12. Hukuk Dairesi 2022/11268 E. , 2023/3614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imzaya itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile davacı borçlu yönünden takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın itiraz eden borçlu ve temlik a
**12. Hukuk Dairesi 2022/11268 E. , 2023/3614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imzaya itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile davacı borçlu yönünden takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın itiraz eden borçlu ve temlik alan alacaklı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı itiraz eden borçlu ve temlik alan alacaklı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu itiraz dilekçesinde, 41 yıldır Almanya da yaşamakta olduğunu, takipten e devlet üzerinden haberdar olduğunu, takip dayanağı senetteki imzaların adres ve telefon bilgilerinin borçluya ait olmadığını, davaya konu edilen icra takibine eklenen ödememe protestolarının tebliğ edilmediğini, hem davalı ... hem de takibe konu bonoları ciro eden dava dışı EA Gayrimenkul....A.Ş ye borca ya da ticari ilişkisi bulunmadığını beyanla imzaya itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına, davalının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takip borçlusunun senet altındaki imzayı inkar etmesi nedeniyle karşılaştırmaya elverişli imza ve yazı örnekleri toplanarak grafoloji alanında uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan inceleme sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı kambiyo senedi altındaki imzanın takip borçlusunun eli ürünü olmadığı sabit bulunduğu, itiraz edenin isteminde haklı bulunduğu, takip alacaklısı hamilin kambiyo senedindeki imzanın ciro zincirine göre aralarında doğrudan bir ilişki olmayan itiraz eden borçlu keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmediği gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu ve temlik alan alacaklı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekilince, hükme dayanak teşkil eden 24.01.2019 tarihli raporda mukayeseye esas alınan belgelerin yeterli olmadığını, imza ve yazı incelenmesine ilişkin hükme esas alınabilecek bilirkişi raporu düzenlenebilmesi içinde sözleşme tarihi veya öncesine ait yakın tarihli imza ve yazı örneklerinin araştırılması ve toplanması gerektiğini, dosya kapsamında toplanan mukayese imzalarının bilirkişi raporuna esas teşkil edemeyeceğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir. İtiraz eden borçlu vekilince, davalının senedi icra takibine koymada kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla ispatlandığını, bankanın bonolar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunu belirterek özen ve yükümlülüklerini yerine getirmeksizin kötü niyetli hareket eden banka aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Davalı tarafın raporun hükme esas alınamayacağını zira mukayese ve imzaların yetersiz olduğunu savunduğu, imza inkarı davalarında ispat yükü davalı-alacaklı da olup somut olayda gerek cevap dilekçesi gerekse istinaf dilekçesi incelendiğinde davalının imza incelemesine esas teşkil edecek herhangi bir belge sunmadığının sabit olduğu, dolayısıyla mahkeme davacının sunduğu delilleri baz alarak dosyayı bilirkişiye tevdi ettiği, bilirkişinin raporu incelendiğinde ilk sayfasında optik cihazların neler olduğu ifade edildiği, inceleme konusu imzaların görüntüsü ile karşılaştırma tablosunun ikinci sayfada yer aldığı, raporun dosyadaki sunulan tüm delilleri değerlendirmeye aldığı kabul edilebilir cihazlarla da yeterli incelemesi yaptığının anlaşıldığı, bonoların düzenleme tarihi ve öncesine ait imza yazı örnekleri getirtilerek yeniden inceleme yapılması yönündeki talep ve istinaf sebebinin kabul edilebilir olmadığı, davacının istinaf talebinin incelenmesinde, ciro silsilesi dikkate alındığında alacaklının ciranta olması itibarıyla imzanın borçluya ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığından mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesi ile her iki tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu ve temlik alan alacaklı vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı ve itiraz eden borçlu vekillerince, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK' nın 170 ve devamı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.