İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirket ortaklarının birbirlerine karşı güvenleri kalmadığını, bu şartlar altında şirketin devamının müm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/310 KARAR NO:2026/332 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:26/12/2025 NUMARASI:2025/1241 Esas (Derdest) DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirket ortaklarının birbirlerine karşı güvenleri kalmadığını, bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını, ...'nin fesih ve tasfiyesine, aksi takdirde müvekkili davacı ...'nın şirket nezdinde gerçek payının bilirkişilerce belirlenerek kendisine ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına, dava süresince davalı şirketin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına ve davalı şirkete ait tüm defter, bilgi ve belgelerinin mahkememize teslimine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...HMK.'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK.'nın 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin davalı şirketin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkin talebinin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla talebin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, ancak kanunen sahip olduğu yetkileri fiilen kullanamadığını ve ortaklık haklarından faydalanamadığını, mevcut husumet nedeniyle davalı şirketten mal kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumun, davacının haklarına kavuşmasını önemli ölçüde zorlaştıracağını, ayrıca 213 Sayılı VUK ve 6183 Sayılı Kanun’dan doğan sorumlulukları nedeniyle kendisinin telafisi güç veya imkansız zararlara uğrama tehlikesini de beraberinde getirdiğini, davacının haklarının davalı şirketin diğer ortak ve müdürlerince tamamen kısıtlanması ve şirketin ticari defterlerine erişiminin engellenmesi neticesinde, şirket ile irtibatının fiilen koparıldığını, delillere erişiminin bizzat ... ve ... tarafından engellendiğini, davacıdan, "yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden" bahisle talebinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep; şirketin haklı sebeple feshi bunun mümkün olmaması halinde davacının çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin davada; davalı şirketin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulması ve şirkete ait tüm defter, bilgi ve belgelerin mahkemeye teslimine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebin reddine karar verilmiş, davacı vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı şirketin kurucu ortağı ve müdürü olan davacının bilgi alma hakkının kullanamadığı, müdürlük unvanı ile ilgili görevleri yerine getiremediği, ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığı şirket ortakları arasında süregelen ihtilaflar nedeniyle ortaklığın çekilmez hale geldiği gerekçeleriyle şirketin feshinin ve şirkete ait mal varlıkları üzerine tedbir konulmasının talep edildiği görülmektedir. İlk derece mahkemesince 26/12/2025 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davacının şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulması istenilmiş ise de; şirket malvarlığının uyuşmalık konusu olmadığı gibi bu yönde verilecek bir ihtiyati tedbirin şirketin olağan faaliyetlerini yürütemez hale getireceği, ayrıca davacının iddialarının ihtilaflı ve tespite muhtaç olup yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği anlaşılmakla istinaf istemi yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026