7. Hukuk Dairesi 2013/15854 E. , 2013/23105 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı …
**7. Hukuk Dairesi 2013/15854 E. , 2013/23105 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 12.01.1975 tarihinde işe başladığını, 2000 yılında aynı işyerinden emekli olmasına rağmen 16.01.2010 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 16.01.2010 tarihinde ise davalı işveren tarafından sebepsiz olarak iş akdine son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 12.01.1975 tarihinde işe başladığını,2000 yılında kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer hak ve alacaklarının tamamını alarak emekli olduğunu, emekli olduktan sonra ise bahşiş usulü ile yarı zamanlı olarak davalı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini,16.01.2010 tarihinde de kendi isteğiyle işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca tüm ücretlerini aldığını ve işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kullandığı yıllık süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Somut olayda; davacı çalıştığı her yıl için 14 gün yıllık izin kullandığını iddia etmiş, davalı ise davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını savunmuş ancak yıllık izinlerin kullandırıldığını ispata yarayacak imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunmamıştır. Mahkemece davacı iddiası doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Her ne kadar ispat yükü kendisinde olan davalı dosyaya yıllık izinlerin kullandırıldığını ispata yarayacak imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunmamış ise de 06.01.2011 havale tarihli delil listesinin 4.bendinde "her türlü yasal delil" ifadesi ile yemin deliline dayanmıştır.