13. Ceza Dairesi 2014/28376 E. , 2015/14787 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte; müştekinin olayın hemen ardından 29.12.2012 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağından kesin ve net olarak sanığı teşhis ettiği, yargılamanın tüm aşamalarında son celse hariç …
**13. Ceza Dairesi 2014/28376 E. , 2015/14787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte; müştekinin olayın hemen ardından 29.12.2012 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağından kesin ve net olarak sanığı teşhis ettiği, yargılamanın tüm aşamalarında son celse hariç sanığı teşhis ettiği, sanık ile arasında iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı da dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : Gerçek anlamda mevzuatımıza ilk defa, 14.06.2012 günlü RG'de yayımlanan 5681 Sayılı Kanun ile ( 2559 sayılı PVSK'na eklenen 6. maddesiyle) giren, teşhis düzenlemeleri hukuk devleti ilkelerine uygun ve AB standartlarındadır. Bu düzenlemelere göre teşhis; olaydaki failin, gözaltına alınan şüpheli ile aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından mağdur veya tanığa Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk tarafından yaptırılan yüzleştirme işlemidir. Teşhiste, teşhis yapacak kişinin (mağdur veya tanık) önceden ifadesinin alınması gereklidir. Bu ifade de tanıktan, olayın failini ayrıntılı bir biçimde tarif etmesi ve olayı da tüm detaylarıyla anlatması istenmelidir. Teşhisin doğruluğunu denetleyebilmek için bu husus çok önemlidir. Teşhisi yapacak kişi, teşhis yaptırılacak yakalanan kişi yada şüpheliyi önceden tanıyorsa, bu husus tanık tarafından beyan ediliyorsa ya da ifadesi alınırken anlaşılmışsa artık teşhis yapılmamalıdır. Zaten böyle bir durumda yapılacak teşhisin anlamı yoktur. İdeal bir teşhiste; teşhisi yapacak olan ile teşhis edilecek şahıslar arasında aynalı cam olmalı, teşhis için kullanılan manken kişiler ile şüpheli ya da sanığın fizik özellikleri ve giyim kuşamı benzer olmalı, aynalı cam bulunan teşhis odasına şüpheli ve sanık dışında en az üç, dört adet manken şahıs konulmalı (örneğin şüpheli ya da sanıkla birlikte 5-6 kişi …), şahısların yerleri ve duruma göre kılık kıyafetleri vs. değiştirilerek işlem birkaç kez tekrarlanmalıdır. Her seferinde şüpheli ya da sanık teşhis odasında olmayabilir. Her teşhis işleminden önce teşhisi yapacak olana “şüpheli ya da sanığın teşhisi odasında bulunan kişiler arasında olmayabileceği” de hatırlatılarak teşhis yapılması istenmeli ve tüm işlemler tutanağa bağlanmalıdır.