T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/112 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/158 E - 2024/466 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İpt…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/112 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/158 E - 2024/466 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ciranta olarak yer aldığı senede dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının takibe ve borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Ankara 28.Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/12/2023 Tarih, 2023/512 Esas, 2023/448 Karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, arabuluculuk görüşmelerinin Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/12/2023 Tarihli, 2023/512 Esas ve 2023/448 Karar sayılı kararından sonra 16/01/2024 tarihinde neticelendirildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 04/12/2023 tarihinde verilen görevsizlik kararından sonra 07/12/2023 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığını, görüşmelerin 15/01/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, görevsizlik kararının 26/02/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine 05/03/2024 tarihinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, görevli mahkemeye dosya gönderilmeden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2023/86978 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 10/07/2023 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine senede dayalı 20.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 29.216,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Somut olayda davanın 29/11/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 04/12/2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, karardan sonra davacının 07/12/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 15/01/2024 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, görevsizlik kararının 26/02/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine görevli mahkeme olan Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/158 Esas sayılı dosyasına 05/03/2024 tarihli tevzi formu ile kaydedildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere elde ki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermek yasanın uygulanmasındaki amacına uygun düşmeyeceğinden davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 21/09/2023 Esas, 2023/616 Esas, 2023/12371 Karar, 04/10/2022 Tarih, 2022/573 Esas, 2022/7275 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/3187 Esas, 2021/762 Karar sayılı ilamları). Kabule göre de, davanın temelini oluşturan icra takibinde 20.000,00 TL asıl alacak, 9.216,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.216,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsili talebinde bulunulmuştur. İtiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında dava değeri olarak icra takibinde istenen asıl alacak miktarı olan 20.000,00 TL gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış olmasına rağmen dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde itirazın iptali ve takibin devamına şeklinde talepte bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece davacıya talebi açıklattırılarak dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde belirtildiği gibi takipte talep edilen toplam bedel üzerinden itirazın iptali ve takibin devamı talebi bulunduğu yönünde irade açıklamasında bulunulması halinde eksik peşin harç ikmal ettirilerek yargılamaya devam etmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan sebeplerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/158 Esas 2024/466 Karar sayılı 16/07/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA 2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 10/10/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."