İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 05/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... sigortacısı, maliki ve s…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/429 KARAR NO: 2026/531 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2021 NUMARASI: 2016/713 Esas - 2021/959 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 05/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... sigortacısı, maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın, ... plakalı yolcu minibüsüyle karıştığı 15/08/2014 günlü trafik kazasında ... plakalı araçta yolculuk etmekte olan müvekkilinin baş ve boyun bölgesinden alnında sabit iz kalacak biçimde yaralandığını ve söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın tam kusurlu olduğunun İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2014/480 Esas sayılı kesinleşmiş ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasıyla belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılardan; 20.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip sunduğu 10/08/2016 işlem tarihli dilekçe ile 1.000,00-TL maddi tazminatın 250,00-TL'sinin tedavi gideri zararına, 250,00-TL'sinin kazanç kaybı zararına, 250,00-TL'sinin ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarara, 250,00-TL'sinin de çalışma gücünün yitirilmesinden kaynaklı zararlara ve bakıcı gideri zararına ilişkin olduğunu açıklamış; 01/10/2019 günlü ıslah dilekçesi ile de, geçici iş göremezlik zararına tazminata ilişkin istek miktarı ile bakıcı gideri zararına ilişkin istek miktarını ayrı ayrı 532,92-TL'ye, tedavi gideri zararına ilişkin istek miktarını da 500,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan 2014/480 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 15/08/2014 günlü çift taraflı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusuru olduğu, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, kaza neticesinde baş ve boyun bölgesinden yaralanan davacıda maluliyet oluşmadığı, iyileşme süresinin de olay tarihinden itibaren üç haftaya kadar uzayabileceğinin yargılama sırasında temin edilen hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, bu durumda aktüer bilirkişi raporu ve ıslah talebi doğrultusunda maddi tazminata ilişkin taleplerin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminata ilişkin talebinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; -MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -535,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı...A.Ş yönünden 09/08/2016 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -535,92 TL bakıcı gideri tazminatının, davalı...A.Ş yönünden 09/08/2016 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 23/06/2016 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -500,00 TL tedavi gideri tazminatının, davalı...A.Ş yönünden 09/08/2016 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, -MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -2.000,00 TL manevi tazminatın, 15/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, müteakip sunduğu dilekçeyle de istinaf harç ve giderlerini yatıracak durumda olmadığını, bu nedenle adli yardım talebinin kabulü ile istinaf başvurusunun değerlendirilmesini istemiştir. Davalı ... tarafından istinaf dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunulduğuna ve talebe ek olarak sunulan belge içeriklerine göre HMK'nın 334 ve devamı maddeleri kapsamında adli yardım sağlanmasına ilişkin koşulların gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmakla; Davalı ...'ın istinaf harç ve giderlerine yönelik adli yardım talebinin heyetce kabulüne karar verilerek davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. Davalı ...'ın istinaf nedenleri; kazanın oluşumunda kendisine atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığı halde sadece araç maliki olması nedeniyle hüküm altına alınan tazminatlardan sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu, ayrıca belirlenen tazminat miktarları sigorta şirketinin limiti dahilinde olduğu halde zararın giderilmesinden tüm davalıların birlikte sorumlu tutulmasının da doğru bulunmadığı, tüm bunlardan ayrı kazanın oluşumunda maliki bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki kabul şeklinin oluşa uygun bulunmadığı, davacı yolcunun kaza anında ayakta olup olmadığının araştırılması gerektiğinin dikkate alınmadığı, davacının ATK raporlarına itirazı nedeniyle birden çok rapor alınmasına sebep olduğu dikkate alındığında, rapor ücretlerini davacının ödemesi gerektiğinin de karar yerinde gözetilmediği ve hüküm altına alınan madevi tazminat miktarının haksız zenginleşmeye sebebiyet verecek şekilde fazla olduğu, maddi tazminat miktarının da en fazla dava dilekçesindeki taleple sınırlı tutulması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. (1)Davalının maddi tazminata ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Görülmekte olan davada, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, müteakip maddi tazminata ilişkin taleplerini ıslah yoluyla toplam 1.821,84-TL'ye çıkartmış ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacı ...'nun maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, toplam 1.571,84-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebi de reddedilmiştir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2.madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda ilk derece mahkemesince verilen kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle kesinlik 5.880,00-TL'ye çıkartılmıştır. Bununla birlikte, 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında değişiklik yapılmış ise de; ilk derece mahkemesi karar tarihinde az yukarıda yazılı yasanın yürürlükte olmadığı ve mahkemenin kararının verildiği tarih itibariyle kesin nitelik taşıdığı, yani yasanın yürürlük tarihinde tamamlanmış bir işlem bulunduğu (-HMK.m.448-) değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusunun 1.571,84-TL olduğu sabit bulunduğundan, ilk derece mahkemesince verilen karar verildiği tarih itibariyle miktar yönünden kesin olup, yasa yolu kapalıdır. HMK.nun 346/1 madde hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı ...'ın maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinin ve isteminin HMK.nun 341/2, 346/1 ve 352. maddeleri gereğince; ilk derece mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle, usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2)Davalının manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne ve diğer istinaf itirazlarına gelince; (a)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamasına ve özellikle; yargılama sırasında temin edilen 04/10/2021 günlü kusur bilirkişi raporundaki kazanın oluş şekli ve kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin olayla ilgili olarak İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek istinaf eden davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve 08/04/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2014/480 Esas - 2016/52 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki kabul şekli ile de birebir örtüşmesi ve dahi ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamına göre, kazaya karışan karşı araçta yolculuk etmekte bulunan davacının, kaza anında tekli koltukta otururken iki aracın çarpışması nedeniyle savrulduğu ve bu suretle başından yaralandığı yani ayakta bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece 04/10/2021 günlü kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına; Bundan ayrı, kısmen kabul ve retle sonuçlanan eldeki davada, ATK rapor ücretleri dahil, davacı tarafça yapıldığı anlaşılan yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılmış olmasının istinaf eden davalı aleyhine olmamasına; tüm bunlardan ayrı 2918 sayılı KTK'nın 85/son madde hükmü uyarınca, araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuruymuş gibi sorumlu olan araç maliki davalı ...'ın hüküm altına alınan manevi tazminattan, diğer zarar sorumlusu ile birlikte sorumlu tutulmuş olmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına göre; davalının açıklanan hususları amaçlayan iş bu istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddine gerektiği sonucuna varılmıştır. (b)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; zararlandırıcı eylemin tarihi (-15/08/2014), kazanın meydana geliş şekli ve sonuçları, kusur durumu (-kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü tam kusurlu olup, davacı yolcuya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmaması) davacının yaralanmasının niteliği (-davacının sabit iz niteliği taşımamakla birlikte frontal bölgede çökük ve şekil bozukluğu oluşacak ve 3 hafta içinde iyileşebilecek biçimde başından ve boynundan yaralanmış oluşu), davacının kaza tarihindeki yaşı ve cinsiyeti, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre; fazla olmadığı, isabetli bulunduğu sonucuna varıldığından, davalı ...'ın manevi tazminatın fazla belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../12/2021, 2016/. Esas - 2021/.. Karar sayılı kararına yönelik davalı asil ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca istinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'dan' alınması gereken ve fakat adli yardım talepli olarak istinaf isteğinde bulunulması nedeniyle alınmadığı anlaşılan nispi istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf başvuru harcının, istinaf incelemesi yapılması bakımından talep edilen adli yardım isteği dairemizce kabul edildiğinden HMK'nın 339/2 madde hükmü uyarınca alınmasına yer olmadığına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/04/2026