2. Ceza Dairesi 2016/12086 E. , 2018/7770 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun bozmadan sonra 15/11/2012 tarihli duruşmada alınan ifadesinde müdafi istemediğini belirttiği gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, bozmadan…
**2. Ceza Dairesi 2016/12086 E. , 2018/7770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun bozmadan sonra 15/11/2012 tarihli duruşmada alınan ifadesinde müdafi istemediğini belirttiği gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, bozmadan önceki kovuşturma sırasında suça sürüklenen çocuk için zorunlu olarak atanan müdafi Av. ...'e gerekçeli kararın tebliği üzerine müdafii tarafından karar temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyize yetkisinin bulunmadığı belirlenmekle; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını bozma suçuna ilişkin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 116/4, 31/3. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin, 12.07.2007 tarihli mahkumiyet hükmünden 15.11.2012 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçuna ilişkin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu kabul etmediği, katılan ...'nın beyanına göre, hırsızlık amacıyla ikametlerine giren kişinin yüzünün kapalı olduğu, kolluk görevlilerince düzenlenen 25/01/2007 tarihli teşhis tutanağında, katılan ...'ın suç tarihinde 10-11 yaşlarında olan kızı ...'ın “yüzü kapalı, 18-20 yaşlarında uzun boylu siyah montlu şahsın sol ayağında aksama olduğu ve şahsı görse tanıyabileceği” beyanı üzerine polisçe önceki eylemleri nedeniyle tanınan suça sürüklenen çocuğun katılımıyla yaptırılan canlı teşhis işleminde tanık ..., suça sürüklenen çocuğu teşhis etmiş ise de, tanık Ayşe'nin yaşının küçük olması ve hırsızlık amacıyla eve giren kişinin yüzünün kapalı olması nedeniyle yaptırılan teşhis işleminin tek başına hükme esas alınamayacağı nazara alınarak, katılan ...'nın olay günü çalınan ve içinde... numaralı hat bulunan, ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 21/02/2007 tarihli cevabi yazısından da imei numarasının .... olduğu tespit edilen .... marka cep telefonuna 24/01/2007 tarihinden itibaren takılan telefon hatlarını kullanan kişilerin araştırılması ve tespiti halinde tanık olarak dinlenilerek telefonu suça sürüklenen çocuktan temin edip etmediklerinin sorulması ile telefonu suça sürüklenen çocuğun kullanıp kullanmadığının araştırılması, yapılacak inceleme sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Kabule göre de; Katılan ...'nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ikametlerine hırsızlık amacıyla giren kişinin yüzünün kapalı olduğuna dair beyanına göre, tanınmamak için tedbir aldığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.