7. Hukuk Dairesi 2010/1922 E. , 2010/1616 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 150 ada 2 parsel sayılı 635,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adlarına payları
**7. Hukuk Dairesi 2010/1922 E. , 2010/1616 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 150 ada 2 parsel sayılı 635,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adlarına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Davalılar yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın uzman bilirkişi ...’ın 8.4.2009 tarihli raporu ekindeki haritada (A) harfi ile gösterilen 125,92 m² bölümünün tespit gibi davalılar, (B) harfi ile gösterilen 509,91 m² bölümünün de davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalının temyizi, haritasında (B) harfi ile gösterilen 509,91 m² bölüm hakkında kurulan hükme yöneliktir. Mahkemece davacı hazinenin tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 509,91 m² bölümünü kapsadığı, taşınmaz bölümü üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, uygulama, hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı hazinenin dayandığı 2.4.1985 tarih, 3 nolu tapu kaydı ve krokisinin kapsamının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yargılama sırasında davalı taraf 22 Ağustos 1319 D. 36 nolu tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece bu tapu kaydı getirtilmemiş ve uygulanmamıştır. Yetersiz araştırma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın tamamının veya bir bölümünün davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalması halinde hazine tapusunun da taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 509,91 m² bölümünü kapsadığı daha önce saptandığından hangi kayda değer verileceği tartışılmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde hazinenin dayandığı 2.4.1985 tarih, 3 nolu tapu kaydının idari yoldan oluştuğu dikkate alınarak hazine tapusunun tesis tarihine kadar taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 67,20 TL harcın istek halinde davalı ...’a iadesine, 24.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.