T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1293 KARAR NO : 2025/1795 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI : 2024/787 E. - 2025/400 K. DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1293 KARAR NO : 2025/1795 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI : 2024/787 E. - 2025/400 K. DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Bakanlıkça dava dışı işçi ...'ya ödenen işçilik alacaklarının Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile diğer şirketlerden tahsili için Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açıldığını, rücu davasında mahkemece 09.10.2024 tarihli ara karar ile davalılardan Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında ihya davası açmaları içinsüre verildiğini, mezkur Şirket Ümraniyede mukim, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 Sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, resen terkin edilmeden önce müvekkili idareden ihale ile iş yüklendiğini, dava dışı işçiyi bünyesinde çalıştırdığını, işerin iş akitlerinin sona ermesine müteakip yapılan arabuluculuk görüşmelerinde işçilere işçilik alacaklarının müvekkili idare tarafından ödendiğini, ödenen meblağların rücusu için ise Tasfiye Halinde ... Yemek firmasının da dâhil olduğu rücu davası açıldığını, firmanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde sınırlı olarak ihya edildiği bilgisine ulaşıldığını, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına ilişkin rücu davasının görülebilmesi ve dava sonucunda alınacak ilamın icrası için taraf teşkili sağlanması amacıyla da şirketin ihyası gerektiğini, bunun yanı sıra ... Yemek firmasının müvekkili idare ile birden fazla döneme ilişkin hizmet sözleşmesi imzaladığını, bünyesinde çalışan her bir işçi için ödenen İşçilik alacaklarının firmadan tahsili gerektiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2018/148 Esas, 2020/364 Karars ayılı kararında ''... ihyanın açılan dava ile sınırlı olarak gerçekleştirilmesi tasfiyenin tamamlanması amacına hizmet etmeyeceğinden bu konudaki hüküm doğru olmamıştır." şeklinde karar verdiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/4408 Esas, 2022/5855 Karar sayılı ilamı ile de Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/478 Esas, 2021/646 Karar sayılı ilamı ve Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin 2022/841 Esas, 2022/829 Karar sayılı kararları ile de genel nitelikte verilen ihya kararının onandığını ileri sürerek, emsal kararlar doğrultusunda öncelikle ihya kararının birden fazla alacaklarının olduğu hususu göz önüne alınarak Sağlık Bakanlığı'nın ... Yemek Firmasından olan alacaklarının tahsili için şirketin genel nitelikte ihyasına aksi kanaate ise ... Yemek firmasından olan alacağın tahsili için Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın icrası amacıyla şirketi ihyasına karar verilmesini talep ve dava emiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının, TTK. m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ihyası istenen şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği/adresinin tespit edilemediği" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 14.04.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirilmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsedilemeyeceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.7/f.4-a’da, “Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirkete veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denildiğini, böylece ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, Ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına ilişkin olup, uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Uşak 2. Asliye Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyasının celp edildiği görülmüştür.TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu şirketin 14/04/2015 tarihinde TTK geçici 7. madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket hakkında Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosyası ile açtığı rücu davasının derdest olduğu görülmüştür. Davalı Ticaret sicil Müdürlüğü dosya sunulan; yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan ihtarın tebligatların iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmamıştır.Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir.TTK geçici 7/ 15. maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir.Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15. maddesine eklenen "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi ve şirketin terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde bulunmasına göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir. Dosya kapsamına göre; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin Uşak 2. Asliye Mahkemesinin 2024/223 Esas dosyanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak TTK.'nın 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numarasında sicile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd.Şti'nin derdest Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması(taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;hizmet alım ihaleleri kapsamında taşeron şirketler bünyesinde çalışan dava dışı işçilerin iş akitlerinin sona ermesine müteakip açtıkları işçilik alacakları davasında yahut arabuluculuk başvurularında işçilere müvekkili idarece ödemeler gerçekleştirildiğini, ödemeler sonrası ise işçilerin bünyesinde çalıştığı şirketlere rücu davaları açıldığını, müvkkili ile imzalamış olduğu ihale sözleşmesi kapsamında, uhdesinde bir çok işçi çalıştığını, her bir işçiye yapılan ödemeler için ilgili şirketlere rücu davası açılsığını, Tasfiye Halinde ... Yemek Şirketinin de davalı olarak yer aldığı, müekkilinin taraf olduğu birden fazla rücu davası bulunduğunu, her bir rücu davası yönünden davaya/takibe devam edilebilmesi için işbu rücu davasını açmak gerektiğini, bu hususun usul ekonomisine uygun olmadığını, ayrıca yargının iş yükünü artıracağını, kamu maliyesine de yük oluşturacağını, ihya kararının tek bir dosya ile sınırlı olmaması gerektiğinin Yargıtay 23. HD'nin 2018/148 Esas, 2020/3641 Karar sayıl ı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4408 Esas, 2022/5855 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, yerel mahkemece kurulan hükmün " şirketin Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/223 Esas sayılı dosya ile sınırlı olmak üzere ihyasına" ibaresi yönünden genel ihya kararı verilmek üzere düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkili adına Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dosya ile dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili için alacak davası açtıklarını, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, ihyası istenen şirketin davacı ile birden çok hizmet sözleşmesi imzaladığını, bünyesinde birden çok işçi çalıştığını, her bir işçi için ödenen işçilik alacaklarının ihyası istenen şirkette tahsili gerekeceğinden müvekkilinin şirketten olan alacaklarının tahsili için genel nitelikte ihya kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, şirketin ihyasını istemiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin, TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca 14.04.2015 tarihinde sicil kaydının re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.TTK'nın geçici 7. maddesine bakıldığında, şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde "...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği," düzenlemeleri yer almaktadır. düzenlemeleri yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesindeki sebeplerle re'sen terkin edilen şirketin ihyası davasında. husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararları sonrası TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiği kabul edilmiş ve mahkemece önceki yönetici tasfiye memuru olarak atanmıştır.İlk derece mahkemesince, derdest Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/223 Esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması, taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini işlemleri ile sınırlı olarak ihya kararı verilmiş, davacı vekilince, davacının ihyası istenen şirketten olan alacaklarının tahsili için genel nitelikte ihya kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Ticaret sicil müdürlüğünce yapılan terkin işlemlerinde bir usulsüzlük yoksa şirketin kalıcı bir şekilde ihyasına karar verilemez. Ancak bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK'nın 547.maddesi kıyasen uygulanarak tasfiye memuru da atanmalıdır. Davacı yanca terkinin usulsüz yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmemiştir. Bu durumda somut olayda mahkemece sınırlı şekilde ihya kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.ç hükmü uyarınca karar kesindir.