbaşı, makine, tesisat ve emtiasının yanı sıra, işyerine komşu bulunan ... şti., ... firması, ... Şti. işyerleri ile ...' e ait olan binada da hasar meydana geldiğini, davalıların zararın oluşumunda müteselsilen sorumlu olduklarından, zararı da müştereken ve müteselsilen tazminle yükümlü olduklarını, davalı ... Şti. trafoyu müvekkili şirket sigortalısına satan ve montajını yapan olması nedeniyle zararı tazminle sorumlu olduğunu, davalılardan... da hasarı tazminle yükümlü olduğunu, bu nedenlerle, hasarın tazmini için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Daval.... Şti. vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde; davalının bu davada herşeyden önce taraf sıfatının olmadığını, çünkü davacının davasının dayanağı ...Şti.'nin davalıdan direk tipi elektrik trafosu aldığını ve bu trafonun montajının davalı tarafından yapıldığı iddiası olduğunu, ancak bu iddianın doğru olmadığını, bahse konu elektrik trafosu ... Şti. tarafından davalıdan talep edildiğini ancak davalıdan trafo satışı ve montajı yapmadığını şirkete bildirmesi üzerine ilgili şirket ile davalı arasındaki geçmişe dayalı ticari ilişkiden kaynaklı olarak .... Şti.'nin davalıdan trafoyu temin etmesini istemesi üzerine müvekkilinin bu trafonun satış ve montaj işini yapan ... ....Ltd.Şti. ile temasa geçerek talep edilen trafonun getirilmesini sağladığını, ilgili trafo ... ... Şti. tarafından ... Şti.'ne teslim edilerek yine aynı şirket tarafından montajı yapıldığını, bu konu hem ... Şti.'nin hem de davacı ... A.Ş.'nin bilgisi dahilinde olduğunu, zaten konu ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığının 2013/24459 Sor. numaralı dosyasında da ... ....Ltd.Şti. yetkilileri hakkında şüpheli sıfatı ile tahkikat yapıldığını, belirtilen soruşturma dosyası davacının delil listesinde mevcut olduğunu , davanın davalı şirkete değil ... Şti.'ne yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Müteşebbis Heyeti yönetim Kurulu Başkanlığı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde; trafo, direk, pano ve tüm kabloların arıza işletme bakım sorumluluğu tamamen tesis sahibine ait olduğunu, davalının bölgesinde yüksek gerilimden beslenen tüm müstakil trafolu abonelere 15/03/2010 tarihinde bu konudaki yasa ve uygulamalardan doğan hukuki sorumlulukların firma sahibine ait olacağına dair yazılı olarak da uyarıldıklarını, ilgili firma tesisin işletme bakımları kendi mülkiyetlerinde olması nedeniyle trafolarını değiştirirken doğal olarak başkanlıklarına haber verilmediğini, olay ile ilgili olarak; 22/05/2013 tarihinde aynı enerji nakil hattından beslenen abonelerden gelen elektrik kesintisi olduğuna dair telefon ihbarları üzerine saat;17:20 ‘den itibaren ekiplerinin arıza tespiti için çalışmalar yaptığını nihayet 03:50‘de arıza kaynağının ... Ltd. Şti. tesislerinden geldiğini tespit ederek bu firmanın yüksek gerilim hattını ... ye ait mevcut yüksek gerilim hattından ayırarak enerjinin kesildiği ancak tesislerden gelen arızanın tespit edilerek tesislerindeki arıza giderilerek haber verilmesinden sonra tesislere yüksek gerilimden tekrar enerji verilebileceği ikaz edildiğini, arıza, işletme ve bakım sorumluluğu tamamen ... Ltd. Şti. firmasında olan bu tesise tekrar elektrik verilmesi ile ilgili 24/05/2013 tarihinde isteklice yapılan müracaat üzerine açma–kapama bedeli yatırtılarak ekiplerin gerekli kontrolleri neticesinde 24/05/2013 tarih ve saat; 23:05‘de elektrik verildiğini, elektrik verildikten sonra ekiplerinin olay mahallinden ayrılmayarak bekledikleirni, fabrika tesislerinin çalıştığını görerek herhangi bir problem veya elektrik kaynaklı herhangi bir arızanın olmadığı anlaşıldığından, işletmeye döndüklerini, yangın ihbarı üzerine tesis mahalline giden ekiplerin tesiste yangın olduğunu görerek can ve mal emniyetinin sağlanması amacıyla tekrar enerji vermeyerek bir müddet bekledikten sonra diğer abonelerin mağdur olmamaları için yanan tesisin hatlarını ayırarak mevzuatlara uygun olarak ana hatta enerji verildiğini, davalının dava konusu olayda bir kusuru bulunmadığını, davanın reddini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şti. vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde ; ... Şti 'nin...'daki fabrika binasındaki direk tipi trafonun arıza yapması sebebi ile 23/05/2013 tarihinde işyerinde enerji kesilerek üretim durdurulduğunu, bunun üzerine sigortalı şirketçe ,diğer davalı ... Şti'den 23/05/2013 tarih ve ... numaralı faturaya istinaden hermelip direk tipi elektrik trafosu satın aldığını ve bu firmaya da montajını yaptırdığını, trafoya diğer davalı ...'nın enerji vermesinden belli bir süre sonra trafodan kaynaklandığı iddia edilen yangının çıkması ile sigortalı şirkete ait fabrika ve emtialar ile komşu işyerleri maddi zarar gördüğünü , davacı şirketin bu zararları karşılayarak davalılara rücü etme talebi ile dava açtığını, davalı şirketin , sigortalı şirkete monte edilen 400 K.WA , 30 KV gücünde hermetip direk tipi trafonun imalatçısı olduğunu, bu trafoyu davalının davacının sigortalı şirketine satmadığını, davalı şirket iş bu trafoyu dava dışı ....Şti.'ne 23/05/2013 tarih ve ... sıra numaralı fatura karşılığı satıp , ayıpsız ve tam çalışır şekilde teslim ettiğini, trafoyu satın alan ... Ltd.Şti.'de bu trafoyu diğer davalı ... Ltd.Şti.'ne fatura karşılığı satıp teslim ettiğini, davalının trafoyu imal ettikten sonra alıcıya ayıpsız ve tam çalışır şekilde teslim etme şartları ve buna bağlı imalatçı olarak sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince''....Davacının sigortalısına ait işyerinde çıkan angının çıkış noktasının ... firmasının işyerine yeni monte edilen 400 kVA kapasiteli direk tipi trafo olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda yangının trafodan kaynaklanmadığı, farklı bir alandan başladığı belirtilmişse de, sonradan incelenen güvenlik kamerası görüntülerine dayanılarak düzenlenen 25.10.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda yangının trafonun patlaması sonucu başladığı açıkça ortaya konulmuştur. Bu nedenle ilk bilirkişi raporunun eksik veya hatalı olduğu kabul edilerek, yangının çıkış noktası trafo patlaması olarak belirlenmiştir.Yangın olgusunun teknik analizi, yangın fiziği (combustion theory) ve patlama sonrası enerji yayılım prensipleri çerçevesinde yapılmıştır. Trafo içerisinde bulunan dielektrik sıvının (trafo yağı) ani boşalımı ve yüksek sıcaklıkta yanıcı gazların alevlenmesiyle meydana gelen patlama, yüksek ısı ve kıvılcım yayılımına sebebiyet vermiştir. Bu durum, çevrede bulunan yüksek derecede yanıcı özellik gösteren elyaf türü malzemelerin kısa sürede tutuşmasına ve yangının hızla büyümesine neden olmuştur.Elektrik mühendisliği ve iş sağlığı güvenliği mevzuatı çerçevesinde yapılan değerlendirmede, yangının oluşumunda birden fazla aktörün ihmali ve kusuru olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda,Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 60. maddesi uyarınca, yüksek gerilimli elektrik tesislerinde teknik konulardan sorumlu bir elektrik mühendisi bulundurulması zorunludur. Bu yükümlülüğe riayet edilmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca, trafo etrafında 3 metre yarıçaplı yanmaz malzeme (örneğin mıcır veya granül) ile güvenlik alanı oluşturulmamış ve bu eksiklik, patlama sonrası çıkan arkların çevredeki yanıcı maddelere sıçramasına neden olmuştur.Bu nedenle, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının ihlali, tesis güvenliği yetersizliği ve mühendislik denetimsizliği dikkate alınarak ,davacının sigortalısı .... Şti.:%80 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.... Uygulama Yönetmeliği gereği, ruhsatlandırma ve denetim görevlerini yerine getirmediği, projeye uygunluğu kontrol etmeden enerji arzına izin verdiği anlaşılmıştır.Abonenin faaliyet ruhsatı olmaksızın çalışmasına göz yummak da yönetimsel bir kusur teşkil etmektedir. Bu çerçevede davalı ... (... %10 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.Trafo montaj ve test sürecine ilişkin olarak yönetmeliklere uygunluğu kanıtlayan belgeler (tutanak, fatura, uygunluk raporu vb.) ibraz edilmemiştir. Montajın yeterli güvenlik önlemleri alınmadan yapıldığı sonucuna varıldığından davalı ... Firmasının montaj kusurları nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.Trafonun imalat sürecine ilişkin herhangi bir kusur veya ayıplı malzeme tespiti yapılamamış; dolayısıyla,yangına sebebiyet veren trafoyu ... firmasına satan üretici firma olan davalı ... firmasının dosya kapsamına göre bir kusuru bulunmamaktadır.........Davacının sigortalısı dava dışı İşyeri sahibinin sorumluluğu hem haksız fiil hem de tehlike sorumluluğu ilkesi kapsamında değerlendirilir. TBK m.69 kapsamında, tehlike arz eden işletmelerin sahipleri, kusurları olmasa dahi zarardan sorumlu tutulabilirler. Ancak somut olayda, işletmenin:Trafo alanında gerekli yangın güvenliği önlemlerini almaması,Yangına hassas malzeme stoklama hatası,Elektrik mühendisi çalıştırmama gibi ağır ihmallerinin bulunduğu görülmektedir.Burada "ihmalen taksir" söz konusu olup, dikkat ve özen yükümlülüğünün (duty of care) ağır şekilde ihlali mevcuttur. Doktrinde "pozitif davranışla zarar verme" (act of commission) ile "ihmal sonucu zarar verme" (act of omission) arasında ayrım yapılır ve bu olayda her iki unsur da mevcuttur. Bu nedenle işyeri sahibinin asli ve baskın kusurlu olması nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu,davalı Montaj firması ... Elektronik firmasının "mesleki özen yükümlülüğünü" (professional duty of care) ihlal etmiştir. İlgili mevzuatlar (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği) ve iş sağlığı güvenliği kuralları gereği, montaj firması yalnızca montajın fiziki tamamlanmasından değil, aynı zamanda işin teknik uygunluğundan da sorumludur. Malzeme belgeleri sunulmamış, işin yönetmeliklere uygunluğu ispatlanamamıştır.Haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde, ... firması "taksir" ile hareket etmiş, fakat zararın esas sebebini oluşturmamış, bu nedenle %10 tali kusurlu olduğu,,... (...) yönetimleri, 4562 sayılı ... Kanunu ve ilgili mevzuatlar uyarınca ruhsat, iskan, enerji arzı ve güvenlik denetimlerinden sorumludur. Denetim yükümlülüğünü yerine getirmemek, TBK m.49 anlamında hukuka aykırılık teşkil eder. ..., "organizasyonel ihmal" kategorisinde değerlendirilmeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmasa da yetki kullanan bir idari organizasyon olarak sorumluluğu kabul edilmelidir.Buna göre bu davalının meydana gelen zarardan %10 oranında kusurlu olduğu,İmalatçı sorumluluğu, TBK m.49 ile birlikte Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.4 vd. ve 4703 sayılı Ürün Güvenliği Kanunu çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak somut olayda ürün ayıbına ilişkin bir delil bulunmadığından, üretici firmanın hukuki sorumluluğu doğmadığı,sigortacı tarafından,sigortalısına ödenen sigorta bedelinin bilirkişi incelemesi neticesinde kadr-i maruf olduğu anlaşıldığından,davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı sigortacının dava dışı sigortalısının kusuruna denk gelen kısım hariç tutularak hesap edilen zara miktarının ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar davalılar ... ve ... firmalarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,davalı ... firmasının meydana gelen zarar ile ilgili kusuru ispat edilemediğinden bu davalı yönünden açılan davanın ve davacının diğer davalılar aleyhine açtığı davada fazlaya ilişkin talebinin reddine" gerekçesiyle 1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile; 1.702.085,88.-TL tazminatın, 105.806,4 TL'sine 07.06.2013 tarihinden itibaren, 928.301,47 TL'sine 26.07.2013 tarihinden itibaren,653.357,02 TL'sine 13.09.2013 tarihinden itibaren,7.750,68 TL'sine 12.08.2013 tarihinden itibaren, 6.179,00 TL'sine 14.08.2013 tarihinden itibaren, 691,31 TL'sine 26.09.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ....Şti. İle ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının,bu davalılara ilişkin fazlaya dair talebin REDDİNE, B-)1-Davacının,davalı ....Şti aleyhine açtığı davanın,bu davalıya atfedilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle REDDİNE, '' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf kaldırma kararında özellikle dikkate alınması vurgulanmış teknik uzman raporlarına da yer verilmediğini ve raporlar dikkate alınmaksızın hüküm oluşturulduğunu, davalıların sorumlulukları yönünden hukuki nitelemede hata yapıldığını ve tüm davalılar yönünden salt TBK 49. madde kapsamında haksız fiil sorumluluğu yönünden değerlendirmede bulunulduğunu, kaldırma kararına aykırı şekilde tanzim olunmuş ve kusur ile sorumluluk oranlaması yönünden hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporlarına itibar olunmak suretiyle hükmolunan kusur ve sorumluluk yüklenildiğini, dosyadaki mevcut görüntülerde; öncelikle trafonun oldukça yüksek bir noktada bulunduğu ve aşırı şiddetli bir şekilde patladığı, trafonun bulunduğu yüksekliğin ve patlamanın şiddetinin etkisiyle onlarca metre uzaklıkta mesafelere kadar ateşler saçıldığı, ateşlerin fabrika binasını tutuşturmakla kalmayıp fabrika bahçe sınırlarını dahi aşarak fabrika dışındaki yolun karşısına kadar ulaştığının açık bir şekilde gözüktüğünü, dolayısıyla zaten yüksek bir noktada bulunan trafonun şiddetle patlaması nedeniyle altındaki 3 metre yarı çaplı alanda yanmaz malzeme bulunup bulunmasının yangının meydana gelmesini ve de büyümesini engelleyici hiçbir etkisinin olamayacağını, yine davalı ... tarafından montajı yapılan trafo ve elektrik tesisatının ... yetkilisi nezaretinde davalı...'nin mühendis ve teknisyenlerince yerinde kontrol edilip uygun görülerek elektrik verilmesini müteakip birkaç dakika içinde aniden infilak etmesi karşısında olay öncesi zaten mahalde ... ve... yetkilileri varken bunun haricinde bir elektrik mühendisi bulunmasının patlamayı ve yangını önleyici hiçbir etkisinin olamayacağının da sabit olduğunu, asıl dikkate alınması gerekenin belge itfaiye yangın raporu olduğunu, raporda trafo altında veya yakınında elyaf bulunduğuna dair hiçbir tespit olmadığı gibi aksine patlama esnasında elyaf ve ipliklerin fabrikanın deposunda bulunduğunun da açık ve net olarak vurgulandığını, dolayısıyla patlamanın ve yangının meydana gelmesinde ve yangının büyümesinde hiçbir dahli ve etkisi olmayan müvekkili şirket sigortalısına, neticen tüm davalıların TBK'nun 61. maddesi uyarınca hasarın tamamının müştereken ve müteselsile tazminle sorumlu olduklarını, yine davalı ... ve... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine karşın, 9 no'lu fıkrada (diğer davalı ... ile birlikte) her üç davalı yönünden tamamen redde göre hesap edilen ücreti vekalete hükmolunması ve 9 no'lu fıkrada tamamen redde göre hesap edilen ücreti vekalete hükmolunmuş iken 10 no'lu fıkrada, davalı ... yönünden tamamen redde göre (9 no'lu fıkrada hesap edilen tutardan) farklı tutar hesap edilmek suretiyle bakiye tutar yönünden ... lehine tekrar vekalet ücretine hükmolunmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ...Şti. Vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davalının bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının davasının dayanağının ....Şti'nin müvekkilinden direk tipi elektrik trafosu aldığı ve bu trafonun montajının davalı şirket tarafından yapıldığı iddiası olduğunu ancak bu iddianın doğru olmadığını, bu trafonun satış ve montaj işini yapan ... ....Şti. ile temasa geçerek talep edilen trafonun getirilmesini sağladığını, davalının trafo ile alakalı olarak fatura tanzim etme sebebinin malın satıcısı olması değil ....Şti. ile aralarında olan geçmişe dayalı ticari ilişki olduğunu, trafonun müvekkili tarafından monte edildiği hususunu kabul anlamına gelmemek üzere; yangının montajla alakalı olarak çıktığı hususunun ispatlanmış olmadığını, davalının trafo satışı ve montajı yapan bir şirket olmayıp ... ...Şti..nin trafoya ilişkin kestiği fatura bedeli ile davalının ...Şti'ne kestiği trafo satış bedeli incelendiğinde görüleceği üzere 100 TL. gibi tamamen sembolik bir kar marjı konulduğu ve bu faturanın tamamen ....Şti.nin talebi ile tanzim edildiğinin ortada olduğunu, trafonun kurulu bulunduğu alan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 10 maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak düzenlenmiş olup trafonun altına yanıcı madde olan elyaf konulduğunun da sabit olduğunu, işyerinin gerekli önlemleri alması halinde yangından kaynaklı zararın bu boyutlara ulaşmayacağını, hatta muhtemelen fabrika binasına dahi yangının ulaşmayacağını, yangının çıkış sebebinin trafo olduğu düşünülse dahi zararın bu boyuta ulaşma ve yangının önlenememe sebebinin sigortalananın kendisi olduğunu, dolayısıyla sigortalananın kendi kusurundan kaynaklanan zarardan davalının sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3-Davalı İstanbul... vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kaldırma kararına uygun bir şekilde inceleme yaptırmadığını, BAM kararında gerekçede yazılı olan ...A.Ş. İbareli trafo ile ilgili düzenlenen ekspertiz raporunun incelenmediğini, ... markalı aynı güce sahip trafonun bu dava dosyası yönünden önemli delil olduğunu, trafonun incelenmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen incelenmediğini, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/24459 dosyasının incelenmediğini, ... (...) yönetimlerinin, 4562 sayılı ... Kanunu ve ilgili mevzuatlar uyarınca ruhsat, iskan, enerji arzı ve güvenlik denetimlerinden sorumlu olduğunu, denetim yükümlülüğünü yerine getirmemenin, TBK m.49 anlamında hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ..., "organizasyonel ihmal" kategorisinde değerlendirilerek kamu tüzel kişiliğine sahip olmasa da yetki kullanan bir idari organizasyon olarak sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiğini, buna göre bu davalının meydana gelen zarardan %10 oranında kusurlu olduğu, ...'nin yeterli denetim yapmadığı konusunun kabulünün mümkün olmadığını, binanın inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi dahi olmadığını, yasalara aykırı olarak faaliyet gösterdiği binada faaliyet gösterdiği için kusurlu olup korunmaya değer bir hukuki menfaati ulunmadığını, sigortalının hiçbir önlem almadan çalışma yaptığı bu yerde meydana gelebilecek yangın, sel vs. gibi riskler altında olduğunu, davacı sigorta şirketinin de bu hususları araştırmadan sigorta yaparak ödemelerde bulunduğunu ve sigorta şirketinin sadece sigortalının ve hatta sigortalı dışında bir kişinin beyanına göre düzenlenen, hiçbir evraka ve gerekçeye dayanmayan bir ekspertiz raporu ile ödeme yaptığını, poliçede olmayan binanın da ödemeye dahil edildiğini, davacı tarafından yapılan kıymet takdiri de fahiş olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, binanın yeniden yapılması sonucunda kazandığı değerin de dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, TTK 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına 24.05.2013 tarihinde meydana gelen yangın sonucu ödediği tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, 2014/576 E. 2018/393K. Sayılı ilam ile davanın reddine dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan incelem sonucunda 2020/330 E. 2021/603 K. sayılı ilam ile ''....Somut olayda kök ve ek rapor arasında olayın çıkış anı ile ilgili farkı tespitlerin bulunduğu, Mahkemece ek rapora riayet edilerek hüküm kurulması yoluna gidildiği, ancak gerekçeli kararda bilirkişi raporuna yönelik uzman görüşler sunularak yapılan itirazların karşılanmadığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi için düzenlenmiş ek raporda da belirtildiği üzere dava dışı sigortanın davaya konu olan trafodan önce kullandığı...A.Ş. ibareli trafo ile ilgili düzenlenen ekspertiz raporunda trafonun bobinlerinin yanarak infilak ettiği ve kullanılamaz hale geldiğinin belirtildiği ve davaya konu ... markalı aynı güce sahip trafonun iş bu dava dosyası yönünden önemli delil olduğu, trafonun incelenmesi gerektiği belirtilmekle mahkemece Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak 2013/24459 soruşturma sayılı dosyada davaya konu edilen trafoyla ilgili savcılık aşamasında düzenlenen bilirkişi incelemesi ve yapılan tüm işlemlerin sunulması, ayrıca Soruşturma dosyasının derdest, soruşturmasının devam ettiği hususunun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bildirildiği nazara alındığında, soruşturmanın hangi aşamada olduğunun öğrenilmesi, mümkün olması halinde trafo üzerinde teknik bilirkişiler eşliğinde de inceleme yapılması ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek, davacı vekilince bilirkişi heyeti raporlarına yönelik sunulan itiraz dilekçelerinin ( davacı tarafça sunulan raporlar da nazara alınmak suretiyle) mahkemece değerlendirilmesi suretiyle davalıların sorumlulukları ve davaya konu haksız fiilde kusurlu olup olmadıkları tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde yeniden makine, elektrik mühendisi, yangın uzmanı, sigorta bilirkişisi, tekstil mühendisi, inşaat mühendisi, CD çözümü alanında uzman teknik bilirkişi ve temin edilebilmesi halinde davaya konu trafo üzerinde inceleme yapabilecek teknik bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle davacı itirazlarını da karşılayacak ve raporlar arasındaki çelişkileri ortadan kaldıracak biçimde, yeterli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,'' dair karar verilmiştir.Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler: Davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Şti arasında ... numarasıyla düzenlenen ... Sigorta poliçesinin 16.11.2012-2013 dönemlerini kapsadığı, ... adresinin ''... K. Çekmece, sigorta teminatlarının ise yangın, yıldırım, infilak (bina, emtia, makine, demirbaş), enkaz kaldırma, komşuluk mali mesuliyet ek teminatı olarak belirtildiği ve davaya konu edilen 24.05.2013 tarihinde meydana gelen yangın tarihinde poliçenin yürürlükte olduğu görülmektedir.Düzenlenen yangın raporunda; Fabrikanın bahçesindeki mamullerle birlikte alevli surette yandığının görüldüğü/Zemin üzeri 2 kat ve çekme kattan oluşan yaklaşık 2800 m2 fabrika binası ile bahçesinde bulunan 1000 m2'lik tek katlı mamul deposu olmak üzere toplam 3800 m2'lik kapalı alana sahip iplik mamul ve yarı mamul üreten fabrikanın yoğun dumanla birlikte alevli şekilde yanmakta olduğunun görüldüğü, yapılan incelemede işyeri bahçesine girişe göre sol tarafta, ön bahçe içerisinde bulunan işyerine ait direk üstü yağlı trafoda herhangi bir nedenle meydana gelen patlama sonucu etrafa saçılan kıvılcım, kor parçaları ve trafo içerisindeki yağın trafonun çevresine ve işyerinin deposunda bulunan elyaf ve ipliklerin üzerine düşmesi sonucu bu maddelerin tutuşturmasıyla yangın başlangıcına sebebiyet verdiği ve şiddetli rüzgarın etkisiyle fabrikanın tamamına sirayet ettiği belirtilmiştir. Ekspertiz Raporu:Sigortalı şirketin binada kiracı olduğu, sigortalı şirket ortağının fabrikanın direk tipi trafosu arıza yaptığı için 23.05.2013 tarihinde fabrika üretiminin durduğunu ve yeni trafo satın alındığını, 24.05.2013 tarihinde geç saatlerde trafo montaj ve testlerinin tamamlandığını ve trafoya enerji verildikten 10 dakika sonra trafoda patlama meydana geldiğini,patlayan trafodan çıkan arklar ve yanarak akan trafo yağlarının depodaki akrilik yağları tutuşturması üzerine yangının büyüdüğü, Fabrikanın ... sisteminin tamamen yandığı, karşı taraftaki Basaksehir 1. Etap yanı Tümsan 2. Sanayi sitesi ... sisteminden alınan görüntülerde trafonun 23.30 da patladığı ve yangının başladığı belirtilmiştir.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına Elektrik-Elektronik Müh. ... tarafından hazırlanan 03.07.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; "...Kolluk Kuvvetlerince hazırlanmış CD inceleme tutanağında ... AVM numaralı görüntüde saat 23.30.55 sıralarında trafonun patladığı ve kıvılcımların alevlerin yükselmeye başladığı gözükmekte, Trafo üreticisi ...'ın Transformatörü ...standartlarına ve ... şartnamesine uyun üretmek zorunda olduğu, bu hususta dosyaya sunduğu Transformatör Test Raporunda gerekli testlerin yapılmış olduğu anlaşıldığından herhangi bir atfı kabil kusur yüklenemeyeceği, patlamanın meydan geldiği ... Şti.'nin aksi ispatlanmadığı takdirde transformatörün ... sigortalarının atarak yangının çıkmasını engellememesi (uygun sigorta seçilmemesi), trafonun yanına yanıcı ve kolay tutuşan elyaf türü malzemelerin depo edilmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu...." yönünde tespit yapılmıştır.... Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen 06.02.2015 tarihli yazı ekinde 25.05.2013 tarih tutanağı gönderildiği ve nöbetçi montör ile elektrik mühendisleri düzenlenen tutanağın örneğinde; dava dışı sigortalının firmasına ait olan trafodan kaynaklı arıza nedeniyle enerji kesintisinin yaşandığı, trafo izole edildikten sonra 23.05.2013 saat 02.50 itibariyle hatta elektrik alındığı, 24.05.2013 tarihinde dava dışı sigortalı şirketin arsanın trafoyu değiştirdiği ve gerekli işlemleri yaptığı hususun da belirtilmesi sonucunda nöbetçi montörlüğü ekibiyle saat 23:00' te sigortalı iplik fabrikasına gidildiği, kontroller yapıldığı, trafonun değiştirilmiş olduğu ve sigortalı ayırıcı montajının yapılmış olduğu görüldüğünden trafoya enerji sağlayabilmek amacıyla enerji hattında kesinti yapılmış bağlantılar sağlanarak enerji verildiği ve enerji verildikten sonra abonenin alçak yeni panosu kontrol edildiği ve herhangi bir problem olmadığı, saat 23:00.35 itibariyle abonelerden enerji olmadığına dair ihbar telefonları üzerine olay yerine gidildiğinde fantazi iplik fabrikasının yanmakta olduğu görüldüğü ve hattın tamamının enerjisi kesildiği belirtilmiştir. Bilirkişi Raporları: -İnşaat mühendisi, elektrik elektronik mühendisi, makine mühendisi, hukuk alanında uzman bilirkişi, tekstil mühendisi, yangın ve patlayıcı madde uzmanı, elektrik mühendisi, sigorta bilirkişisi ve finans uzmanından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 11.04.2016 tarihli raporda özetle; dosyaya sunulan CD'lerin de diğer delillerin incelenmesi sonucunda, kameralar üzerinde yerel saat belirlenmediği için kameralarının hangi saatte devreye girdiğini bilinmediği, bu nedenle patlamanın tam olarak saat kaçta olduğunu hesaplamanın mümkün olmadığı, ... numaralı video kaydında dumanın patlamadan yaklaşık 3 saat 57 dakika önce başladığı giderek kuvvetlendiğini gözlemlediği, bu durumda yangının fabrikanın herhangi bir yerinde başladığı ancak çalışanlar tarafından görülemediği ve geliştiği, giderek yayıldığı ve kamera görüntüsünün içine girdiği, meydana gelen aşırı sıcaklıktan dolayı ... ve trafonun etkilendiği, trafo imalatının ...ve ... tarafından kabul edilebilir düzeyde olduğu, yağlı trafonun aşırı derecede sızmadığı sürece patlamayı sağlamayacağı, eğer ... da herhangi bir yanlış bağlama olsaydı sistemin 3 saat 57:00 dakika beklemesi mümkün olmayacağı ve buna ek olarak ... tarafından bulunan termik manyetik şalterinde atması durumunu mümkün olması gerektiği, dumanın başladığı sırada trafoya enerji verilmediği enerjinin verildiği saatin 23.05 olduğu, enerji verilmemiş bir trafonun patlamasının ancak trafonun sıcaklığın aşırı derecede yükseltilerek verilen sıcaklığın aşılması sonucunda tarafı içinde yanan yalıtkanlarının genleşmesi sonucu patlamaya sebep olması ile mümkün olduğu, yangının trafo patlamasından kaynaklanmadığı görüşünde bulunulmuştur. -Davacı vekilince sunulan 23.03.2016 tarihli teknik raporda; trafonun üretimini yapan firma tarafından gereken testleri içeren test raporu dikkate alınarak trafoda sorun olmadığının belirtildiği ancak trafolarda meydana gelen arıza kaynaklarından birinin de zayıf dizayn, arızalı malzeme ve kötü işçilik nedeniyle meydana gelen imalat hataları olduğu bu nedenle bahse konu trafoda meydana gelen patlamanın imalat hatasından kaynaklanmış olabileceği, patlamanın trafoya gerilim verildikten yaklaşık 20 dakika sonra meydana gelmesinin bu ihtimali güçlendirdigi iş bu trafonun dava dışı ... firması tarafından davalılardan trafonun temin edildiği montajın ise diğer davalı elektrik şirketi tarafından yapıldığı ve bu haliyle organize sanayi bölgeleri elektrik piyasası faaliyetine ilişkin yönetmeliğe göre gerekli denetimleri yapmadan abonesi ... firması tarafından montajı yaptırılan trafik ve donanımların eski tesisat projeleri olmadan ve dolayısıyla projesine uygun olup olmadığı tespit edilmeden enerji verilmesi, ayrıca dava dışı sigortalının ticari faaliyetini iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan sürdürdüğü ve bulunduğu binanın ruhsatı ve iskan olmadığını dikkate alındığında davalılardan... nin organize sanayi bölgeleri uygulama yönetmeliğinin kendisine verdiği denetleme görevini yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı özel fantazi şirketin ise trafo merkezine yakın alanlarda yanıcı ve parlayıcı malzemeleri depoladığı dikkate alındığında yangının gelişerek büyümesinde kusurlu olduğu ancak bu malzemelerin ne ölçüde trafo merkezine yakın olduğu hususunda tespit yapmalarının mümkün bulunmadığı, davalılardan trafo tek şirketi yönünden ise trafonun teslim edildiği gün yapılan tespitlere trafoda imalatta hata olup olmadığının kanıtlanması için yeterli olmadığı, trafoda yükleme testinin ve yönetmeliğin öngördüğü diğer testinin yapılıp yapılmadığı konusunda bir birikim bulunmaması ve patlamanın trafo üzerinden tesise enerji verilmesinden yaklaşık 10 dakika sonra meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında olayda kusurlu olduğu ve diğer davalı ... Şti. yönünden ise; trafonun montajında trafo hattı kurmak amacıyla kullandığı elemanların, teknik özelliklerinin, kullanılan malzemelerin de yapılan işyerine ait tutanak fatura belgeleri yer verilmediğinden trafonun tesisinin yönetmeliklere uygun olarak montajını yaptığını söyleyebilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kusurlu olduğu elektrik yüksek mühendisleri ve makine yüksek mühendisince düzenlenen raporda belirtilmiştir. -Yukarıda belirtilen tespit raporuna CD kayıtlarının incelenmesi amacıyla konusunda uzman bir öğretim görevlisi katılımıyla tekrar bir rapor düzenlendiği ve 07.11.2016 tarihli raporda özetle; incelenmesi talep edilen trafonun mevcut olmadığının belirtilmesi sebebiyle herhangi bir tespit için trafo üzerinde inceleme yapılamadığı, kamera görüntüleri incelendiğinde; dumanın sigortalı fabrikaya doğru yayılmaya başladığının görüldüğü, dumanın yayılmaya başlamasından itibaren patlamanın meydana geldiği ana kadar geçen süre içinde sokakta normal yaşamın devam ettiği herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, dumanın yayılmaya başlamasından yaklaşık 3 saat 57:00 dakika sonra patlamanın meydana geldiği düşünüldüğünde, kamera kayıtlarına göre çevrede bu süre zarfında herhangi bir tuhaflığa rastlanmaması dikkate alınarak yayılan duman ile trafoda meydana gelen patlama arasında bir ilişki kurulamadığı, yangından yaklaşık 15 dakika öncesine kadar trafo montaj çalışmalarının sürdüğü, dava dışı sigortalının işyerinde çıkan herhangi bir duman ve yangından bahsedilmediği, trafoyu ısıtacak ve parlatacak şiddetli bir yangının trafo başlamadan önce yakınında ve çevresinde fark edilmesinin gerekeceği ve bu nedenle trafoda meydana gelen patlamadan sonra yangının meydana geldiği ifade edilmiştir. -Yargılamayı yapan mahkeme tarafından olay anını ait kayıtlarının çözümünün yapılarak rapor tanzim edilmesi için teknik bilirkişi raporu alınmış ve düzenlenen raporda özetle; saat 20.41.57 itibarı ile alınan ekran görüntüsünde davalı şirket teknik elemanlarının trafo üzerindeki çalışmaların devam ettiği ve kamera kadrajının sol üst kısmında havanın kararmaya başlamasıyla birlikte kameranın sol kısmında sisli veya dumanlı bir görüntünün belirmeye başladığı, 21.14.24 itibariyle yine kamera kadrajın en son kısmında belirlen sis ve veya dumanını görülüp görüntünün giderek artmaya başladığı, görüntünün geneli yayılmaya başladığı ve bu esnada yine trafo üzerindeki çalışmalarında hala davalı şirket teknik elemanlarının devam ettiği, 23.14.46 itibariyle davalı şirket çalışanlarının tarafı üzerindeki işlemlerin bitmesi akabinde trafoyu deneme amaçlı fabrikaya gelen şebeke elektriği kestikleri, 23.23.16 itibariyle trafonun üzerinde deneme yapıldığı ve fabrika içerisindeki aydınlatma lambalarının yanarak giderek aydınlanmaya başladığı, saat 23.26.29 itibariyle teknik personelin fabrikadan ayrıldıktan sonra tamam 4 dakika 26 sn sonra yani 23.30.55 itibarı ile trafo patlamasını gerçekleştiği ve yere saçılan kıvılcım şeklinde yanan trafo parçalarının görüldüğü, yangın öncesinde oluşan ve kamerada kadraja göre sol taraftan gelen sis ya da duman şeklindeki görüntünün sebebine ilişkin herhangi bir tespitin yapılmasının mümkün olmayacağına karşın, eğer bu duman görüntüsüne sebebiyet veren unsurun bir yangın kaynaklı olduğu söz konusu olması halinde öncelikle yine orada o an bulunmakta olan de bağlı şirket çalışanlarının ayrılma anına kadarki süreçte fark etmelerinin yüksek olasılık dahilinde olduğu, ayrıca yine görüntü içeriklerinde yapılan incelemede hem karşı işletme çalışanları hem de fabrika tarafında gelip geçmekte olan vatandaşlar tarafından dikkat çekecek bir yangın olayının trafonun patlama anı olan sürece kadar uyuşmadığı ve trafonun patlama anı olan 23.30.56 zamanına kadar geçen süreçte de hayatın olağan akışına seyir ettiği tespit edilmiştir. -Bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda özetle; dosyadaki deliller ve savcılık aşamasında alınan tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, 2 ayrı trafodan bahsedildiği önceki trafonun ... şirketi ibareli 400 kv gücünde olduğu, sonraki trafonun ise trafo tek markalı 2026 seri numaralı ve 400 kilovat gücünde olduğu olaydan 2 gün önce arızalandığı beyan edilen trafonun önceki trafo olduğu, bobinlerinin yanarak trafonun infilak ettiği, kullanılmaz hale geldiği hususunun yapılan testler sonucunda tespit edildiği ve ilk trafonun tesiste bulunan elektrik aksamı kısa devre yapması sonucunda aşırı yükten patladığının tespit edildiği, buna göre dava konusu olaydan 2 gün önce yaşanan arızanın da bir trafo patlaması olduğunun anlaşıldığı muhtemelen önceki trafo patlamasında trafo altında yanıcı madde bulunmadığı için zarar sadece trafonun hasarı ile sınırlı olup, sonraki trafonun önceki trafo ile aynı güçte seçildiği ve önceki trafonun patlamasına sebep olan uygunsuzluklar devam ettiğinden sonraki trafoyu da patlattığı, dava konusu trafo patlamasında imalat veya montaj hatası olduğu hususunun düşünülmediği belirtilmiştir.Bilirkişi heyetince düzenlenen kök raporda yangının trafo ve ... kaynaklı olmadığı, fabrikanın başka bir yerinde oluşmuş bir tutuşmanın gelişerek büyümesi sonucunda oluştuğu kanaatine varıldığı, ek rapor da ise; olaya şahit olan kişilerin tutanaklardaki ifadeleri ve olay mahallinde gören 2 adet kamera kaydı yangının trafodan ve patlama ile başladığını açık gösterdiği belirtilerek kök rapordaki bu hususun düzeltildiği belirtilmiş ve mahkemece ek rapor nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere davacı vekilince sunulan her iki teknik raporda davaya konu yangın olayında davalının kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı işyerine çıkan yangının trafoda meydana gelen patlamadan sonra oluştuğu yönünde tespitte bulunulmuştur. Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler: -Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi..., Dr. ..., ..., ..., ... ve ... tarafından sunulan 17/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı ... A.Ş.’nin sigortalısı dava dışı .... Şti.’ne ait fabrikada 24.5.2013 tarihinde ... marka 34,5/0,4 kV gerilimli 400 kVA direk tipi trafonun montajının yapılıp devreye alınmasından yaklaşık 15 dakika kadar sonra trafonun patlamasını müteakip etrafa sıçrayan kıvılcımların fabrika bahçesinde trafo direğinin altına ve bahçe içine istif edilmiş olan yanıcı özellikteki elyaf malzemeleri tutuşturması sebebiyle yangın çıktığı ve yangının hızla yayılması sonucu dava konusu hasarlar meydana geldiği, ... marka 34,5/0,4 kV gerilimli 400 kVA direk tipi trafonun patlamasının kuvvetle muhtemel sebebinin trafonun 0,4 kV alçak gerilim tarafında meydana gelen bir kısa devre olduğu, bu trafonun direğe montajının yapıldığı 24.05.2013 tarihinden yaklaşık 2 gün önce de aynı direkteki ve aynı güçteki ... marka direk tipi trafonun yandığı, o trafo yandığında direkteki ayırıcı çıkışında sigorta olmadığının ... görevlilerince tespit edildiği, gerek .... Şti. tarafından ve gerekse direğe ... marka trafoun montajını yapan ....Şti. personelince aynı yerde daha önce yanmış olan trafonun yanmasına sebep olan arıza veya sorun araştırılmadan daha önceki trafonun yanmasına neden olan şartlar devam ederken ... marka trafonun montajının yapıldığı ve devreye alındığı, ... marka trafonun 34,5 kV tarafında ayırıcı çıkışına sigorta takılmış olmasına rağmen olay anında sigortanın akımı kesmemiş, gerekli korumayı yapmamış olmasının 16 Amper olması gereken sigorta nominal akımının daha yüksek seçildiğini teyit ettiği, yangın sebebiyle oluşan hasarların 24.05.2013 tarihinde meydana geldiği, yangından sonraki birkaç gün içinde enkazın kaldırılmış olması sebebiyle hasar bedellerinin ancak dosyadaki belgeler ve dosyada bulunan eksper raporundaki bilgiler yardımıyla belirlenmesinin mümkün olduğu , trafonun patlaması ve yangın olayının meydana gelmesinde ve dava konusu hasarların oluşmasında; tarafların kusurlarının ve kusur oranlarının ise;Davacı ... A.Ş.’nin sigortalısı ... Şti.’nin; Daha önceki trafonun yanmış olması sebebiyle fabrika tesisatında önceki trafonun yanma sebebinin tespit edilmesine yönelik kontrol yaptırmadan aynı sorunlu şartlarda yeni trafoyu davalı .... Şti.’ne tesis ettirmesi, bu konuda gerekli özeni göstermemesi, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 10. Maddesi gereğince sigortalı ayırıcı bulunan trafo direğinin altına 10 cm. kalınlığında ve 3 metre yarıçapında bir bölgeye mıcır dökülmesi veya grobeton atılması gerekirken bu tedbirleri almaması ve aksine trafo direğinin altına ve etrafına yangın riski oluşturan elyaf malzemeleri istif ederek yangının hızla yayılmasına ve hasar miktarının artmasına neden olması, - 34,5/0,4 kV gerilimli 400 kVA trafo montajı gibi önem arz eden bir işi elektrik mühendisi gözetiminde ... belgeli elektrik teknikeri/teknisyeni gibi nitelikli bir teknik elamana yaptırması gerekirken davalı .... Şti. tarafından olay mahallinde görevlendirilen ve mesleki yeterliliği hususunda dosyada bilgi olmayan bir ustaya yaptırmış olması, işi ehline yaptırmamış olması, trafo montajı yapılırken yeterli denetimin yapılamamış olması, trafonun ve elektrik tesisinin yüksek gerilim işletme sorumlusu elektrik mühendisinin denetimi ve gözetimi altında işletilmesi halinde sigortalı ayırıcıya uygun nominal akımda sigorta takılmasının sağlanacağı,trafo için yeterli korumanın sağlanmış olacağı, daha önce yanan trafonun yanma sebebinin belirlenmiş olacağı ve yangına sebep olan trafo patlamasına sebep olacak risklerin ortadan kaldırılmasının mümkün olacağı ancak ... Şti.’nin İkitelli ...’nin 34,5 kV gerilimli trafolu abonesi olması sebebiyle Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği gereğince yüksek gerilim işletme sorumlusu elektrik mühendisi istihdam etmesi veya hizmet alımı yapması gerekirken, ...’nin defalarca yazılı uyarılarına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sebebiyle ... Şti.’nin %80 oranında kusurlu olduğu,Davalı .... Şti.’nin dava konusu trafonun montajını ve elektrik bağlantılarını yapan personeli tarafından daha önceki trafonun yanmış olması sebebiyle fabrika tesisatında önceki trafonun yanma sebebinin tespit edilmesine yönelik kontrol yapılmadan yeni trafonun tesis edilmiş olması, montajı yapılan ... marka trafonun kısa devre sebebiyle patlayıp yanmasına rağmen trafonun 34,5 kV girişine takılan sigortanın trafoyu koruyamamış olmasının sigortalı ayırıcıya uygun nominal akımda sigorta takılmamış olduğunu teyit etmiş olması, yeni trafo devreye alındıktan sonra trafodan çekilen akımların ölçülerek trafonun aşırı akıma/kısa devre akımına maruz kalıp kalmadığının kontrol edilmemiş olması, bu kontrolleri yapabilecek nitelikte teknik personeli olay mahallinde görevlendirmemiş olması sebebiyle Davalı .... Şti.’nin %10 oranında kusurlu olduğu, Davalı ... (...) Başkanlığı’nın; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 10. Maddesi gereğince sigortalı ayırıcı bulunan trafo direğinin altına 10 cm. kalınlığında ve 3 metre yarıçapında bir bölgeye mıcır dökülmesi veya grobeton atılması gerekirken abonesi ... Şti’nin bu tedbirleri almaması ve aksine trafo direğinin altına ve etrafına yangın riski oluşturan elyaf malzemeleri istif etmesine rağmen... tarafından bu denetimlerin yapılmaması ve aboneye elektrik enerjisi verilmiş olması sebebiyle, Davalı ... (...) Başkanlığı’nın %10 oranında kusurlu olduğu, Patlayarak yangına sebep olan ... marka trafonun patlama sebebinin trafodaki herhangi bir imalat kusuru olduğuna ilişkin dosyada yeterli delil olmaması sebebiyle dava konusu trafoyu imal eden Davalı .... Şti.’nin kusurunun olmadığı, dava konusu trafoyu imalatçı Davalı .... Şti.’nden satın alarak Davalı .... Şti.’ne satan ... ve ...Şti.’nin sadece alım satım yapması, teknik hizmet vermemesi sebebiyle kusurunun olmadığı belirtilerek oluşan hasar kalemleri ayrı ayrı tablo halinde raporda gösterilmiştir. -Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. ..., ..., Doç. Dr. ... tarafından sunulan 12/06/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; trafo patlaması anında çevreye sıçrayan arkların direk yakınında istiflenmiş kolay tutuşan elyaf türü malzemelerin tutuşmasıyla büyüyerek fabrikayı sirayet ettiği ve fabrikanın tamamını yaktığı, ayrıca 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği göz önünde bulundurulduğunda, firmanın yasal olarak zorunlu olmasına karşın elektrik mühendisi bulundurmaması bir ihmal olup, bu sebeplerle dava dışı ... Şti’nin %80 kusurlu olabileceği,... işletmenin projeye uygun olup olmadığını tespit etmeden tesise enerji vermesi, abonesi ... firmasının çalışma ruhsatı ve iskanı olmadan faaliyetini sürdürdüğü, ... uygulama yönetmeliğinin kendisine verdiği denetleme görevini yapmaması nedeniyle...’nin %10 kusurlu olabileceği,ses firmasının trafo montajında kullanılan malzemelerin tutanak ve fatura belgeleri verilmediğinden yönetmeliklere uygun montajının yaptığını söylemenin mümkün olmaması nedeniyle, ... firmasının %10 kusurlu olabileceği, ... firmasının kusurunun olmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. -Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. ..., ..., Doç. Dr. ... tarafından sunulan 21/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Sigorta şirketinin yaptığı ödeme, ekspertiz raporuna ve teknik emtia verilerine dayalı olup, kadri maruf olarak kabul edilmesi gerektiği; davacının yapmış olduğu ödemeler toplamı 8.530.583,85 TL tespit edilmiş olup, 8.510.429,40 TL talebinin uygun olduğu, raporunda hasar miktarı 4.187.171,13 USD + 79.648,80 TL tespit edilmişken, davacı yan dava dışı sigortalısına 4.295.096,11 USD + 83.841,94 TL ödeme yaptığı ve bunun nedeninin Emtia hasarı için davacıya fatura edilen tutarın KDV’sinin de ödenmesinden kaynaklanmakta olduğu belirtilmiştir. - Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi..., Dr. ..., ..., ..., ... ve ... tarafından sunulan 08/09/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; gerek .... Şti. tarafından ve gerekse direğe ... marka trafoun montajını yapan ....Şti. personelince aynı yerde daha önce yanmış olan trafonun yanmasına sebep olan arıza veya sorun araştırılmadan daha önceki trafonun yanmasına neden olan şartlar devam ederken ... marka trafonun montajının yapıldığı ve devreye alındığı, ... marka trafonun 34,5 kV tarafında ayırıcı çıkışına sigorta takılmış olmasına rağmen olay anında sigortanın akımı kesmemiş, gerekli korumayı yapmamış olmasının 16 Amper olması gereken sigorta nominal akımının daha yüksek seçildiğini teyit ettiği, yangın sebebiyle oluşan hasarların 24.05.2013 tarihinde meydana geldiği, yangından sonraki birkaç gün içinde enkazın kaldırılmış olması sebebiyle hasar bedellerinin ancak dosyadaki belgeler ve dosyada bulunan eksper raporundaki bilgiler yardımıyla belirlenmesinin mümkün olduğu belirtilerek 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen kusur oranları aynen korunmuştur. -Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. ..., ...,Doç. Dr. ... tarafından sunulan 17/01/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... firmasında yenisi ile değiştirilen direk tipi 400 kVA trafonun yangının çıkış yeri olduğu, inşaat mühendisliği yönünden, binada oluşan hasar nedeniyle Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin kadr-i maruf olduğu, tekstil mühendisliği emtia yönünde tespitte; ekspertiz raporu ve ödeme miktarı, ekspertiz raporunda, yangın sonucu oluşan hasarın 1.121.309 USD olduğu belirtilmiş olup bu bedelin emtia malzemelerin birim fiyatı üzerinden hesaplandığı, ekspertiz raporundaki emtia birim fiyatı 3,61 USD/kg iken, sigorta şirketi ödeme yaparken 3,00 USD/kg birim fiyatını kullandığı, bu farkın emtia zararında aleyhe bir farklılık yaratmış olabileceği, eğer ödeme, ekspertiz raporundaki tespitler ve piyasada kabul gören bedelle uyumsuz ise, ödenen tutar kadri maruf sayılmayabileceği, sonuç olarak, sigortalının ödediği ödeme bedelinin kadri maruf olup olmadığı, ekspertiz raporundaki bedellerle uyumlu olmasına bağlı olduğu, dava dışı ... Şti’nin %80 kusurlu olabileceği,... işletmenin projeye uygun olup olmadığını tespit etmeden tesise enerji vermesi, abonesi ... firmasının çalışma ruhsatı ve iskanı olmadan faaliyetini sürdürdüğü, ... uygulama yönetmeliğinin kendisine verdiği denetleme görevini yapmaması nedeniyle...’nin %10 kusurlu olabileceği, ... firmasının trafo montajında kullanılan malzemelerin tutanak ve fatura belgeleri verilmediğinden yönetmeliklere uygun montajının yaptığını söylemenin mümkün olmaması nedeniyle,... firmasının %10 kusurlu olabileceği, ... firmasının kusurunun olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Uyap sisteminde yapılan incelemede, dairemizin kaldırma kararında belirtilen dava dışı sigortalı işyerinde meydana gelen patlama ile ilgili olarak Küçükçekmece 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1269 E. sayılı dosya ile yargılama yapıldığı anlaşılmakla, meydana gelen yangının itfaiyenin yoğun çalışması ile çevre iş yerlerine fazla zarar vermeden söndürüldüğü,ancak iş yerinde büyük zarar meydana geldiği,mağdurda hafif şekilde yaralandığı belirtilmiştir. İş bu ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporunda, ayrıca trafonun çok yakınına ve etrafına düzensiz şekilde iplik malzemelerinin istiflendiğini, kolayca yanıcı özelliği sahip olan malzemelerin trafo ve çevresine istif edilmemesi gerektiği,nitekim trafonun kısa devre sonucu patlaması nedeniyle çıkan kıvılcımlardan tutuşan bu malzemelerin sonucunda yangın çıkmış ve malzemelerin yanıcı olması özelliği bulunması nedeniyle kısa sürede yayıldığı,bundan dolayıda bu malzemelerin istiflenmesi ve depolanmasından dolaylı depo sorumlusu sanık ...’inde sorumlu olduğu belirtildiği,sonuçta bilirkişi işveren konumunda olan ...’in asli kusurlu olduğu belirtilmiş isede aynı işveren konumda olan ...’ında sorumlu olduğu ve asli kusurlu olduğu,depo sorumlusu olan sanık ...’in de tali kusurlu olduğunu belirttiği,bu şekilde sanıkların yukarıda belirtilen deliller ile müsnet suçu işlediği belirtilerek sanıklar hakkında açılan kamu davasının ön ödeme nedeniyle düşürülmesine dair verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu ve İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesi tarafından istinaf istemlerinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. İstinafa konu iş bu dava dosyasından ise , davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davacı ile davalılardan... , ... Şti tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Eldeki davada düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler birlikte değerledirildiğinde, hasarın meydana geldiği yerde biri önceki biri sonraki tarihte olmak üzere 2 adet trafonun patladığı anlaşılmaktadır.Yapılan tespitlerden anlaşılacağı üzere, önceki trafo ....T.A.Ş. İbareli 400 KVA gücünde 2000 model olup, sonraki trafo ... markalı 400 KVA gücünde 2026 seri numaralıdır. Önceki trafonun , bobinlerinin yanarak infilak ettiği ve kullanılamaz hale geldiği, ilk trafonun tesisteki elektrik aksamının kısa devre yapması sonucu aşırı yükten patladığı yönünde tespit bulunmaktadır. Bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda , önceki trafo patlamasında muhtemelen patlama anında trafo altında yanıcı madde bulunmaması nedeniyle zararın sadece trafo hasarı ile sınırlı kaldığı belirtilmiştir. Her iki trafonun dosyaya yansıyan model ve güç bilgisi verilmiştir. Yapılan tespitlerden her iki trafoda aynı yani 400 KVA gücünde olduğu açıktır. ... A.Ş.’nin sigortalısı dava dışı .... Şti.’ne ait fabrikada 24.5.2013 tarihinde ... marka 34,5/0,4 kV gerilimli 400 kVA direk tipi trafonun montajının yapılıp devreye alınmasından yaklaşık 15 dakika kadar sonra trafonun patlamasını müteakip etrafa sıçrayan kıvılcımların fabrika bahçesinde trafo direğinin altına ve bahçe içine istif edilmiş olan yanıcı özellikteki elyaf malzemeleri tutuşturması sebebiyle yangın çıktığı ve yangının hızla yayılması sonucu dava konusu hasarlar meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan istinaf sebeplerinden biri, dava dışı sigortalının yangının başlamasına neden olmadığı, nitekim trafo direğinin altında veya yakınında elyaf bulundurmasının trafo patlamasına neden olmadığı, bu durumun patlama sonrası çıkan yangının büyümesi olabileceği ve bunların farklı hususlar olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararının 12. Sayfasında yapılan açıklamada bu durum kabul edilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında '' Davacının sigortalısına ait işyerinde çıkan angının çıkış noktasının ... firmasının işyerine yeni monte edilen 400 kVA kapasiteli direk tipi trafo olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda yangının trafodan kaynaklanmadığı, farklı bir alandan başladığı belirtilmişse de, sonradan incelenen güvenlik kamerası görüntülerine dayanılarak düzenlenen 25.10.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda yangının trafonun patlaması sonucu başladığı açıkça ortaya konulmuştur. Bu nedenle ilk bilirkişi raporunun eksik veya hatalı olduğu kabul edilerek, yangının çıkış noktası trafo patlaması olarak belirlenmiştir.''yer alan tespit davacı tarafın sunduğu itiraz ile uyumludur. Ancak, burada ele alınması gereken durum yangının çıkış sebebi olarak trafo patlaması kabul edilmesine rağmen , meydana gelen hasarda dava dışı sigortalıya atfedilen kusur miktarı olup, zarar görenin kusurunun incelenmesi gerekmektedir.''...Doktrinde kabul edilen tarife göre; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir insanın kendi menfaati icabi zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzının niteliğine, zarar görenin kusuru denir'' (bkz. Prof.Dr ..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler s:667) Somut olayda, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 10. Maddesi gereğince sigortalı ayırıcı bulunan trafo direğinin altına 10 cm. kalınlığında ve 3 metre yarıçapında bir bölgeye mıcır dökülmesi veya grobeton atılması gerekirken bu tedbirleri almaması ve aksine trafo direğinin altına ve etrafına yangın riski oluşturan elyaf malzemeleri istif ederek yangının büyümesine neden olunması, zorunlu olmasına karşın elektrik mühendisi bulundurmaması, ... A.Ş.’nin sigortalısı ... Şti.’nin; daha önceki trafonun yanmış olması sebebiyle fabrika tesisatında önceki trafonun yanma sebebinin tespit edilmesine yönelik kontrol yaptırmadan aynı sorunlu şartlarda aynı güçteki yeni trafoyu davalı .... Şti.’ne tesis ettirmesi, bu konuda gerekli özeni göstermemesi nazara alındığında dava dışı sigortalıya % 80 oranında kusur atfedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.Davalılardan ... Şti vekili tarafından sunulan istinaf itirazlarında, trafonun satış ve imalatının dava dışı ... ....Şti.'nde olduğu, kendisinin aracı olarak ve dava dışı ile aralarındaki ticari münasebet dolayısıyla trafo ile ilgili (100 TL kar marjı konularak) dava dışı sigortalıya trafo ile ilgili fatura tanzim ettiği belirtilmiştir. İstinafa konu davada, patlamanın meydana geldiği trafonun satın alınması ile ilgili olarak iş bu davalının fatura ( 23.05.2013 tarih ve ... seri numaralı ) ve davalının trafonun montajını yaptığı yönündeki tespitler nazara alındığında ,iş bu davalıya husumet yöneltilmesinin ve yüklenilen kusurun yerinde olduğu anlaşılarak, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar verilmiştir.Davalılardan ... dava konusu hasarın oluşumunda, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 10. Maddesi gereğince dava dışı sigortalı tarafından yapılması gereken önlemleri alıp/almadığı incelenmeden ( trafo direğinin altına 10 cm. kalınlığında ve 3 metre yarıçapında bir bölgeye mıcır dökülmesi veya grobeton atılması gerekirken , trafo direğinin altına ve etrafına yangın riski oluşturan elyaf malzemeleri istif etmesi) ... tarafından denetimlerin yapılmaması ve aboneye elektrik enerjisi verilmiş olması sebebiyle kusurlu olduğu anlaşılarak, iş bu davalıya %10 oranında kusur atfedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Vekalet ücreti yönünden inceleme:Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü ile 1.702.085,88.-TL tazminatın ödeme tarihi itibariyle değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ....Şti. ile ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ....Şti aleyhine açılan davanın,bu davalıya atfedilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle reddine karar dair verilmiştir. Davacı tarafından davalılar yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarı istinaf konusu yapılmıştır. Mahkeme hükmünün 9 no lu maddesinde davalılar kendilerini birer vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden (Tamamen redde göre) hesap edilen 608.250,31TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile tüm davalılara verilmesine dair karar verildiği belirtilmiştir. Aynı zamanda 10 no lu madde de ise, davalı .... Şti.'nin kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve bu davalının davası tamamen reddedildiğinden tamamen ret için hesap edilen vekalet ücretinden(659.312,88.-TL) yukarıda hükmedilen vekalet ücretinin düşülmesi sonucu belirlenen 51.062,57 ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine dair hüküm tesis edilmiştir. Her davalı yönünden hükmedilmesi gereken vekalet ücreti incelendiğinde; Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Tebliği’nin 13. maddesi:"(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindedir.Somut davada, yasanın amir hükmü nazara alınarak davacı yönünden kabul edilen miktar 1.702.085,88 TL uyarınca hesaplama yapıldığında davacı yararına 256.292,02 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından ise, davacı yararına 368.00,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, davalılar tarafından bu konuya ilişkin istinaf itirazı ileri sürülmediğinden dairemizce bu hatanın düzeltilmesi yoluna gidilmemiştir.Davalılar ....Şti. ile... yararına reddedilen miktar ( 6.808.343,52 TL ) nazara alınarak vekalet ücreti 820.667,48 TL olarak hesaplanmış ise de, tarifenin 13/3 maddesi uyarınca davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücreti , davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyecektir. Yukarıda belirtildiği üzere , tarifenin 13/3 Maddesinde'' Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Her ne kadar, davacı yararına 256.292,02 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacı yararına 368.00,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden , tarifenin 13/3 maddesi uyarınca davalılar ....Şti. İle... yararına da 368.00,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmiştir. Nitekim, tarifenin 13/3 maddesinde davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği belirtilmiştir.Davalılardan .... Şti. yönünden ise, tarifenin 13/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre 45.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir. İş bu nedenle; davalıların istinaf sebebinin 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca reddine, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle vekalet ücreti yönünden kabulü ile,6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ....Şti. ile... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/569 - 2025/580 Karar sayılı ve 26/06/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; -Davanın KISMEN KABULÜNE; 1.702.085,88.-TL tazminatın, 105.806,4 TL'sine 07.06.2013 tarihinden itibaren, 928.301,47 TL'sine 26.07.2013 tarihinden itibaren, 653.357,02 TL'sine 13.09.2013 tarihinden itibaren, 7.750,68 TL'sine 12.08.2013 tarihinden itibaren, 6.179,00 TL'sine 14.08.2013 tarihinden itibaren, 691,31 TL'sine 26.09.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ....Şti. İle ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine , -Davalı ....Şti aleyhine açılan davanın REDDİNE, -Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesi kararı yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan; davacı tarafından peşin yatırılan 145.336,90 TL harçtan, alınması gerekli 116.269,49 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 29.067,41 TL'nin ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından ödenen 25,20 TL Başvurma Harcı, 116.269,49 TL Peşin Harç ve 3,80 TL vekalet harcının davalılar ....Şti. İle ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olarak yapılan toplam 92.205,83 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 18.441,06 TL'lik kısmının davalılar ....Şti. İle...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı... tarafından yargılama boyunca sarf edilen toplam 50,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre hesap edilen 40,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, kalan kısmının davalı... üzerinde bırakılmasına, -Davalı ....Şti. Tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d-Davalı .... Şti. tarafından yargılama boyunca sarf edilen 57,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden usuli kazanılmış haklar gözetilerek 368.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....Şti. ile...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine , f-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/3 maddesine göre hesaplanan 368.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ....Şti. İle ... verilmesine g-Davalı .... Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/4 maddesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, h-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılama giderleri yönünden; a-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazine'ye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin ilk derece mahkemesince davalılar ....Şti. İle ... müştereken ve müteselsilen tahsiline, c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, davalı ... tarafından yatırılan 29.615,40 TL'den mahsubu ile bakiye 28.883,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalı ...'na iadesine, ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, davalı ....Şti. tarafından yatırılan 29.067,40 TL'den mahsubu ile bakiye 28.335,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalı ....Şti.'ye iadesine, d-Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ve 255,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.553,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ....Şti. İle...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.25/02/2026 MUHALEFET ŞERHİ:492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın heyetin bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.