11. Hukuk Dairesi 2012/15553 E. , 2013/14743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2010/111-2012/623 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
**11. Hukuk Dairesi 2012/15553 E. , 2013/14743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2010/111-2012/623 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ... şirketi ile 0001 1710 0612 1176 nolu grup özel sigorta poliçesi imzaladıklarını, şirket genel müdürü...’ın bu poliçeye Ocak 2007 itibariyle zeyilname ile dahil edildiğini,...’ın 05.09.2009 tarihinde rahatsızlanarak acil servise başvurduğunu, rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olduğunu, davalı şirketin ameliyat masraflarını ödemeye yanaşmaması nedeni ile 13.000 TL ödeme yaptığını, davalı ... şirketinin ödemesi gerektiği halde ödemediğini, masrafların müvekkili şirket tarafından karşılandığını belirterek, 13.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, usul açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, poliçe uyarınca talepte bulanabilecek kişinin davacı şirket değil sigortalı... olduğunu, esas açısından da...’ın 29.07.2007 tarihiden itibaren müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, sigortalıda poliçenin tanziminden önce 1990, 1994 ve 2001 yıllarında böbrek taşı rahatsızlığı ile, 2002, 2005 yıllarında heperlipidemi rahatsızlığının teşhis edildiğini, sigorta poliçesi ve özel şartlar uyarınca poliçenin başlangıcından önceki rahatsızlıkların teminat dışı hal olması nedeniyle müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen özel sağlık sigorta sözleşmesinin taraflarının sigorta ettiren sıfatıyla davacı şirket, sigortacı sıfatıyla .... oldukları, dava dışı...' ın ise sigortalı sıfatını haiz olduğu, TTK'nın 1294. maddesi çerçevesinde sigorta ettirenin, sigorta sözleşmesini yaptıran ve sigorta primini ödemekle yükümlü olan kişi olarak sigorta sözleşmesindeki borç ve yükümlülüklerin muhatabı olduğu, sigortalının ise, sigorta sözleşmesinde menfaatleri güvence altına alınan kişi olmakla, sigorta sözleşmesinde kendisine himaye sağlanan ve sigorta sözleşmesinden doğan haklardan yararlanan kişi olduğu, sigorta sözleşmelerinde sigorta ettiren ve sigortalı sıfatları aynı kişide birleşebileceği gibi bu sıfatlar ayrı ayrı kişilere de ait olabildiği, sigorta ettiren ve sigortalı sıfatları farklı kişilere ait ise sigortalının, sigorta akdine taraf olmaksızın riziko gerçekleştiğinde tazminatı talep etme hakkına sahip olduğu,somut olayda sigorta ettiren ve sigortalı sıfatları farklı kişilere ait olduğundan, davacı şirket sigorta ettiren olarak sigorta sözleşmesinden doğan borç ve yükümlülüklerden sorumlu olmakta buna karşılık dava dışı sigortalı... sigorta sözleşmesinden doğan haklardan yararlanacağından, tazminat talep hakkı dava dışı sigortalı...'a ait olduğundan, davacı şirketin iş bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2. maddesi hükmü uyarınca 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.560.00 TL nispi vekalet ücreti verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (Hüküm) fıkrasının 3 nolu bendinin karardan çıkartılarak yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesine gereğince ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.