T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1461 KARAR NO : 2026/254 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2022 NUMARASI : 2017/823 Esas 2022/388 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/02/2026 Davalı .... AŞ vekili tarafından yu…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1461 KARAR NO : 2026/254 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2022 NUMARASI : 2017/823 Esas 2022/388 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 03/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/02/2026 Davalı .... AŞ vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait araçta bir kısım sorunlar nedeniyle 26.04.2017 tarihinde servise götürüldüğü, müvekkiline ait araçta enjektör arızası tespit edildiği, enjektörlerin aynı gün 5.000,00 TL'ye satın alındığı, satın alınan enjektörlerin ... marka olduğu ve davalı .... Şti. firmasından satın alındığı, araca montajı yapıldıktan sonra bahse konu arızanın giderildiğinin belirtildiği, müvekkili aracını teslim alıp kullanmaya başladığı sırada aracın ön kısmında yoğun duman oluştuğu, akabinde araçtaki tüm otomatik kilit sisteminin kapandığı, bu durumdan sonra davalılara başvuru yapıldığı, başvuru sonucunda 03.05.2017 tarihli bir rapor tanzim edildiği, takılan yeni enjektörlerin hatalı üretimi veya ayarlarının yanlış olması neticesinde bu enjektörlerin gizli ayıplı olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 18.255,00 TL yedek parça, 8.500,00 TL işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 26.755,00 TL, ikame araç bedeli olarak 1.050,00 TL, enjektör bedeli olarak 5.000,00 TL ve motorin analiz bedeli olarak 2.124,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesiyle; davacı tarafça davaya konu ... marka enjektörün ..., ..., ... Ortaklığından satın alındığı ve servis tarafından araca monte edildiği, bu nedenle iş bu davanın alım satım ilişkisinin tarafı olan ..., ..., ... Ortaklığına değil, dava konusu ürünü bu ortaklığa satan müvekkili davalı şirkete karşı dava açılmış olması nedeniyle davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet nedeniyle reddinin gerektiği, ayrıca davanın esası açısından da süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi davaya konu arızanın enjektörden kaynaklandığı yönündeki iddianında yerinde olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... .. A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; davacının iddia ettiği şekilde enjektörleri müvekkili şirketten doğrudan satın almadığı, bu nedenle davalı müvekkiline karşı iş bu davada husumet yöneltilmeyeceği gibi davacı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayrıca davanın esası yönünden dava konusu arızanın enjektörden kaynaklandığı yönündeki davacı iddiasınında yerinde olmadığı, dava konusu enjektörlerin ... isimli firmadan alınması nedeniyle anılan enjektörlerin kullanılmış/yenilenmiş ürün olup olmadığının hususununda bilinmediği, davalı ile dava dışı .... isimli firma arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, davacı delilleri arasında yer alan İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyasıyla yaptırılan delil tespiti raporunun kabulünün mümkün olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; davacıya ait araca takılan enjektörlerin ayıplı olduğu iddiasıyla araçta oluşan hasardan kaynaklı maddi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıya ait araçta 26.04.2017 tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle dava dışı servise götürüldüğü ve servis tarafından yapılan tespitte araçta enjektör arızasının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine enjektörlerin dava dışı ... - ... Ortaklığı adlı firmadan toplam 5.000,00 TL bedelle satın alındığı, satın alınan enjektörlerin ... marka enjektör olup, enjektörlerin satın alındığı .... - ... Ortaklığı tarafından iş bu enjektörlerinde davalı .... Şti 'den satın alındığının tespit edildiği, davaya konu enjektörlerin davacıya ait araca servis tarafından monte edildiği ve arızanın giderildiğinin belirtildiği, ancak araç teslim alındıktan takriben 1 km sonra tekrar arıza oluştuğu, bu nedenle öncelikli olarak enjektörlerin satıcısı firma olan davalı .... Şti.'ye başvuru yapıldığı ve iş bu başvuru neticesinde 03.05.2017 tarihli raporun düzenlendiği, ancak arızanın garanti kapsamında olmadığının bildirildiği, bu nedenle İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığı alınan raporda araca yeni takılan enjektörlerin gizli ayıplı olduğunun belirtildiğinden bahisle iş bu rapor doğrultusunda KDV dahil toplam onarım maliyeti 26.755,00 TL, ikame araç bedeli 1.050,00 TL, satın alınan ... marka enjektör bedeli 5.000,00 TL ve motorin tam analiz bedeli 2.124,00 TL olmak üzere toplam 34.929,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan .... Şti. Vekili, dava konusu enjektörlerin dava dışı ...- ... Ortaklığından satın alındığı, dava konusu enjektörlerle ilgili olarak davalı tarafça bizzat verilmiş bir garantinin bulunmadığı, bu nedenle iş bu davada müvekkili şirkete karşı husumet yöneltilemeyeceği gibi, davacı tarafın dava konusu enjektörlerin gizli ayıplı olduğu yönüdeki savunmasının yerinde olmadığı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığından davanın esastan da reddinin gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı .... A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, dava konusu enjektörlerin dava dışı ...l- ... Ortaklığı isimli firmadan satın alındığı, dava dışı iş bu firma tarafından da davaya konu enjektörlerin davalı .... Şti.'den satın alındığının belirtildiği, bu kapsamda dava konusu ürünlerin doğrudan davalı ... . A.Ş'den satın alınmadığı, bu nedenle müvekkili olan davalıya husumet yöneltilemeyeceği gibi iş bu davada enjektörlerin gizli ayıplı olduğu yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi kullanılan enjektörlerin kullanılmış veya yeni bir ürün olup olmadığı hususununda bilgileri dahilinde bulunmadığı, ayrıca enjektörlerin satın alındığı ortaklıkla müvekkili şirket arasında bir ilişkide bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dosyaya davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin incelenmesinden dava dışı ....l- ... Ortaklığı tarafından davacı şirket adına düzenlenen 26.04.2017 tarih ve KDV dahil toplam 5.000,00 TL bedelli faturayla ... marka 4 adet enjektörün davacı tarafça dava dışı ortaklıktan satın alındığı, dosyada bir sureti bulunan 26.04.2017 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında 5.000,00 TL'lik ödemenin davacı şirket tarafından dava dışı fatura düzenleyen ortaklığa ödenmiş olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı tarafça dava dışı ortaklıktan satın alınan ve yine dava dışı servis tarafından davacıya ait araca monte edildiği belirtilen 4 adet enjektörün ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, ayrıca davacıya ait araçta meydana gelen arızanın davaya konu enjektörlerden kaynaklı olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafça talep edilen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, her bir davalının husumete ilişkin itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, makina mühendisi bilirkişi .... tarafından düzenlenen 11.05.2018 tarihli kök raporda ; davaya konu .... plakalı aracın 188.200 KM'deyken tekleme şikayetiyle ...'.ya geldiği, enjektörlerin pompacıya gönderilip kontrol ettirildiği, motordaki teklemenin enjektör kaynaklı olması nedeniyle dava dışı ....- ... Ortaklığından 26.04.2017 tarih ve KDV dahil 5.000,00 TL'lik faturayla 4 adet ... marka yeni enjektör alındığı ve dava dışı ...tarafından yeni enjektörlerin araca takılarak motorun çalıştırıldığı ve tekleme arızasının kesildiği, aracın test edilip test sürüşüne çıkarıldığı, test sürüşünde 8 KM sonra aracın arızalanarak yolda kaldığının anlaşıldığı, dosyada mevcut deliller arasında yer alan Ege Üniversitesi Ege-Pal "Yakıt Analiz Raporu"nda belirtildiği üzere araçtaki yakıtın standartlar dahilinde olduğu, herhangi bir katkı tespit edilemediği, yakıtın ölçülen değerlerinin standartlar içinde kaldığı, norm dışı veya hatalı yakıt kullanımı olmadığı, bu tespitlere göre araçtaki arızanın yakıttan kaynaklanmadığı, arızanın sebebinin araca yeni takılan enjektörlerin hatalı üretimi veya ayarlarının yanlış olması neticesinde enjektörlerin motora gereğinden fazla ve düzensiz yakıt gönderdiği, bunun sonucunda yanma odasına verilen gereğinden fazla yakıtın yanması sonucu oluşan aşırı ve fazla ısı enerjisi nedeniyle motor parçalarının aşırı ısıya maruz kalarak söz konusu arızaya neden olduğu kanaatine varıldığı, bu kapsamda davacıya ait araçta hasar tamiratı nedeniyle ve olay tarihi dikkate alınarak değiştirilmesi gereken yedek parça ve işçilik bedellerinin KDV dahil 26.755,00 TL olduğu, arızalı aracın düzenli ve sistemli bir çalışmayla 7 iş gününde tamirinin mümkün olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın olay tarihinde günlük ikame araç bedelinin 150,00 TL olduğu, buna göre aracın onarım süresince (7 x 150,00 TL=) 1.050,00 TL ikame araç bedelinin hesaplandığı, dava konusu araçtaki arıza nedeniyle değer kazancı olmadığı gibi değer kaybınında söz konusu olmadığı, davacı tarafın dava konusu aracın servise ilk getirildiğinde enjektör arıza olduğu kanaati nedeniyle dava dışı firmadan satın alınan 4 adet ... marka enjektör bedeli olan 5.000,00 TL'yi talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, talimatla alınan makina mühendisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.10.2018 tarihli kök ve 19.02.2020 tarihli ek raporda ise sonuç olarak ; Dava konusu araçtaki motor arızasının araca yeni takılan ... marka enjektörlerden kaynaklandığının söylenemeyeceği, dava dışı servis tarafından enjektör ayarlarının hatalı yapılması nedeniyle oluşabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından talimat yoluyla 3 kişilik makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.12.2020 tarihli kök ve 30.09.2021 tarihli ek raporda sonuç olarak ; hasar üzerinde fiziksel inceleme yapma imkanı da bulunmadığından dosya kapsamı belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davaya konu enjektörlerin belirtilen spektlerde olmamasının davaya konu arızanın oluşumunda en muhtemel neden olarak ortaya çıktığı, davaya konu enjektörlerdeki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davaya konu aracın onarım bedelinin KDV dahil 26.755,00 TL olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca ikame araç bedelinin ise 1.050,00 TL olduğu, dava konusu taşıtta hasar kaynaklı değer kaybının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında dosyaya getirtilen İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyasından alınan raporun incelenmesinden dava konusu araçtaki motorda oluşan arıza ve hasarın kaynağının, raporun değerlendirmeler kısmında açıklanan nedenlerden dolayı en kuvvetle muhtemel sebebinin "takılan yeni enjektörlerin hatalı üretimi veya ayarlarının yanlış olması neticesinde enjektörlerin işeme yapması, gereğinden fazla ve düzensiz yakıt dökmesi" olduğu, bunun neticesinde yanma odasına enjektörlerden verilen gereğinden fazla yakıtın yanması sonucu oluşan aşırı ve fazla ısı enerjisi nedeniyle ilgili motor parçalarının aşırı ısıya maruz kaldığı ve arızanın enjektör kaynaklı olduğu, bu nedenlerle araca yeni takılan enjektörlerin gizli ayıplı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, ayrıca arızanın onarım maliyetinin KDV dahil 26.755,00 TL olduğu ve yine arızanın giderilmesi için gerekli tamir süresinin 6 iş günü olup, günlük ikame araç bedelinin KDV dahil 175,00 TL olduğundan (6 x 175,00 TL=) 1.050,00 TL olduğu, davaya konu araçta oluşan arızanın özelliği ve yapılan onarıma bağlı olarak gerekli onarım yapıldığından değer kaybı oluşmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde her ne kadar davalılardan ... Şti.'ye husumet yöneltmiş ise de ; dosyaya davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin incelenmesinden dava dışı ... - ... Ortaklığı tarafından davacı şirket adına düzenlenen 26.04.2017 tarih ve KDV dahil toplam 5.000,00 TL bedelli faturayla ... marka 4 adet enjektörün davacı tarafça dava dışı ortaklıktan satın alındığı, dosyada bir sureti bulunan 26.04.2017 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında 5.000,00 TL'lik ödemenin davacı şirket tarafından dava dışı fatura düzenleyen ortaklığa ödenmiş olduğu anlaşılmakla davacı tarafa ait araçtaki arızaya sebebiyet verdiği bildirilen enjektörlerin doğrudan davalılardan .... Şti.'den satın alınmadığı, bu nedenle davacı tarafça dava konusu enjektörlerin dava dışı ortaklık tarafından davalılardan ....Şti.'den satın alındığı iddiasıyla bu davalıya karşı husumet yöneltilemeyeceği düşünülmekle bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. Diğer davalı yönünden ise ; TBK 223.maddesinde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmü mevcuttur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu enjektörlerin ayıplı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi .... tarafından düzenlenen raporda; davacıya ait araçtaki arızanın yakıttan kaynaklanmadığı, arızanın sebebinin araca yeni takılan enjektörlerin hatalı üretimi veya ayarlarının yanlış olması neticesinde enjektörün motora gereğinden fazla ve düzensiz yakıt gönderdiği, bunun sonucunda yanma odasına verilen gereğinden fazla yakıtın yanması sonucu oluşan aşırı ve fazla ısı enerjisi nedeniyle ilgili motor parçalarının aşırı ısıya maruz kalarak söz konusu arızaya neden olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, daha sonrasında mahkememizce yapılan yargılama sırasında makina mühendisleri Prof. Dr. ..., Prof. Dr. .... ve Dr. ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda ise ; dava konusu araçtaki motor arızasının araca yeni takılan ... marka enjektörden kaynaklandığının söylenemeyeceği, dava dışı servis tarafından enjektör ayarının hatalı yapılması neticesinde oluşabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bu kapsamda her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan iş bu çelişkinin giderilebilmesi açısından mahkememizce yeniden İstanbul Teknik Üniversitesi makina mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmış olup, en son düzenlenen kök ve ek raporda; dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde dava konusu enjektörlerin belirtilen spektlerde olmamasının en muhtemel neden olarak ortaya çıktığı, enjektörlerdeki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiş olup, bu şekilde dosyamızdan alınan iki ayrı raporun davaya konu enjektörlerin ayıplı olduğu yönünde birbirini doğruladığı gibi davacı tarafça İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu enjektörlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu şekilde mahkememiz dosyası içerisinde bulunan iki ayrı rapor ve delil tespiti dosyasındaki rapor olmak üzere her üç raporda da dava konusu enjektörlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında mahkememizce davacının aracına monte edilen ... marka enjektörlerin gizli ayıplı olduğu kabul edilmiştir. Dava dosyası içerisinde tüm delillerin incelenmesinden davacı tarafça davaya konu aracın 26.04.2017 tarihinde dava dışı servise arıza yapması nedeniyle götürüldüğü ve davacı tarafça dava konusu ... marka enjektörlerin dava dışı .... - ... ortaklığından 26.04.2017 tarihli ve 5.000 TL'lik fatura karşılığında satın alındığı ve davacının aracına dava dışı servis tarafından monte edildiği, daha sonrasında davacı aracının tekrardan arıza vermesi üzerine davacı tarafça davalı ... A.Ş'nin yetkili servisi olduğu anlaşılan davalı .... Şti.'ye başvuru yapıldığı ve bu başvuru üzerine davalı .... Şti tarafından 03.05.2017 tarihli yazı ile arızanın garanti kapsamında olmadığının bildirildiği, bu şekilde davacının 03.05.2017 tarihinde ayıpla ilgili olarak başvuru yaptığının kabulü ile enjektörlerin satın alındığı tarih dikkate alındığında süresi içerisinde davacı tarafça ayıp ihbarında bulunulduğunun kabulü gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan ve teknik bilirkişi .... tarafından düzenlenen rapor ve yine hükme esas alınan üç kişilik makina mühendisi bilirkişiler Prof Dr..., Doç Dr. ...., Doç Dr. ... tarafından en son düzenlenen 03.12.2020 tarihli kök rapor ile 30.09.2021 tarihli ek raporda ; dava konusu enjektörlerdeki gizli ayıp nedeniyle davacıya ait araçtaki hasarın onarım bedelinin KDV dahil 26.755,00 TL ve yine davacıya ait araçta ikame araç bedelinin ise 1.050,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla iş bu her iki rapordaki görüşün aynı zamanda İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyasından alınan delil tespitine ilişkin raporla da uyumlu olduğu görülmekle mahkememizce bilirkişilerce belirlenen bu tutarlar dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan aynen benimsenerek hükme esas alınmıştır. Ayrıca davalılardan ... A.Ş vekili tarafından her ne kadar davalıya husumet yöneltilemeyeceği yönünde savunmada bulunulmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5083 Esas, 2021/5398 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "Üretici ile alıcı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğretide ve uygulamada üreticiyle zarar gören arasında öyle bir bağ olmasa bile üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği, Türk Hukuku'nda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de (yasa koyucu bu konudaki yasa boşluğunu görerek 12.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 Sayılı Ürün Güvenliği Ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile üreticinin sorumluluğu hüküm altına alınmıştır ve bu konudaki yasa boşluğu giderilmiştir.) bu konuda Borçlar Kanunu 41 (6098 Sayılı TBK 49) maddesinin 1.fıkrasındaki hükmün uygulanabileceğinin kabul edilmiştir. Bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Üreticinin buradaki sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Üretici bulunduğu faaliyet gereği hukuk düzenince gerek olan ve kendisinden beklenen tüm özeni göstermesi, önleyici tedbirler alması gerekir. Üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişkinin olması zorunlu değildir. Üretici BK 41.maddesi (6098 Sayılı TBK 49) uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumludur. Ürün ile üretici (üreticinin fiiliyle üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür." şeklindeki gerekçeyle üreticinin ayıplı maldan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda dava konusu ... enjektörlerin üreticisi olduğu anlaşılan davalı ... A.Ş'nin husumete ilişkin itirazının yerinde olmadığı ve davaya konu gizli ayıplı olduğu kabul edilen ... marka enjektörler nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerle davalı .... A.Ş yönünden davanın KISMEN KABULÜYLE; 26.755,00 TL aracın onarım bedeli, 1.050,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 27.805,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. Dava dilekçesinde talep edilen fazlaya ilişkin 5.000,00 TL'lik ... marka enjektör bedeline ilişkin talebin ise gizli ayıplı olduğu mahkememizce kabul edilen enjektörler nedeniyle davacının uğradığı zarar bilirkişi marifetiyle hesaplattırılıp tazminine karar verildiğinden davacı tarafın bu yöndeki talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. Yine her ne kadar dava dilekçesinde 2.124,00 TL Motorin Tam Analiz Bedeli talep edilmiş ise de, iş bu analiz bedelinin İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/73 D.İş sayılı dosyası üzerinden davacının delil tespitine ilişkin talebinin değerlendirilmesi sırasında yapılan masraflar arasında yer aldığı, davacı tarafça delil tespitine ilişkin dosyada yapılan giderlerin ancak yargılama gideri olarak talep edilebileceği, ancak davacının dava dilekçesindeki talepleri arasında delil tespitine ilişkin dosyadan yapılan yargılama giderinin talep edildiğine dair bir talep bulunmadığından davacının bu yöndeki talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 19.04.2022 tarihli celsede oluşturulan ara kararı gereği davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 19.04.2022 tarihli dilekçeyle harca esas değer belirtilerek eksik harç tamamlanmıştır.'' gerekçesi ile; HÜKÜM /Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davalı .... Şti. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Diğer davalı ...A.Ş yönünden davanın KISMEN KABULÜYLE; 26.755,00 TL aracın onarım bedeli, 1.050,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 27.805,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin husumet yönünden hatalı değerlendirme yaptığını, davacı tarafın tüzel kişi tacir olup tüketici sıfatını haiz olmadığının aşikar olduğu, tüzel kişilerin işlemleri ticari işletmeleri ile ilgili ve TTK. 19. gereği ticari iş olduğu, ticari nitelikteki bir işlemin tüketici işlemi sayılmasının mümkün olmadığı, araçta şirket üzerine kayıtlı olduğundan araç için yapılan iş ve işlemlerin ticari iş olduğu, davada Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı da göz önünde bulundurulur ise tüketici mevzuatından kaynaklanan ithalatçı-üreticinin ayıplı olduğu iddia edilen maldan ötürü birlikte sorumluluğunun huzurdaki davada uygulanmasının mümkün olmadığını, netice itibariyle müvekkili ile hiçbir şekilde akdi ilişkisi bulunmayan, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, ilk derece mahkemesince 7223 Sayılı Kanun ve Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yapıldığını ve bu doğrultuda bir Yargıtay Kararına dayanılmış ise de dava konusu uyuşmazlıkta ürün güvenliği kaynaklı bir sorun/zarar olmadığı gibi davacının iddia etmediği ve savunmadığı bu vakıalar üzerinden mahkemenin karar vermesinin de doğru olmadığını, 7223 sayılı Kanun ve bahsi geçen Yargıtay Kararına konu hükümlerin uygulanabilmesi için ürün güvenliği ile ilgili olması gerektiğini, satın alınan cep telefonunun istenilen özellikleri taşımaması başvurucu kişinin sıfatına göre tüketici veya ticari satım uyuşmazlığı olacağını, aynı cep telefonunun örneğin şarj sırasında bataryasının patlaması sebebiyle bir zarar oluşması durumunda ise 7223 sayılı Kanun ve bahsi geçen Yargıtay Kararına konu hükümlerin uygulanması gerekeceğini, somut olayda, ilk derece mahkemesinin satım sözleşmesinin tarafının başka kişiler olduğunu tespit etmesi ve ürün güvenliği ile ilgili bir kusur/zararın olmaması karşısında kararın kaldırılması gerektiğini, dava konusu enjektörlerinin test değerleri ve fabrika çıkış değerlerinin normal seviyelerde olduğundan davanın reddi gerekmekteyken kısmen kabul kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, araçtaki ilk arızanın nedeninin enjektörlerden kaynaklı olduğunu kesin olarak tespit edilmeden enjektörlerin değiştirilmemesi gerektiğini, araçta mevcut olan ve enjektörlerin hasara uğramasına sebep olan arızanın, yanlış değerlendirme ile enjektör arızası olarak nitelendirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki “muhtemelen…” ifadesi dahi raporun dikkate alınmaması için yeterli bir sebep olduğu, hasara sebebiyet verdiği iddia edilen ürünün arabanın yedek parçası olduğu, laboratuvar ortamında bir incelemenin yapılması gerektiğini, taraflarınca bu hususta dilekçelerinde özellikle “Bursa’ya talimat yazılarak görevlendirilecek bilirkişiler nezaretinde dava konusu enjektörlerin Bursa fabrikasında incelenmesi eğer bu talebimiz kabul edilmez ise Adli Tıp Kurumu veya bir Teknik Üniversite’de uygulamalı olarak gerekli testlerin yapılarak rapor tanzimi” hususunun dile getirildiğini ancak ilk derece Mahkemesince bu beyanın dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun bu bağlamda eksik kaldığını, tehiri icra talebinin de bulunduğu istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın müvekkil şirket yönünden evvelemirde husumetten, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini, davanın reddi yönünde hüküm işbu aşamada tesis edilmeyecek ise eksik bilirkişi incelemesi sebebiyle dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii yönünde hüküm tesisi edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece enjektörlerde ayıp olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınmış , bilirkişi.... tarafından düzenlenen 11.05.2018 tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu araca yeni takılan enjektörlerin hatalı üretimi veya ayarlarının yanlış olması neticesinde enjektörlerin motora gereğinden fazla ve düzensiz yakıt gönderdiği, bunun sonucunda yanma odasına verilen gereğinden fazla yakıtın yanması sonucu oluşan aşırı ve fazla ısı enerjisi nedeniyle ilgili motor parçalarının aşırı ısıya maruz kalarak söz konusu arızaya neden olduğu, söz konusu motor arızasının giderimi için motorda revizyon gerektiği, araçta KDV dahil toplam 26.755,00 TL yedek parça ve işçilik bedeli tuttuğu, ikame araç bedeli olarak 1.050,00 TL olabileceği, davacının 5.000 TL bedel karşılığı aldığı 4 adet ... marka enjektör ücretini talep edemeyeceği bildirilmiştir. Prof Dr ...., Prof Dr .... ve Dr.... tarafından düzenlenen 25.10.2018 tarihli raporda; dava konusu araçtaki motor arızasının araca yeni takılan ... marka enjektörlerden kaynaklandığı yönünde kesin bir kanaate varılamadığı bildirilmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 19.02.2020 tarihli ek raporda; Dava konusu araçtaki motor arızasının araca yeni takılan ... marka enjektörlerden kaynaklandığının söylenemeyeceği, .... tarafından enjektör ayarının hatalı yapılması nedeniyle de oluşabileceği bildirilmiştir. Raporlar arasında çelişki bulunması üzerine mahkemece bu kez talimat yoluyla İTÜ de görevli bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.12.2020 tarihli raporda sonuç olarak ; Dava konusu enjektörlerdeki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, taşıtın onarım bedelinin KDV dahil 26.755,00 TL olduğu, ikame araç bedelinin 1.050,00 TL olduğu, taşıtta hasardan kaynaklı değer kaybı oluşmayacağı bildirilmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından kök rapordaki görüşte bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Mahkemede aynı doğrultuda olan delil tespiti raporunu, 11.05.2018 tarihli bilirkişi raporunu ve İTÜ bilirkişilerinden alınan raporları hükme esas alarak karar vermiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyada bulunan delil tespiti raporu, 11.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ve İTÜ bilirkişilerinden alınan 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, raporlar da enjektörlerin gizli ayıplı olduğunun ortaya konulmuş olmasına, davalı ... . AŞ şirketinin üretici olarak davacının zararından sorumlu olmasına göre davalı ... .. AŞ vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2022 tarih, 2017/823 Esas ve 2022/388 Karar sayılı kararına karşı davalı ... .. AŞ vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.899,35 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 474,83 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.424,52 TL'nin davalı ... .AŞ den alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/02/2026