İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/09/2015 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve ... sigortacısı…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2374 KARAR NO: 2026/260 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/03/2025 NUMARASI: 2024/680 Esas - 2025/158 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/191 ESAS SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/09/2015 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve ... sigortacısı olduğu ...plakalı aracın müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosiklete asli ve tam kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, bir takım tedavi masrafları meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın (HMK'nın 107) davalı sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinden, davalı ...şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 13/08/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, maddi tazminat talebini toplam 81.651,75-TL olarak artırmıştır. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek 50.000,00'-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kusuru kabul etmediğini, ehliyeti olmayan davacının bir anada önüne çıktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sürücünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakım-tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''..ATK raporuna göre davacının kaza nedeniyle %9,1 oranında maluliyete uğradığı ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilerek aynı raporda davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat tutarlarının hesap edildiği, uygun bulunan rapor ve davacının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davacının maddi tazminata yönelik asıl davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği; birleşen dosyada davacının manevi tazminat talebinin ise davacının iyileşme süresi, duyduğu elem ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte değerlendirilerek kısmen kabulü gerektiği' gerekçesiyle, ASIL DAVA YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE; 1-17.615,13-TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08.09.2015, davalı ...şirketi yönünden (2015 yılı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-64.036,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08.09.2015, davalı ...şirketi yönünden (2015 yılı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 15.000,00-TL manevi tazminatınkaza tarihi olan 08.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı ........şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; Dairemizce 17/10/2024 tarih, 2021/974 Esas-2024/1564 Karar sayılı ilamıyla; "...yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, davacı tarafça kararın istinaf edilmediği gözetilerek, istinaf eden davalı taraf lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2020 tarih, 2016/224 Esas, 2020/870 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/680 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; "..08.09.2015 tarihinde, işleteni davalı..., sürücüsü ... ve davalı ...şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırılmış ...plaka sayılı araç vasıtasıyla yapılan trafik kazası sebebiyle davacının yaralandığı, davalı işleten ve sürücünün kusuru oranında maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğu, davalı ...şirketinin ise maddi zarardan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğu, Bozma Sonrası alınan ATK raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, BAM kaldırma kararı üzerine alınan ATK raporunda göre sürekli iş göremezlik oranının %3, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, 2 ay başkasının bakımına ihtiyaç duyabileceği, alınan ATK raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, bozma öncesi alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımı ve hesap yönteminin yerinde olduğu, değişen maluliyet oranına göre mahkememizce yeniden değerlendirme yapıldığında geçici iş göremezlik süreinin değişmediği ve davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tutarının 17.615,13 TL olduğu, davalının sürekli iş göremezlik tutarının BAM kaldırma kararı öncesinde %9,1 oranına göre 64.036,62 TL olduğu, mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre bu tutarın 21.108,89 TL olduğu, birleşen dosyanın manevi tazminata ilişkin olduğu, manevi tazminat çekilen elem ve üzüntü karşılığı olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak, bozulmuş ruhsal ve bedensel huzurun düzeltilmesi için TMK.nın 4. maddesinde yer alan hak ve nesafet kurallarına uygun olarak ve bu arada sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir ve tayin edilmesi gerektiği, ATK raporuna göre değişen maluliyet oranının manevi tazminatın takdirinde de dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamına göre 6.000,00 TL manevi tazminatın uygun olacağı, davacının koruyucu ekipman takmadığına yönelik bir ispatın dosya kapsamında olmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmadığı, Mahkememizin 22.12.2020 tarihli 2016/224 Esas ve 2020/870 Karar sayılı ilamının davacı ve davalı ... tarafından istinaf edilmediği, kazanılmış hakların korunması gerektiği..." gerekçesiyle; ASIL DAVA YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-17.615,13-TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalılar ... ve ... yönünden trafik kaza tarihi olan 08.09.2015, davalı ... ...A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-64.036,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, ( davalılar ... ve ... ...A.Ş. 21,108,89 TL’sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... yönünden trafik kaza tarihi olan 08.09.2015, davalı ... ...A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/191 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,15.000.00-TL manevi tazminatın, ( davalı ... 6.000,00 TL’sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 08.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve Davalı ... ...Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; güncel asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken, eski asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verildiği, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, tüm yargılama giderlerinin davalılardan tahsilinin gerektiği hususlarına yöneliktir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen kusur dağılımı ve tazminat hesaplamasının hatalı olduğu, raporda pek çok hata ve yanlışlıklar ve maddi hataların mevcut olduğu, üzerine düşen tüm sorumluluğun yerine getirildiği, karşı tarafın kusurlu olduğu, gerekli kask...vs donanımlara sahip olmadığı göz önüne alınarak hükmedilen tazminat miktarında indirime gidilmesi gerektiği, manevi tazminatın fahiş olduğu hususlarına yöneliktir.Davalı ... ...Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kusura ilişkin itirazların dikkate alınmadığı, yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik zararından ......'nın sorumlu olduğu, .... tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği, kaza tarihinden sonra davacının herhangi bir işte veya maaşlı olarak çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi gerektiği, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, önceki kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle usulü kazanılmış hak oluştuğundan, bu husus dikkate alınmaksızın vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiği, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat, birleşen dava ise manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kusur oranının tespitine ilişkin alınan 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olması nedeniyle hükme esas kabul edilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusur kabul edilmesinde bir hata olmamasına, 2918 sayılı KTK'nın 88 ve TBK'nın 61 ve devamı madde hükümleri ile yine TBK'nın 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlü olduklarından, kusursuz olan veya bir miktar kusurlu bulunan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kendi kusuru dışında kalan tüm kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebileceğinden, davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranlarının ne olduğunun zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, kusursuz olan zarar görene karşı ileri sürülemeyen, ancak rücuda dikkate alınabilecek bir durum olduğundan, istinaf eden davalıların müteselsil sorumluluk gereğince tazminatın tamamından sorumlu tutulmasında bir hata olmamasına, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ve dosya içerisinde yer alan tüm tedavi evrakları incelenmek suretiyle, davacının şikayetleri doğrultusunda oluşturulan uzman doktor heyeti tarafından düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 13/01/2025 tarihli 524 sayılı raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına, ATK raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri esas alınarak ve uzman doktorlardan oluşturulan heyet tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyecek olmasına, hükme esas alınan 02.03.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, maluliyet oranına göre 5510 sayılı yasanın 19. maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının mümkün olmadığı, buna göre; rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı belirtilerek yapılan hesaplamada hata bulunmamasına, yerleşik yargısal içtihatları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı ...şirketinin tedavi (sağlık) giderine ilişkin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmasına, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında hata olmamasına, mahkemece davalı zorunlu trafik sigortacısı yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, ilk derece mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmadığı gibi hükme esas alınan 02.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna tazminat hesabı yönünden davacı tarafça itirazda bulunulmadığı, Dairemizin kaldırma kararında belirtilen (davacının maluliyet oranı) hususlar dışında 02.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun, aktüer bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabı yönünden, istinaf eden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu göz önüne alınarak Dairemizin kaldırma ilamından önce alınan aktüerya uzmanı bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınarak ve kaza tarihindeki Yönetmelik hükümleri esas alınarak tespit edilen %3 maluliyet oranı üzerinden mahkemece hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunmasın da bir isabetsizlik bulunmamasına, (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarihli 2016/21-817 E. - 2020/167 K. sayılı, Yargıtay 4. HD'nin 27.03.2024 tarihli 2024/1066 E. - 2024/3152 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin 15.02.2021 tarihli 2020/997 E. - 2021/1305 K. sayılı ve 08.12.2014 tarihli 2014/19053 E. - 2014/17962 K. sayılı ilamları), davanın asıl dava yönünden maddi tazminat birleşen dava yönünden manevi tazminat istemine ilişkin olması ve manevi tazminat istemi yönünden talebin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına göre davacı leh ve aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, kazanın meydana geldiği tarih (08/09/2015), oluş şekli, sonuçları, kazanın meydana gelmesinde kazazede ...'un kusursuz, davalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu bulunuşu, davacının yaralanmasının niteliği (davacı kaza neticesinde vücudunda sağ klavikula ve sağ tibia kırığı oluşacak şekilde yaralanarak %3 oranında maluliyete uğramıştır), kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, bedensel zararla sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı taraf yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre isabetli bulunmasına göre davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ...Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1.madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ...Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ......'den alınması gereken 3.055,09-TL harçtan peşin yatırılan 1.379,40-TL harcın düşümü ile bakiye 1.675,69-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...... Şirketi'nden alınması gereken 2.645,23-TL harçtan peşin yatırılan 662,00-TL harcın düşümü ile bakiye 1.983,23-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı ...şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına b/İstinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.230,80-TL harçtan, davacıdan alınması gereken 732,00-TL harcın düşümü ile kalan 498,80-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/02/2026