11. Hukuk Dairesi 2024/4434 E. , 2025/3407 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1739 Esas, 2024/1044 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2019/756 K. BİRLEŞEN DAVA : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1490 E.-2017/1355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/ birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapıl…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4434 E. , 2025/3407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1739 Esas, 2024/1044 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2019/756 K. BİRLEŞEN DAVA : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1490 E.-2017/1355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/ birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Co. Ltd.’den çelik boru satın aldığını, yükün İzmir/Aliağa limanında teslimi hususunda dava konusu yük için CIF satış olarak anlaştıklarını, geminin 29.10.2016 tarihinde Aliağa limanına geldiğini, müvekkilinin dava dışı taşıyan ve taşıtanlarla irtibata geçerek 04.10.2016 tarihinde navlun bedelini davalıya tam ve eksiksiz ödediğini, buna rağmen davalının yükü teslim etmekten imtina ettiğini, tevdii mahalli tayini istemediğini, davalının “taşınan emtia üzerinde hapis hakkını kullandığı, müvekkilinin elinde bulunan konşimentoların geçerli olmadığı” iddiasıyla yükün teslim edilmeyeceğini bildirdiğini, bedelini ödediği çelik boru yükünü teslim alamayan müvekkilinin navlun borçlusu olmadığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2016/1336 D. İş sayılı dosyası ile yükün teslimini talep ettiğini, müvekkilinin navlun borçlusu olmadığı halde yükün teslimini temin ve zararın büyümesini engellemek için teminat karşılığı yükün teslimini sağladığını, davalının gönderilen olan müvekkiline karşı hapis hakkını kullanamayacağını, navlun bedelini ödediği halde müvekkilinden hapis hakkına istinaden ek bedeller talep ettiğini, bu bedelleri ancak taşıtandan isteyebileceğini, davalının müvekkiline karşı hapis hakkını kullanıp tevdii mahalli tayini yoluna gitmeyerek zararın büyümesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yükün kendisine teslim edilmemesi nedeniyle malı satamayarak zarara uğradığını, şimdilik faiz kaybının 30.000,00 USD olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1320/e, 1352/1-a ve g hükümlerine dayanarak gemi ve deniz alacağının bulunduğunu, teslim edilmeyen yük değerinin 2.603.445,65 USD olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya 250.314,08 USD borçlu olmadığının tespitine, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1336 D. İş dosyasına sunulan 250.350,00 USD tutarlı teminat mektubunun iadesini, müvekkilinin 30.000,00 USD alacağı için Mv. St. Andrew gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanımasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir. II. CEVAP Davalı-birleşen davada davacı vekili asıl davaya cevap ve birleşen dava dilekçesinde; gemide bulunan yüke ilişkin konşimentolardan birisi hariç (... A.Ş adına düzenlenen konşimento) başka herhangi bir konşimento düzenlenmediğini, davacının elindeki konşimentoların orjinal olmadığını, orjinal konşimentolar ibraz edilmemesi nedeniyle geminin açıkta beklediğini, geminin ve yükün daha fazla zarara uğramaması adına alt kiracı ve yüklerin alıcısı gönderilene ihtar gönderildiğini, 04.10.2016 tarihinde o tarihe kadar oluşan navlun bedelinin ödendiğini, ancak geminin demirde beklemesine ilişkin diğer alacakların ödenmediğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise; konşimentonun orjinalinin davacı tarafça ibraz edilmemesi nedeniyle geminin beklemekten ... yakıt, acente, liman gibi zaruri masraflarını ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin sadece İzmir 'de boşaltılacak yükler için toplam 268.576,05 USD zararını teminat altına almak amacıyla Aliağa İcra Müdürlüğünün müvekkilinin hapis hakkını kullanmasıyla buna ilişkin defter tutmak için TTK'nın 1201, 1308 ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 270. maddesi hükmü uyarınca 25.11.2016 tarihinde gemiye çıkarak hapis hakkına ilişkin defter tuttuğunu, müvekkilinin 15 günlük yasal süre içerisinde taşınır rehinin paraya çevrilmesi yönünde takip başlattığını, davalının bu takibe haksız itirazda bulunduğunu, davacının ödeme yönünde rehin hakkına açıkça itiraz etmediğini ileri sürerek davalının itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konşimentoların yetkili olan davalının bildirdiği ... CO. veya geminin kaptanı tarafından düzenlenmediği, ancak iyi niyetli hamil olan davacı ...Ş.'nin bu konşimentoların sahte olduğunu bilemeyeceği, ...'ya konşimentoların sahte olması nedeniyle malın başka alıcısının olup olmadığının sorulduğu, ancak malı teslim almaya gelen başla alıcı bulunmadığı, ....'nun yükün RT Dış Ticaret A.Ş.'ye teslimini kabul ettiği, yük bedelinin davacı ...Ş. tarafından ödendiği, konşimentoların sahte olmasına rağmen dava dışı ... Asia Co.'nun davalı .... ile yaptığı yolculuk charterı sözleşmesiyle gemide taşınacak yükün bu yük olduğu ve ... Asia Co.'nun bu yükü taşımak üzere gemiyi kiraladığı, navlun bedeli konusunda da sorumlu olduğu, RT Dış Ticaret A.Ş.'nin herhangi bir başka belgeyle TTK'nın 1203. maddesi hükmü anlamında ödemekle yükümlü olduğu bir borcunun bulunmadığı, ayrıca gönderilen RT Dış Ticaret A.Ş.’nin navlun ve diğer alacaklardan dolayı sorumluluğu bulunmadığından icra takibine itirazda bulunduğu birleşen davanın borçlusu olmadığı, hapis hakkının sorumlusu birleşen dosya davalısı RT Dış Ticaret A.Ş. olmadığından hapis hakkından ... borçtan da sorumlu tutulamayacağı, birleşen dosya davalısı RT Dış Ticaret A.Ş.'nin yasal süresi içerisinde rehin hakkına karşı itirazının geçerli olduğu, bu nedenle hapis hakkının kesinleşmediği, birleşen dava yönünden, davacı ... Co.'nun hapis hakkı doğmadığından diğer zarar kalemlerini de talep edemeyeceği, davacının gönderilen RT Dış Ticaret A.Ş.'nin borçlu olmadığını bildiği halde haksız ve kötüniyetli olarak takip yaptığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine, davacının dava süresince konşimentoların RT Dış Ticaret A.Ş.'ye ait olmadığını belirterek çekişmeli bedel olan alacağın arttırılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, asıl dava yönünden ise; gemi alacaklısı hakkının dinlenebilmesi için hem taşıyana, hem de donatana/gemi malikine husumet yöneltilmesi gerektiği, ancak davacının doğrudan akdi taşıyan Sinoriches Enterprises Co.'ya karşı dava açtığı, taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğundan haksız fiile dayalı olarak TTK'nın 13201-e hükmü uyarınca herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, ayrıca davacının borçtan sorumlu olmadığı tespit edildiğinden kesin ve süresiz, 250.315,00 USD bedelli teminat mektubunun davacıya iadesi gerektiği, yine davacının diğer talebi olan 30.000,00 USD faiz alacağının kanuni rehin hakkı olarak ileri sürülmesi için şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile kesin ve süresiz, 250.315,00 USD bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dava davacısı/ asıl dava davalısı tarafından sadece birleşen dava dosyası yönünden istinaf incelemesinin yapılabilmesi için gerekli istinaf harçlarının tamamının yatırılmasından dolayı istinaf incelemesinin sadece birleşen dava dosyası yönünden yapıldığı, istinaf incelemesine konu yapılan birleşen dava ile birlikte yargılaması yapılan asıl dava dosyasında asıl dava davacısının kısmen lehine verilen hükmün (aynı zamanda birleşen dava davacısı olan) asıl dava davalısı tarafından asıl dava yönünden istinaf karar harcının kesin süreye rağmen tamamlanmamasından dolayı yapılmamış sayılmasından kaynaklı olarak asıl dava dosyasında verilen hükmün kesinleştiği, asıl dava dosyasında verilen hükmün ve gerekçesinin asıl dava davacısı/ birleşen dava davalısı yararına, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı aleyhine usuli müktesep hak ve kesin delil oluşturduğu, birleşen dava davalısının taşıtan olarak dava dışı taşıtan şirket ile Freigt Prepaid (navlun bedeli ödenmiş) olarak anlaştığı, dava dışı taşıtan ... Asia Co. ile kiraya veren ve taşıyan birleşen dava davacı şirket ile yaptıkları yolculuk charterı sözleşmesi gereğince navlun bedelinden dava dışı taşıtan şirketin sorumlu olduğu, birleşen dava davalısının TTK'nın 1203. maddesi kapsamında ödemekle yükümlü olduğu bir borcunun bulunmadığı, birleşen dava davacısı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine birleşen dava davalısı tarafından açıkça rehin hakkını da belirterek itiraz ettiği, birleşen dava davacısı tarafından hapis hakkından ... alacaklarından birleşen dava davalısının sorumlu olduğunun kesin delillerle ispatlanamadığı, birleşen dava davacının birleşen dava davalısı aleyhine hapis hakkına dayalı icra takibi yapmasında haksız olmasının yanında kötüniyetli olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davalı/birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; taşıma sözleşmesine dayalı olarak gönderilenin taşıyanın taşıma konusu yük üzerinde haksız şekilde hapis hakkı kullanması nedeniyle zarar iddiasına dayalı tazminat istemi, birleşen dava ise; hapis hakkına dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı/ birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.