T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1359 KARAR NO : 2025/1251 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/722 (Derdest) DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1359 KARAR NO : 2025/1251 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/722 (Derdest) DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki taşıt kiralama sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini ancak davalı tarafça bir kısım edimlerin yerine getirilmediğini belirterek, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasıyla ikame edilen 18.12.2024 ve 23.12.2024 tarihli servis sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hasar bedeli, HGS Bedeli, Kira Bedeli alacağı olan 65.554,05 TL 'nin ödenmemesi nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı hükümleri gereğince davalı tarafından yapılan haksız itirazın kaldırılmasına ve davalının iflasına, davaya konu 65.554,05 TL'lik alacağa takip tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından açıklanan değişen oranlarda kısa vadeli avanslar için uygulanan faizin işletilmesine, İİK 257. madde uyarınca yasal şartları oluştuğundan; davalının mal kaçırma ihtimaline binaen borçlunun hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, muhafaza tedbiri olarak davalıya ait malların bir defterinin tutulmasına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemenin 20/08/2025 tarihli ara kararı ile;''...Hukuki niteliği itibariyle geçici hukuki koruma sayılan ihtiyati haciz işlemi, bir yandan alacaklının muhtemel haklarını koruma altına almaktayken öte yandan yine muhtemel kötüniyetli alacaklılara karşı borçlu tarafın haklarını da gözetmektedir. Kanun koyucu bu yasal şartları her iki tarafın haklı ve muhtemel menfaatlerini dengelemek amacıyla belirler Yukarıda anılı yasal düzenlemedeki şartlardan başka, bu dengeyi tesis eden önemli bir şart da "yaklaşık olarak haklılığın ortaya konulması" dır. Tedbir yargılamalarında tüm delillerin tetkikinin de mümkün olmaması nedeniyle, talebin kabul edilebilmesi için, talep edenin ilk görünüş (prima facie) itibariyle haklı olduğunun anlaşılması gerekir (Hakan Albayrak, Yaklaşık İspat, Doktora Tezi, Konya 2012, s.20-21, Erişim:Yök Ulusal Tez Merkezi) Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalı tarafın edimlerini gereği gibi ifa etmediği belirtilerek ihtiyati haciz talep ediliyor ise de kusur durumunun net olmaması ve tespitinin teknik bilgiyi gerektirmesi, ayrıca davalının mal kaçırma, gizleme yahut sair eylemleriyle takibi akamete uğratma ihtimaline dair iddianın soyut olması nedenleriyle Yasanın aradığı "yaklaşık ispat" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan talebin reddine" dair karar verilmiştir. Davacı vekilince yasal süresi içerisinde sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde; Yasanın aradığı koşulların somut davada gerçekleştiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme neticesinde davacının sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiği ancak davalı borçlu üzerine düşen edimleri yerine getirmemek suretiyle davacının bu sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacağı ortaya çıktığı ve borcun varlığını yaklaşık ispat yoluyla ispatlamaya yeterli olduğu belirtilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmıştır.İİK'nın 257 maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258 maddesinde ise "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, mahkeme tarafından 19(08/2025 tarihli tensip tutanağı ile ... plakalı araca ilişkin tescil kaydı ve tramer kaydı ile uyuşmazlığa konu icra dosyasının istenilmesine dair karar verilerek duruşmanın 26/11/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar dair karar verilmesi yerindedir.Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025