T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/286 KARAR NO :2026/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/461 KARAR NO: 2025/853 DAVA TARİHİ: 14/02/2017 KARAR TARİHİ: 23/10/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava di…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/286 KARAR NO :2026/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/461 KARAR NO: 2025/853 DAVA TARİHİ: 14/02/2017 KARAR TARİHİ: 23/10/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 31.01.2014 tarihli, ... sıra numaralı ve 2014-6 sayılı denetim ve tasdik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda müvekkilinin davalıya tam tasdik hizmet verdiğini, verilen hizmet bedeli davalı tarafından müvekkiline ödenmediğinden dolayı başlatılan İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyasına davalı tarafından itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... tarafından beyan edilen 2014 yılı Kurumlar vergisi beyannamesinde belirtilen ve gelir tablosunda yazılan verilerin ve şirket muhasebe birimi yetkililerince yapılan incelemelerin 2014 hesap yılına ilişkin olarak bağımsız denetim yapan yetkililer tarafından hazırlanan 12.01.2017 tarihli Denetim Tespit Raporu’nda Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesap tutarları 3.707.761,16 TL olması gerektiğini, ancak 2.533.183,07 olarak belirlendiği, satılan ticari mallar maliyet tutarındaki eksik maliyet yüklemesi nedeni ile işletmenin ticari karı 1.861.589,72 TL olması gerekirken 3.820.783,43 TL olarak belirlendiği ve bunun neticesinde de 392.776,88 TL kurumlar vergisi hesaplanması gerekirken 784.615,62 TL kurumlar vergisi hesaplandığı tespit edildiğini, ... ve ... ... olarak kusurlu ve hatalı hizmeti nedeni ile davalı şirketin haksız yere belirtilen tutar kadar zarar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin ödediği fazla vergilerden ötürü gerekli girişimleri vergi idaresi nezdinde yaptığını, ancak davalı şirketin ödemiş olduğu fazla vergilerden dolayı mahrum kaldığı faiz getirisinde davacı yanın sorumluluğunun olduğunu, davacı yanın davalı şirketten franchise alan ... lokanta ile fiili organik bağ içerisinde olduğunu, davalı ... ile franchise ilişkisi içerisinde bulunan ... Şirketi adlı firmanın franchise sözleşmesini tek taraflı ve haksız sona erdirilmiş olduğunu, buna rağmen müvekkiline ait marka, know-how, Franchise ve tüm fikri sınai haklardan faydalanmaya devam etmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19/01/2021 tarih ve 2020/14 E. 2021/41 K. sayılı kararı ile, dosyada bulunan bağımsız ... Müşavirlik tarafından 12.01.2017 tarihinde hazırlanan 2014 yılına ilişkin denetim tespit raporunda 2014 yılında davalıya ait ... tutarının yanlış hesaplandığının belirtildiği, yine dosyada bulunan Kozyatağı Vergi Dairesi Başkanlığının 21.11.2018 tarihli yazısında vergi inceleme raporunda davalı şirketin fazla ve yersiz vergi ödediği, davacının verdiği hizmette kusurlu olduğu ve davacının davalı için ifa ettiği iş görme borcunu gereği gibi yerine getirmediği anlaşıldığından davanın reddine, ayrıca davacının takibi başlatırken kötü niyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir.Davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/04/2024 tarih ve 2021/671 E. 2024/533 K. sayılı kararı ile:"...Somut olayda sözleşme türü yanlış belirlenerek, sözleşme ve mevzuat hükümleri değerlendirilmeden davacının kusurlu olduğu tespiti ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece davacının sözleşme bedelini talep edip edemeyeceği, davalının iddiaları ve delilleri de değerlendirilerek yeminli mali müşavir, smmm vergi uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir...." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 23/10/2025 tarih ve 2024/461 E. 2025/853 K. sayılı kararı ile, taraflar arasında imzalanan Denetim ve Tasdik Sözleşmesinden doğan hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi sebebiyle İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkin davada, davacı ... ... AŞ'nin davalı şirket ... Ltd. Şti'ne 31.01.2014 tarih, ... sıra numaralı ve 2014-6 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında 2014 hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti bedelinin davalı tarafça ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin fazla kurumlar vergisi ödemesi sebebiyle faiz kaybına uğrayıp uğramadığı, davalının bu zararda sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan 07/05/2025 tarihli bilirkişi raporu gereğince her ne kadar davalı tarafça fazla vergi ödenilmiş ise de sonradan verilen düzeltme beyanı ile gerekli düzeltmelerin yapıldığı ve 226.915,62 TL'nin iade edilmesinin uygun görüldüğü, vergi dairesi tarafından davalının vergi borçlarına mahsuben iade yapıldığı, 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve 213 sayılı Kanun'un 227. maddesi kapsamında tasdik raporunu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin, düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyama bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bu kapsamda davalı şirketin 2014 ve 2015 hesap dönemlerinde denetim ve tasdik işlemlerini yapan davacı ... ... AŞ'nin davalı şirketin vergi ziyaına sebebiyet vermemesi sebebiyle 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve 213 sayılı Kanun'un 227. maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Vergi dairesi tarafından davalının işlemleri sebebiyle vergi ziyaı vb. bir tespit yapılmadığından davacının vermiş olduğu hizmet gereği alacağını talep edebileceği, davalının bu bedeli ödemekle yükümlü olduğu, davacı tarafça ihtarname çekilmesi sebebiyle davalının 22.11.2016 tarihinde temerrüte düştüğü, 22/11/2016-23/12/2016 tarihleri arasında tarafların tacir olması sebebiyle işlemiş faiz (avans faizi) talebinde bulunabileceği, 22.11.2016 ile 23.12.2016 arasındaki işleyen faiz tutarının 257,96 TL olduğu, aşan kısma ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, ihtarname masrafının yargılama gideri olarak talep edebileceği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 28.926,73-TL asıl alacak, 257,96 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği, her ne kadar davalı taraf davalının kusurlu işlemi sebebiyle başta fazladan kurumlar vergisi ödemesi yapmak zorunda kaldığını, fazladan ödenen kurumlar vergisi nedeniyle faiz kaybına uğradığını beyan etmekte ise de; taraflar tüzel kişi tacir olup TTK'nın 18/2 maddesi gereği basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği, ayrıca davacı zarar taleplerinin TBK'nın 122 maddesinde öngörülen munzam zarar kapsamında olabileceği, bu hususunda tarafların tacir olması sebebiyle somut olarak ispat edilmesi gerektiği, bu yönde davalı tarafça sunulmuş elverişli ve yeterli delil bulunmadığından davalı itirazlarına itibar edilmediği, itirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287 ) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay 9. HD. 12.10.2020 tarih 2016/26775 Esas 2020/11341 Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 28.926,73-TL asıl alacak, 257,96 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 220,83-TL ihtarname masrafının yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına, Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın 3568 sayılı kanun ve mesleki standartlar uyarınca denetim ve tasdik sorumluluğu gereğince 1.174.578,09 TL tutarındaki maliyet hatasının tespit etmemesinin ağır kusur niteliğinde olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2014 tarihli, 2014/4822 E. ve 2014/7290 K. sayılı kararında, ...’nin özen borcuna aykırı hareket ederek zarara sebebiyet vermesi durumunda ücret alacağının reddedilmesi gerektiği açıkça ifade edildiğini, hükme esas alınan 07.05.2025 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kusur kriterinin sadece 'vergi ziyaı' şartına bağlanmasının ve sözleşmesel özenin dışlanmasının hukuka aykırı olduğunu, raporun dosyadaki Kozyatağı Vergi Dairesi Yazısı ve önceki bilirkişi heyeti tespitleriyle açık çelişki içerdiğini, ...'nin denetim görevinin 'vergi idaresini korumak' ile sınırlı tutulmasının meslek mevzuatına aykırı olduğunu, kusurlu ifa nedeniyle fazla ödenen vergiler nedeniyle mahrum kalınan faiz getirisi ve likidite kaybı bulunduğunu, davacı, bu asli görevini ihmal ederek müvekkilini hem haksız vergi yükü hem de idari yaptırımlarla baş başa bırakıldığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının ücrete hak kazanamadığı sabit olmakla davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında imzalanan denetim ve tasdik sözleşmesinden doğan hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 23/12/2016 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ... ... AŞ borçlusunun ... ŞTİ. olduğu; takibin bir kısım fatura alacağı açıklamasıyla 28.926,73 TL asıl alacak, 291,28 TL işlemiş ve 220,83 TL ihtar masrafı toplamı 29.438,81 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 27.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 30.12.2016 tarihli dilekçe, borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu; davanın 10.02.2017 tarihinde ve bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığa konu 31.01.2015 tarihli, ... sıra nolu 2015/17 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesinde davacının "...", davalının da "işsahibi" olduğu görülmekte olup, sözleşme maddeleri:"...2.1.Sözleşmenin amacı: Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin denetim ve tasdik işleri ile ve/veya diğer işlerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlara ve mevzuata göre yapılmasıdır.2.2.Sözleşmenin Kapsamı: ... 3568 sayılı Kanunun belirlediği anlamda gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerin doğruluğunun tasdik işlerini ve/veya diğer işleri yapar. Denetimsiz tasdik işi yapılamaz.Tasdik, ilgili Bakanlığın veya ilgili mercilerin hukuki düzenlemelerine ve tebliğlerine göre yapılır.3.1.1.... denetim ve tasdiki iş sahibinin işyerinde yapma yükümlülüğü altındadır.3.1.2.Meslek mensubu sözleşmede belirtilen işleri mevzuat ve mesleki ahlak kuralları ile genel kabul görmüş muhasebe prensipleri uyarınca yerine getirecektir. Bu işi kendisi yapabileceği gibi gözetimi altında başka meslektaşlarla işbirliği yaparak da yerine getirebilir. Ancak bu durumda müşteriden ek ücret istenmez ve sorumluluk ...’de kalır. Müşteri meslek mensubunun yazılı olurunu almadan bu işi başkasına yaptıramaz.Aksine davranması halinde meslek mensubuna ücretin tamamını öder.3.1.3....'nin kusuru halinde iş sahibine karşı olan mali sorumluklarının mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini, ancak ...'lerin yaptıkları denetim ve tasdik işlemleri sırasında mesleğin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermelerine rağmen ortaya çıkmamış veya çıkartılmamış ...'nin bilgisi dışında veya hata, hile ve kasıt ile gizlenmiş olan olaylardan dolayı ...'nin kamu kişileri, özel kişiler ve üçüncü kişilere karşı mali, sorumlulukları iş sahibince karşılanır.3.1.4.... denetim ve tasdik işlemleri sırasında öğrendiği her türlü bilgi ve belgeleri kanuni zorunluluklar dışında gizli tutmakla sorumludur.3.2.2.Yapılacak tüm denetim ve tasdik işlemlerinde iş sahibinin ve yetkili kıldığı muhasebecisi, hesapların olaylara uygun olarak tutulduğunu ve çıkarıldığını, hesapların dayanağı belgelerin gerçek olduğunu kabul etmiş sayılır ve bunların olaylara uygunluk ve belgelerde doğruluk beyanını, yazılı olarak ...’e verme yükümlülüğü altındadır...”3.2.4. Sözleşme konusu işlerle ilgili olarak meslek mensubuna sunulan bilgi ve belgelerin doğruluğundan ve meslek mensubunun belirttiği tarihe kadar meslek mensubuna teslim edilmemesinden doğacak risklerden müşteri sorumludur. Bilgi ve belgelerin teslim tarihi ve şekli taraflar arasında yapılacak ek protokolle belirlenebilir..."3.1.4.... denetim ve tasdik işlemleri sırasında öğrendiği her türlü bilgi ve belgeleri kanuni zorunluluklar dışında gizli tutmakla sorumludur.4.1.1.Meslek mensubu için sözleşmede belirtilen işlerden dolayı kararlaştırılan ücret 3.500,00-TL.+KDV olup aylık ödenecektir.4.1.5.Ücret, sözleşmede belirtilen şekilde ödenmediği taktirde meslek mensubu işi bırakır. Alacağı için kanuni takibe geçer, ayrıca kayıtlı olduğu Odaya bildirerek başka meslek mensubunun iş alıp alması konusunda tavsiyede bulunur.5.1.Bu sözleşme süre maddesine göre (8.1) sona erer.5.2.Bu sözleşme 3568 sayılı Kanun'un ve bu Kanuna ilişkin mevzuatın taraflara tanıdığı nedenler ile bir aylık bir yazılı ihbar müddeti verilmek ve yazılı olarak bildirilmek koşulu ile her zaman feshedilebilir.8.1. Süre; Bu sözleşme 01/01/2015 tarihinden itibaren en az bir yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Sözleşmenin sona erdiği tarihten en az bir ay önce yazılı ihbarda bulunulmaması halinde, sözleşme bir yıl daha kendiliğinden uzar." şeklindedir.Sözleşme hükümleri incelendiğinde; ... Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde sayılan zorunlu unsurların (tasdikin amacı, kapsamı, yeminli mali müşavirlerce verilecek hizmetin niteliği ve süresi, tarafların sorumluluk ve yükümlülükleri ile ücret) yer aldığı, şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği belirlenmiştir. 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve ... Kanununun 11.maddesinde "... mesleğinin, bir kamu hizmeti olduğunu bilerek...yemin ederim.", 12. maddesinde yer alan "...Kanunları gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarına verilen tasdik edilmiş mali tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca, tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş bir belge olarak kabul edilir.", ... Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik ve Bakanlık tarafından konuya ilişkin olarak yapılacak diğer düzenlemeler çerçevesinde tasdik edilmiş konu ve belgeler kamu idaresinin yetkililerince tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş olarak kabul edilir.", 16. maddesinde yer alan "...İşletme yönetiminin bunları düzeltmesi halinde tasdik konusu belgeler tasdik edilir. Hataların düzeltilmesi istendiği halde, düzeltilmez ise veya hileli bir durumun tespiti halinde durum, bir raporla ilgili mercilere bildirilir". Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve ... Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 57. maddesinde yer alan "Meslek mensupları; mesleki sorumluluğunun bilincinde, denetim faaliyeti sırasında mevzuat hükümlerine aykırı hatalı ve hileli işlemleri tespit ettikleri takdirde, müşterilerine hata ve hilelerin düzeltilmesini teklif ederler. Bu teklife rağmen, hata ve hilelerin düzeltilmemesi halinde durum Yönetmeliğin 59. maddesinin (c) bendinde belirtilen olumsuz raporla ilgili mali mercilere aksettirilir. Adli yargıya, intikali gerekli olan ve suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması mecburidir." 59. maddesinde yer alan "c) Olumsuz rapor; meslek mensubunun, denetim sırasında incelenen yerlerin ve kuruluşların gerçek durumunu yansıtmadığı kanaatına varması sonucu düzenlediği rapordur." hükümleri değerlendirildiğinde; yeminli mali müşavirin denetim ve tasdik işini yaparken kamu görevlisi gibi kabul edildiği ve bu yönde sorumluluk yüklendiği açıktır. İlk Derece Mahkemesince aldırılan mali müşavir ve borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan 02.11.2020 tarihli rapor: "...Davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, taraflar arasında vekalet sözleşmesinin kurulduğu, mahkemece davalının bağımsız ... Müşavirlik'ten aldığı ve davacının hatalı hesaplama yapıldığını belirten bu rapora itibar edilecek olursa vekil sıfatını haiz davacının davalı için hazırladığı 06/04/2015 tarihli, 01/01/2014-31/12/2014 dönemine ait "... Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasdik Raporu"nda TBK m. 506/11 hükmünce özen borcuna aykırı davrandığı sonucuna varılabileceği, mahkemece aksi yönde karar verilecek olursa ve davacının borçlandığı is veya hizmeti, sözleşmeye ve ilgili kanuni düzenlemelere göre özenle ifa ettiği kabul edilirse bu halde mali değerlendirme tespit edildiği üzere davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 01/01/2016 tarihi itibariyle davalıdan 28.926,73-TL alacaklı olduğu ve bu alacağı talep edebileceği" şeklindedir.Dairemiz kararından sonra yeminli mali müşavir ve ...'den oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 07.05.2025 tarihli rapor:"...davacı ... ... AŞ’nin davalı şirket ... Ltd. Şti’ne 31.01.2014 tarih, ... sıra numaralı ve ... sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında 2014 hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti bedelinin davalı tarafça ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının 31.01.2015 tarihinde 2015-17 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında 2015 hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti kapsamında kesinleşen 42.000 TL.+ KDV’nin, KDV dahil 24.571,43 TL.sinin davacıya ödendiğini, KDV dahil 28.926,73 TL alacağın davalı tarafından ödenmediği, davalının 2014 yılında davacı tarafından yapılan Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında yapılan tam tasdik denetiminde “2014 yılı satılan mal maliyetinin 1.174.578,09.-TL eksik hesaplanmasının ... ... tarafından tam tasdik denetimi kapsamında tespit edilemediği” ve bu nedenle davalının 2014 yılı için fazladan ödediği 234.815,62 TL kurumlar vergisi nedeniyle faiz kaybına uğradığı gerekçesiyle davacının 28.926,73 TL alacağını ödemediği, davalının Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne verdiği 2014 yılı düzeltme beyannamesi ile 2014 yılında Satılan Ticari Malın Maliyetini 1.174.578,09 TL eksik beyan ettiklerini ve aynı tutarda dönem vergi matrahının yüksek çıkarılması nedeniyle 234.915,62 TL fazla ve yersiz kurumlar vergisi ödediklerini, fazla ve yersiz ödedikleri bu tutarın kendilerine iade edilmesi talebi üzerine Vergi Müfettiş Yardımcısı ... tarafından düzenlenen 10.07.2018 tarihli, ... Sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden eksik beyan edilen ... tutarı 1.174.578,09 TL olarak hesaplanmış ve ayrıca davalının 2014 yılında ayırdığı 40.000 TL tutarındaki şüpheli alacağının mevzuata uygun olmadığı tespit edilerek, 40.000 TL tutara isabet eden 8.000 TL tutarın iadesi reddedildiği, kalan 226.915,62 TL’nin iade edilmesinin uygun görüldüğü, vergi dairesi tarafından davalının vergi borçlarına mahsuben iade yapıldığı, davacının 2014 yılı düzeltme beyannamesi kapsamında iade talebi ile ilgili olarak düzenlenen 10.07.2018 tarihli, ... Sayılı Vergi İnceleme Raporunda davalı kurumun 2014 yılında vergi ziyaına sebebiyet vermemesi sebebiyle davacı ... ... için 3568 sayılı Kanun’un 12. Maddesi ve 213 sayılı Kanun’un 227 maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluk tespiti yapılmadığı, davalı tarafın 2014 ve 2015 yıllarında olaylara uygun olarak hesap tutma ve hesap çıkarma işlemlerinin hem mevzuat hem de sözleşme hükümleri kapsamında davalı iş sahibinin yükümlülük ve sorumluluğunda olduğu, 3568 sayılı Kanun’un 12. Maddesi ve 213 sayılı Kanun’un 227. maddesi kapsamında tasdik raporunu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin, düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, bu kapsamda davalı şirketin 2014 ve 2015 hesap dönemlerinde denetim ve tasdik işlemlerini yapan davacı ... ... AŞ’nin davalı şirketin vergi ziyaına sebebiyet vermemesi sebebiyle 3568 sayılı Kanun’un 12. Maddesi ve 213 sayılı Kanun’un 227. maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ... ... AŞ’nin ticari defter ve kayıtlarına göre 01.01.2016 tarihi itibariyle davalıdan 28.926,73 TL alacaklı olarak göründüğü..." şeklindedir.İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/837 E. sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; davacısının ... Şirketi davalısının ... Şirketi olduğu, 13.09.2018 tarihinde açılan itirazın iptali davasında 24.03.2017 tarihli 97.020,15 TL bedelli 2014 kurumlar vergisi fazla ödenen vergi gecikme faizi faturasına ilişkin olarak başlatılan İstanbul 21. İcra Dairesi'nin .... sayılı takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, dosyanın derdest olup duruşmanın 13.03.2026 tarihine bırakıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/837 E. sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1015 E. 2019/447 K. sayılı dava dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; davacısının ... Şirketi davalısının ... Şirketi olduğu, 30.10.2018 tarihinde açılan itirazın iptali davasında 03.09.2018 tarihli 73.997,69 TL bedelli 2014 kurumlar vergisi fazla ödenen vergi gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezası faturasına ilişkin olarak başlatılan İstanbul 13. İcra Dairesi'nin .... sayılı takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, 22.05.2019 tarihinde fiili ve hukuki irtibat nedeniyle dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/837 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair kesin olarak karar verildiği tespit edilmiştir.Dava konusu denetim ve tasdik sözleşmesi değerlendirildiğinde ise; sözleşmenin tarafı olan iş sahibinin menfaati dışında, kamu menfaatini ilgilendiren hususları barındırması ve yeminli mali müşavire bu yönde sorumluluk yüklemesi, sözleşmenin yazılı şekil şartına tabi olması, yeminli mali müşavir ücretsiz iş alamayacağından ücretin bu sözleşmenin asli edim borcunu oluşturması gibi unsurları nedeniyle, iş görme akdi ise de kendine özgü (sui generis) sözleşme olduğunun, kanunda düzenlenmeyen isimsiz bir akit olduğunun kabulü ile sözleşme ve mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davanın tarafları arasında birden fazla Denetim ve Tasdik Sözleşmesi başlıklı anlaşma yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki 31.01.2015 tarihli, ... sıra nolu 2015/17 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesinin konu hizmet bedelinden kaynaklanmaktadır. Bilirkişi raporları ile davacı tarafın 31.01.2015 tarihli, ... sıra nolu 2015/17 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesinden kaynaklı tam tasdik hizmetini verdiği ve 2015 hesap dönemi için belirlenen 42.000,00 TL+ KDV’nin hizmet ücretinin 24.571,43 TL'sinin davacıya ödendiğini 28.926,73 TL alacağı bulunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle davacının dava konusu alacağa ilişkin üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesi ve yargılama safahatı boyunca 2014 hesap yılına ilişkin olarak 392.776,88 TL kurumlar vergisi hesaplanması gerekirken 784.615,62 TL kurumlar vergisi hesaplandığı bununda davalının kusurlu ve hatalı hizmetinden kaynaklandığını ve zarar oluşmasına sebebiyet verdiğini belirterek davacının hizmeti ayıplı ifa ettiğini savunmuştur. Davalının savunmasında konu hizmetin verildiği 2014 yılı hesap dönemi için taraflar arasında 31.01.2014 tarihli, ... sıra nolu 2014/6 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi ise ayrıca imza altına alınmıştır. Yani davalının savunması uyuşmazlık konusu alacağın konu sözleşmeden başka yine aynı taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ifasının ayıplı olduğuna yöneliktir. Bu durumda uyuşmazlık konusu sözleşme yönünden ayıplı ifanın ve kusurlu hizmetin bulunmadığı kanaatine varılmakla davalının savunmasında yer alan 31.01.2014 tarihli, ... sıra nolu 2014/6 sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında zarara uğradığına yönelik beyanının takas/mahsup talebi kapsamında değerlendirilebileceği düşünülebilecek ise de davalının bu zarara ilişkin olarak yukarıda incelemesi yapılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/837 E. sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1015 E. 2019/447 K. sayılı dava dosyasında bu davadaki savunmasında yer alan aynı hususları ileri sürerek tazaminat talebinde bulunmuş olması nedeniyle aynı zarara ilişkin mükerrer talep yönünden ilgili dava dosyasında takap/mahsup kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılmaması gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenler İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaati ile davalı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/02/2026