T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1823 Esas KARAR NO: 2026/273 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2022/427 Esas- 2025/565 Karar TARİH: 08/07/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1823 Esas KARAR NO: 2026/273 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2022/427 Esas- 2025/565 Karar TARİH: 08/07/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ........-taşıma işleri organizatörü olduğunu, karayolu, havayolu ve denizyolu sevkiyatını, gümrükleme ve sigorta hizmetlerinin operasyonunu gerçekleştiren aktif bir acente olduğunu, davalının, davacının vermiş olduğu hizmetten dolayı düzenlemiş olduğu faturalar sebebiyle oluşan cari hesaptan dolayı davacıya borçlu olduğunu, 22.03.2022 tarih ve ... no.lu 553,00 USD bedelli fatura, 24.03.2022 tarih ve ..... no.lu 585,00 USD bedelli fatura, 24.03.2022 tarih ve ......... no.lu 725,00 USD bedelli fatura, 24.03.2022 tarih ve ...... no.lu 590,00 USD bedelli fatura, 04.04.2022 tarih ve ....... no.lu 701,95 USD bedelli fatura, 13.04.2022 tarih ve ..... no.lu 550,00 USD bedelli fatura, 18.04.2022 tarih ve ...... no.lu 2.021,83 USD bedelli fatura, 25.04.2022 tarih ve ......... no.lu 745,00 USD bedelli fatura, 16.05.2022 tarih ve ....... no.lu 80,00 USD bedelli fatura, 20.06.2022 tarih ve....... no.lu 543,40 USD bedelli fatura olmak üzere davalının davacıya toplamda 7.095,18 USD borçta olduğunu, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhinde İstanbul ......... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla davalının İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazın iptali île takibin devamına, davalının alacak likit olduğundan % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacakların tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu, davalı borçlu tarafından icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesi ile icra dairesi yetkisine itiraz edilmişse de, TBK'nın 89. maddesi uyarınca İstanbul İcra Müdürlükleri yetkili olduğundan yetki itirazının reddine karar verildiği, dosyaya ibraz edilen 10 ayrı konşimentodan, davacı şirketin taşıma işlerini organize eden........ olarak taşımalarda görev aldığı ve bu hali ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, konşimentolarda gönderilen olarak davacı şirketin, dava dışı .......ve Davadışı ....... şirketinin kayıt edildiği, teslim için başvuru adresi olarak ise davacı şirketin kayıt edildiği, gerek ana gerekse ara konşimentolarda yükleten ya da gönderilen şirketlerin davalı şirket olmadığı, davalı şirketin konşimentolarda muhatap olmadığı, taşımalar sonucunda gerek ana gerekse ara konşimentolarda gönderilen olarak davacı şirket, dava dışı ....... ve dava dışı ..... şirketinin kayıt edildiği, teslim ordinolarının davacı şirket tarafından dava dışı....... şirketi, ...... şirketi ya da diğer asıl gönderilen şirketler adına tanzim edildiği ya da fiili taşıyanlar tarafından davacı şirket ya da asıl gönderilen şirketler adına tanzim edildiği, dosyaya celp edilen gümrük beyannamelerinde alıcı olarak asıl gönderilen şirketlerin yer aldığı, dosyada bulunan satış faturalarının da muhatabının davalı şirket olmadığı, taşıma belgelerinde davalı şirketin adının geçmediği, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına davaya konu, tahliye limanı masrafları, acentelik, navlun ücretleri gibi açıklamalarla faturalar tanzim edildiği, "....." olarak kayıtlı ara konşimentolarda gönderilen şirketin navlun ve tahliye limanı masraflarına katlanması gerektiği, "....." olarak kayıtlı ihracat konşimentosunda yükleten şirket dava dışı......şirketinin navlun ve yükleme limanı ücretlerinden sorumlu olması gerektiği, e posta yazışmaları incelendiğinde, taşımalarda iddia edilenin aksine, davalı şirketin hangi sıfatla sorumlu tutulduğunun tespit edilemediği, davalının taşıtan veya gönderilen veya alıcı sıfatı ile husumet ehliyetinin belirlenemediği, bilirkişiler tarafından da dosyada bulunan e posta yazışmaları incelenmesi akabinde düzenlenen ek raporda, davalı şirketin ...... yaptığı ile ilgili bir haberleşme ya da ayrı bir sözleşmeye rastlanmadığı belirtilerek taraflar arasındaki akdi ilişkinin temelinin tespit edilemediğinin açıklandığı, .....'ın farklı terminallerden gelip de tek bir yük olarak gönderilmek üzere birleştirilen iki ayrı mala ilişkin organizasyona yönetme yetkisi olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ...../04/2025 tarihli beyan dilekçesinde de, dava dışı yük ilgililerinin davalıya .....yetkisi verdiği belirtilerek, davalının kendi adına ancak dava dışı firmalar hesabına hareket ettiğinin belirtildiği, bu kapsamda davalının yük ilgilileri hesabına hareket ettiği, davacının bilgisi dahilinde olup, davalının davaya konu talepler bakımından pasif husumet ehliyetini haiz olmadığının kabul edildiği gerekçesi ile davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: dosya kapsamındaki faturaların, icra dosyası, arabuluculuk son tutanağı, cari hesap kayıtları, ticari defterler ve mail yazışmalarının davalının davacı şirketle doğrudan hukuki ilişki içerisinde bulunduğunu açıkça gösterdiği, davacı şirketin taşıma işleri sırasında “.....” yetkisiyle hareket ettiği, TTK m. 917-930 hükümleri gereğince taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla kendi adına ama müvekkil şirket hesabına işlem yaptığı, dolayısıyla üçüncü kişilere karşı doğrudan sorumlu konumda olduğu, bu sebeple, davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yasak olmasına rağmen hukuki değerlendirmede bulunulduğu, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı, davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğu ve TTK m. 918 uyarınca sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle bizzat sorumlu olduğu, navlun ücretlerinin belirlenmesi, yükleme / boşaltma limanları bildirimleri, varış ihbarları vs. tüm hususların sadece davacı şirket ile davalı arasında gerçekleştiği, dolaylı temsilci hukuki niteliği bakımından kendi adına hareket ettiğinden, üçüncü kişinin karşı tarafı olduğu ve üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri bizzat yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu nedenle bilirkişi raporlarındaki aksi yöndeki tespitlerin nazara alınmaması gerektiği, pasif husumetin varlığı ya da yokluğu konusunda karar verme yetkisinin tamamen hakime ait olduğu, bilirkişi raporlarının kendi içerisinde çelişkili olduğu, bir yandan davacının taşıma ve diğer hizmetleri verdiği ve alacaklı olduğu tespit edilmişken diğer yandan davalının taşıma ilişkisi içerisindeki konumunun tespit edilemediğinden bahsedildiği, oysa davalı tarafından faturaların indirim konusu yapılması, defter kayıtlarına işlenmesinden davalının hukuki ilişkinin muhatabı olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, Mahkemece raporlardaki çelişkilerin nazara alınmadığı ve kararın bu sebeplerle kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı tarafından davalı adına 2022 yılında toplam 119.035,84 TL tutarında 12 adet fatura düzenlendiği, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 7.095,18 USD karşılığı 105.367,71 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ancak 2022 yılında bağlı bulunduğu vergi dairesine ibraz ettiği .....formalarında davacıdan 2022 yılında 11 adet fatura karşılığı 117.635,30 TL alım yaptığını bildirdiği, davacı tarafından düzenlenen ...../05/2022 tarihli ve 80 USD bedelli fatura harici takibe konu edilen tüm faturaların davalı tarafından vergi dairesine yapılan bildirim ile kabul edildiği, davacı tarafından 10 ayrı konişmento tahtında taşıma yapıldığı, davalı şirketin konişmentolarda muhatap olmadığı, teslim ordinolarının davalı adına düzenlenmediği, gümrük beyannamelerinde ve satış faturalarında davalının adının yer almadığı ve sonuç olarak davalının taşımalardaki konumunun belirlenemediğinin tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itirazı doğrultusunda ve sunduğu mail yazışmalarının incelenmesi için alınan ek raporda ise, taraflar arasında mevcut mail yazışmalarından davalının hangi sıfatla sorumlu tutulduğunun belirlenemediğinin açıklandığı ancak her bir konişmento yönünden yapılan incelemelere göre, davacı tarafından varış ihbarlarının birçoğunun davalıya yapıldığının tespit edildiği, mail içeriklerinden tarafların taşımalarla ilgili olarak navlun, masraflar yükleme yeri gibi hususlarda görüşmeler yaptığı, davacı tarafından davalının ..., yani temsilci olarak hareket ettiğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.TBK'nın 40. maddesi uyarınca yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Somut olayda her ne kadar iddia edildiği şekilde davalının dava konusu taşımalar yönünden taşıma işleri komisyoncusu olduğu ispat edilemediğinden TTK'nın 917 ve devamı maddeleri uyarınca taşımalardan doğan navlun vs ücretlerden sorumlu olmadığı kabul edilebilirse ve Mahkemece, davacı tarafça, davalının dava konusu taşımalar yönünden kendi adına ancak dava dışı şirketler hesabına hareket ettiğinin iddia edilmesi karşısında, TBK'nın 40. maddesi uyarınca işlemlerin doğrudan temsil olunanları bağladığının kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, davalı tarafından davacının navlun, acentelik ücreti vs açıklamaları ile düzenlediği takibe konu tüm faturaların tebliğ alındığı, kabul edildiği, içeriklerine itiraz edilmeksizin bağlı olduğu vergi dairesine bildirildiği, her ne kadar davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış ise de ticari defterlerle bağlantılı kayıt niteliğinde olan BA formlarına göre faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olması gerektiği ve bu şekilde davalının faturalara konu borcu üstlendiği, bu noktada artık ticari defterlerin delil olma özelliğinin devreye girdiği ve davacının alacağını ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delilin sunulmadığı gözetilerek Mahkemece davanın kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../07/2025 tarihli, 2022/..... Esas ve 2025/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın Kabulü ile davalının İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin talep edildiği şartlarla devamına, 3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 24.636,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 9.008,45 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.636,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.372,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.636,21 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 1.716,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.435,00 TL tebligat/posta gideri ve 15.775,75 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 17.210,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 360,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 2.043,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.