11. Hukuk Dairesi 2022/3699 E. , 2023/7742 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2213 Esas, 2022/432 Karar DAVA TARİHİ : 24.05.2017 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/90 E., 2019/147 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Dere…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3699 E. , 2023/7742 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2213 Esas, 2022/432 Karar DAVA TARİHİ : 24.05.2017 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/90 E., 2019/147 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu, 35 inci sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markanın tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile brilikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaşlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan relam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişikin hükmün keisnleşmesini müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yaın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda hak düşürücü sürenin geçtiğini, tabelasında "BİZİM" ibaresinin yer almadığını, "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) BAKKAL - 89 her zaman yanınızda NUR GIDA" ibaresi bulunduğunu, davanın haksız olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dosyaya sunduğu fotoğraf değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "B Z M BAKKAL 89" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "B Z M" ibaresinin mevcut olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan fotoğrafta da "B Z M" ibaresinin tabelada mevcut olduğunun görüldüğü, her iki fotoğrafta da "B", "Z" ve "M" harfleri arasındaki kısımların boyanarak kapatıldığının anlaşıldığı, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından karışıklığa yol açacak şekilde kullanıldığı, bu nedenle markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, markaların benzer olup olmadığı konusunun hukuki nitelikte olması nedeniyle mahkememizce de değerlendirme yapılabileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, haksız rekabet ve tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, el konulmasına, imhasına, davalının davacıya ait markaları esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markasının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tebela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra imhasına, davalının ticaret unvanında ''BİZİM'' ibaresini kullanmadığı gerekçesi ile ticaret unvanının terkini talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının BİZİM markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının TPE'de dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya ürünlerde iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında Marka Vekili bilirkişisi tarafından "...davalının işletme tabelasında "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığı, "B Z M BAKKAL-89 NUR GIDA" ibaresinin yazılı olduğu, işletmeye ait vergi levhasında "BİZİM" ibaresinin yer almadığının .." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, davalının "B Z M BAKKAL- NUR GIDA" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, Bizim ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, BİZİM markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi, müvekkilin kullanımının tabelada "B Z M BAKKAL" şeklinde olduğundan "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını beyanla davanın reddine, mahkemenin takdirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi ekinde sunulan ve bilirkişi raporu içeriğinde bulunan fotoğraflardan dava tarihinde ve sonrasında davalı tarafça tabelada "B Z M BAKKAL" ibaresini kullandığı, renkli görsellerden, tabeladaki BİZİM ibaresindeki (İ) harflerinin tabela zemininin renginde (lacivert renkle) sonradan boyandığı anlaşılıyorsa da, sesli harfin sonradan görünür şekilde boyanmasının ibarenin BİZİM şeklinde okunmasına engel olmadığı, davalının davacının tescilli markasını iltibas yaratacak şekilde kullandığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki BİZİM ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, sonradan (İ) harfinin üzerinin boyanması ve B Z M BAKKAL- 89 NUR GIDA" ibaresinin getirilmesi kullanıma ayırt edicilik katmadığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, işletme tabelasındaki kullanımının önlenmesi, tabeladan "B Z M" ibaresinin silinerek tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanımı, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında ürün, ambalaj, reklam broşür gibi tanıtım evraklarına el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresine benzer ve iltibas yaratacak şekilde "B Z M" ibaresini işyeri tabelasında kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan "B Z M" ibaresinin işyeri tabelasında kullanımının önlenmesi ve bu ibarenin tabeladan silinerek tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin masrafın davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markasının tanınmış marka olmadığını bu nedenle davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının bizim bakkal ibaresinin önlenmesini talep etmişken bizim ibaresinin menini talep etmiş gibi değerlendirme yapılmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının bizim değil sahip olmadığı bizim bakkal ibaresinin menini talep etmesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada iltibas yaratacak şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı tarafından 6 ay-1 yıl öncesine dayanan haciz işlemleri sırasında çekilen fotoğrafların kullanıldığını, dava tarihi itibariyle tespit yaptırılmadığını, bilirkişi raporlarında da kimi tabelalarda hiç kullanım olmadığı, kimi tabelalarda bizim ibaresinin silinmek suretiyle yok edildiğinin tespit edildiğini, mahkemece bunun değerlendirilmediğini, bakkal ibaresinin önünde bizim markası kullanılıyor olsaydı dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, bizim ifadesini başkalaştırmak amacıyla dahi kullanmadığını, bizim bakkal ibaresinde esaslı ve belirleyici unsurun bizim olmadığı, bakkal olduğu, ayırt ediciliği düşük olan bir markayı seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.