10. Ceza Dairesi 2024/8562 E. , 2024/25235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/13488 esasında kayıtlı İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/482 Esas, 2018/982 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetki
**10. Ceza Dairesi 2024/8562 E. , 2024/25235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/13488 esasında kayıtlı İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/482 Esas, 2018/982 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/78 Esas, 2023/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 maddeleri ve 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanığın temyiz sebepleri özetle; lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Bağlantılı olması nedeniyle birlikte incelenen, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/482 Esas, 2018/982 Karar sayılı kararının, Dairemizin 25.11.2024 tarihli ve 2023/13488 Esas 2024/25236 Karar sayılı kanun yararına bozma ilamı ile, 11.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, aynı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 11.07.2023 tarihli ve 2022/13613 Esas, 2023/6376 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, Bu kapsamda, 05.03.2015 tarihli eyleme ilişkin verilen 11.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 26.10.2021, 28.11.2021, 12.12.2021, 13.01.2022 ve 28.02.2022 tarihli eylemlerin de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.