T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2147 - 2025/2392 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2147 KARAR NO : 2025/2392 T Ü R K M İ L L E T İ A ... I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2023/69 E. - 2023/398 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2147 - 2025/2392 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2147 KARAR NO : 2025/2392 T Ü R K M İ L L E T İ A ... I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2023/69 E. - 2023/398 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2023/69 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/17106 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, bu markayı mesnet göstererek, diğer davalı şahsın 2021/129891 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ..., 2022-M-17847 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzer olduğunu, her iki markanın da başlangıç kısmının "..." olarak okunduğunu ve "..." hecesi ile devam ettiğini, halbuki emsal Yargı kararlarında herkesçe bilinen bir anlamı olmayan ilaç markalarında ufak harf değişikliklerinin markaları farklılaştırmayacağının vurgulandığını, özellikle markaların baş ve orta kısımları benzer olduğu takdirde markaların görsel ve işitsel olarak benzer görüleceğine hükmedildiğini, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, 05. sınıfa giren bu emtiaların tamamının uzman tüketiciye hitap ettiğinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca uzman tüketicilerin ... bu derecede benzer markaları karıştırabileceği yönünde inşa olunmuş emsal Yargı kararlarının bulunduğunu, nitekim 05. sınıfa giren tüm emtiaların reçete ile satılabilen ürünler olmadığını, özellikle sağlık sektörünün içinde bulunduğu ağır çalışma koşulları, yoğunluk hız ve çoğu kez çalışma ortamlarının elverişsiz olduğu hususlarının maddi bir gerçeklik olması karşısında, bu alanda çalışan kimselerin hata yapmayacağı, benzer işaretleri karıştırmayacağı yönündeki kanaatin hayatın olağan akışına ve maddi gerçekliğe uygun olmadığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 20.12.2022 tarihli ve 2022-M-17847 sayılı kararının iptaline ve 2021/129891 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı "..." ibareli markanın "......" şeklinde, müvekkilinin markasının ise "..." veya "..." şeklinde okunduğunu, davacının bu markasındaki belli harfleri cımbızlama yöntemi ile ele almasının ve öne çıkarmasının iltibas iddialarını doğrulayan bir yönünün olmadığını, karşılaştırılan markaların her yönüyle ve detaylı olarak objektif şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, böyle bir değerlendirme sonucunda taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğinin görüleceğini, ayrıca taraf markalarının başlangıç kısmında yer alan "..." harfinin ... vitamininin sembolü olduğunu, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin ... muhtemelen kalsiyum elementinin İngilizce adı olarak düşünüldüğünü, yani davacının markasında yer alan ibarenin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalının dava konusu edilen markayı kedi ve köpekler için bütün ırkları kapsayacak şekilde günlük verilebilecek besin takviyelerinde kullandığının ürün ambalajının üzerinde açıkça belirtildiğini, sadece hayvanlara verilebilecek bir ürün ile davacının ürününün karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca davalının ürün ambalajında bu ürünün bir ilaç olmadığının ve yem premiksi olduğunun açıkça vurgulandığını, bu ürünün yemlerde ve hayvanlarda patojenik bakterilerin çoğalmasını önlemek ve faydalı bakterilerin çoğalmasına olanak sağlamak amacıyla kullanılan asetik asit, propiyonik asit, malik asit gibi maddelerden müteşekkil olduğunu ve tedavi amaçlı kullanılmadığını, dolayısıyla karşılaştırılan ürünlerin farklı kitlelere hitap ettiğini, ayrıca davacının markasını taşıyan ürün bir ilaç olduğundan bu ürünün muhakkak bir hekim veya diyetisyen reçetesine bağlı olarak sadece eczanelerde satılabileceğini, davalının ürünlerinin ise ancak hayvan yemleri satılabilen yerde satışa sunulacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının marka işlem dosyasında kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacının marka işlem dosyasına sunduğu, 2017-2021 yılları arasında kesilmiş 17 adet faturada davacının çok sayıda "..." markalı ilacının toplu olarak yurt dışına ihraç edildiğinin anlaşıldığı; davacının gerekli tarih aralığında "..." esas/tek unsurlu markasını bir nevi "vitamin/mineral takviyesi ihtiva eden ilaç" emtiasında ciddi biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile tevsik edilebildiği düşünüldüğünden, YİDK kararının iptali talepli dava yönünden, davacının 2012/17106 sayılı markasının, tescili kapsamına giren sadece "insan sağlığı için ilaçlar, vitaminler" emtiaları açısından SMK'nın 6/1. maddesi hükmü kapsamındaki korumadan yararlanabileceği kanaatine varıldığı; markanın hükümsüzlüğü davası bakımından ise; dava aşamasında, davalı şahıs tarafından kullanmama def'i ileri sürülmediği; somut uyuşmazlıkta, hükümsüzlük talepli dava yönünden, davalının markasının kapsamına giren tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/ benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği; YİDK kararının iptali talepli dava yönünden ise; davacının itirazlarına mesnet markasını tescili kapsamına giren emtialardan sadece "insan sağlığı için ilaçlar, vitaminler" yönünden kullandığı ispat edilebilmiş olduğundan, markanın koruma kapsamının bu emtialar ile sınırlı olacağı göz önüne alındığında; dava konusu edilen markanın kapsamına giren "insan sağlığı için olan ilaçlar ve diyetetik maddeler" yönünden emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmiş olduğunun değerlendirildiği; zira; bu tür ilaçlar ve takviyelerin benzer alıcı çevresine hitap ettikleri, sağlık ve beslenme ile ilintili olmalarından dolayı benzer ihtiyaçları giderdikleri ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin yüksek olduğu, aynı yerlerde satışa sunuldukları ve dağıtım kanallarının aynı olduğu; ancak, dava konusu edilen markanın kapsamına giren "hayvan sağlığı" için olan ilaç ve diyetetik maddeler yönünden çok düşük seviyede bir emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiğinin söylenebileceği, son kullanıcılarının, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin farklı olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı; ancak, insan veya hayvan sağlığı için üretilen tıbbi müstahzarların içerdiği kimyasal ürünlerle kimyasal radyoaktif maddelerin farklı olmadıkları, canlıların sağlığı için üretilen bu maddelerin, daha doğru bir ifadeyle ham maddelerin farklı olmadığı ve aynı kaynaklardan üretildiği ve piyasaya sürüldüğünün ... göz ardı edilemediği; sonuçta, YİDK kararının iptali talepli dava yönünden, dava konusu edilen markanın kapsamına giren; "İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" özelinde somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu; taraf markalarının kapsamına giren emtialardan "sağlık" ile ilintili olanlar yönünden, bu ibarelerin bir etken madde ya da jenerik bir unsur olup olmadıklarının da ayrıca irdelenmesinin gerektiği; markaların başlangıç kısmında yer alan "...-" ve "..." harfleri/sembollerinin "..." vitamininin kısaltması olarak sektördeki pek çok aktör tarafından kullanılmakta olan, doğrudan, ilacın/takviyenin içeriği/cinsi ile ilgili bilgiyi veren bir terim hüviyetinde olduğu ve markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığı; her ne kadar davalı taraf davacının markasında geçen "..." ibaresinin kalsiyum kelimesinin İngilizcesi olduğunu ileri sürmekte ise ...; kalsiyumun İngilizcesinin “...” olduğu, "..." ibaresinin, bu haliyle, Türkçe’... veya İngilizce’... etken bir maddenin adı veya jenerik bir kelime olmadığı; davalının markasında geçen "..." hecesinin ..., “...”un kısaltması/sembolü olan “ca” harflerinden türetilmiş olması muhtemel olan, ancak yine ... ve aynı şekilde markasal hüviyette yeterli derecede ayırt ediciliği haiz bir hece olduğu, dolayısıyla; taraf markalarında geçen ve jenerik unsur olan "...-" ve "..." harflerinin/sembollerinin, markasal hüviyette yeterli ayırt ediciliği haiz "..." ve "..." ibareleriyle bir arada kullanılmasının, herhangi bir teknik zorunluluktan kaynaklanmayan, ancak benzer olan bir kurgu olduğu ve bu kurguyla oluşturulmuş taraf markaları arasındaki harf ve dizin benzerliklerinin ve kelime markası hüviyetlerinin, somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığının değerlendirildiği; markalarda geçen beş harfin, dizinleri ... aynı olacak şekilde ortak olduğu ve bu ibarelerin okunuşlarındaki tek farkın, davacının markasının sonunda yer alan “cin” hecesi olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiaları bakımından 2022-M-17847 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/129891 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "hayvan sağlığı için ilaçlar, veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, hayvanlar için diyet takviyeleri" mallarının da benzer olduğunu, insan sağlığı için kullanılan ilaçların hayvan sağlığı için ... kullanılabileceğini, davanın kısmen reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, ilgili tüketici kesiminin bilinçli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişi görevlendirme kararının da hatalı olduğunu, müvekkilinin veterinerlik şirket olup ürünlerinin ... hayvanlara yönelik olduğunu, kullanmama def'i ileri sürdüklerini, mesnet markaların tüm sınıflarda kullanıldığının ispatlanamadığını, işlem dosyasına sunulan kullanmama def'inin, işlem dosyasının hükümsüzlük dosyasına delil olarak sunulması nedeniyle, hükümsüzlük davası için ... geçerli olduğunu, kullanmama defi dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraf markalarının ve ambalajlarının farklı olduğunu, markaların karıştırılmayacağını, müvekkili ürününün yem premiksi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, 16.09.2021 tarihinde "... ..." ibaresinin, 05. sınıf "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." mallarında hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markasına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-17847 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 21.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 13.02.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali ... dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin ... iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Taraf marka işaretleri arasında yapılacak işaret benzerliği değerlendirmesinden önce, dava konusu marka ile davacının mesnet markasının 05. sınıf malları kapsaması nedeniyle, etken madde adından oluşup oluşmadıklarının tespiti gerekmektedir. İçerisinde eczacı bilirkişinin ... bulunduğu heyet tarafından düzenlenen raporda, taraf markalarının başlangıç kısmında yer alan "...-" ve "..." harflerinin ... vitamininin kısaltması olarak sektörde pek çok aktör tarafından kullanılmakta olan, doğrudan, ilacın/takviyenin içeriği/cinsi ile ilgili bilgi veren bir terim hüviyetinde olduğu belirtilmiştir. Devamla, davacı markasında geçen "..." ibaresinin ise kalsiyum ibaresinin İngilizcesinin "... olduğunu beyanla, muhtemelen "..." kelimesinden türetildiği, davalının markasında geçen "..." ibaresinin ise "..."un kısaltması olan "ca" harflerinden türetilmiş olmasının muhtemel olduğu değerlendirmelerine yer verilmiştir. Yine bilirkişi raporunun (2) nolu dipnotunda, dosyaya sunulan katalog görsellerinden "..." markalı ilacın "Mineral ve ... vitamini 2 kombinasyonu, kalsiyum-magnezyum inositohezaphosphate, 375 mg Kalsiyum glukonat, 3000 IU D2" den oluştuğu açıklanmıştır. Her ne kadar raporda davalı şahıs ürünü hakkında böyle bir tespit yapılmamış ise ..., davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ambalaj görseline göre, içerisinde katkı maddesi olarak Vitamin D3 ve B12'nin yer aldığı ve bileşenleri arasında inaktif bira mayası, Magnezyum stearat, Demir Sülfat, Dikalsiyum fosfat ve Trikalsiyum fosfat"ın bulunduğu, dolayısıyla, her iki taraf markasının da "... vitamini" ve "kalsiyum" etken maddesinden türetildiği kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu başvuru "... ..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markası ise "..." asıl unsurludur. Buna göre yapılan değerlendirmede, taraf markaları arasında "..." harfi ile başlamaları ve ikinci hecelerinde "..." ibaresini içermeleri nedeniyle kısmi bir görsel ve işitsel benzerlik bulunmakta ise ..., yukarıda açıklandığı üzere, taraf marka işaretlerinin "... vitamini" ve "..." etken madde isimlerinden oluşturulduğu, bu tür ibarelerin tanımlayıcı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği, farklı eklerle düşük düzeyde bile olsa somut ayırt edicilik vasfı kazandırılarak herkes tarafından tescil ettirilmelerinin mümkün görüldüğü, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarih ve 2024/4873 E.-2025/3157 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, somut uyuşmazlıkta ise, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere taraf marka işaretlerinde bu ibareler yönünden ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretlerinin ... birbirinden yeterince uzaklaştığı, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin farklı ticari kaynaktan gelen farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını algılayabileceği, bu hale göre, dava konusu başvuru ile davacının mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali ... dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.12.2024 tarih ve 2024/776 E.-2024/8970 K. sayılı kararında iltihap anlamına gelen "inflamasyon" kelimesinden türetilen "..." markası ile "..." ibareli markalar benzer bulunmamıştır. Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine ... gerek görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklandığı üzere tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde YİDK kararının iptali istemli davanın kısmen, hükümsüzlük talepli davanın ise tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip ... yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekili ile diğer davalı şahıs vekilinin istinaf başvurularının ise kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekili ile davalı şahıs vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 27/09/2023 gün ve 2023/69 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 122,50-TL posta ve tebligat masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 860,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davalı şahıs tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine, 12- Davalı şahıs tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.