11. Hukuk Dairesi 2024/1464 E. , 2024/9357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1708 Esas, 2023/1664 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esa
**11. Hukuk Dairesi 2024/1464 E. , 2024/9357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1708 Esas, 2023/1664 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/71447 işlem numaralı “ARI” ibareli marka başvurusunun, önceki tarihli 2010/36684, 2010/36685, 2013/44476, 2013/54403, 2017/122349, 2018/27285, 2018/37975, 130269, 99/017866 sayılı ve “arı şekil”, “arı şekil”, “arı bilgisayar şekil”, “arı kepenk”, “arı arıtma”, “arı çivi”, “arı metal”, “ari”, “ari şekil” ibareli markalar gerekçe gösterilerek SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildiğini, anılan maddenin uygulanabilmesi için hem ilgili markaların birebir aynı olması, yani tüketiciler nezdinde aynı etkiyi yaratması, hem de iki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin veya türlerinin de birebir aynı olmasının gerektiğini, dava konusu markaların benzerlik değerlendirmesi yapılırken 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç hükmü esas alınması gerekirken 6/1. maddesi esas alınarak eksik ve hatalı bir değerlendirme ile markaların benzer olduğunun belirtildiğini, markaların gerek görsel, gerek fonetik olarak birebir aynı olmadıklarını, zira, ilgili markalarda yer alan görsel kompozisyonlar, farklı figüratif unsurlar ve bu markalarda yer alan “bilgisayar, kepenk, arıtma, çivi, metal, elektrik sanayi ve ticaret ltd. şti.” gibi ilâve kelime unsurlarından kaynaklanan görsel ve işitsel farklılıklar karşısında, ilgili markaların gözde ve kulakta bıraktığı intibanın farklılaştığını ve bu farklılıkların ise müvekkil markası ve redde gerekçe markanın 5/1-ç maddesi uyarınca aranılan “aynı, ayniyet derecesinde” benzer olma kriterini sağlamadığını, Yargıtayın da istikrar kazanan kararlarında, ibarenin aynı olduğu markalarda şekil unsurunun ve ilave ibarelerin ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldıracağına ilişkin karar verdiğini, müvekkili marka başvurusunun reddine gerekçe gösterilen markalar aynı sınıflarda, redde gerekçe diğer markaların varlığına rağmen tescil edilebilmiş iken, müvekkil marka ibaresinin reddedilmiş olmasının hukuk ilkeleri, eşitlik, idarenin işlem ve eylemlerinde istikrar ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanının da esas unsuru olan “ARI” ibareli markaların sahibi olduğunu ve işbu markalarını ulusal tescille korumakta olduğunu, müvekkiline ait “ARI” esas unsurlu markanın, 1993 yılından bu yana tescil koruması altında olduğunu, bu tarih ve müvekkil kullanımlarının redde gerekçe marka başvurularından çok daha eskiye dayandığını ve gerçek hak sahibi müvekkili lehine eskiye dayalı kullanıma bağlı üstün hakka ilaveten kazanılmış hak teşkil ettiğini, 93/004690 işlem numaralı “ARI ARMATUREN” ibareli marka ile davaya konu 2019/71447 işlem numaralı “ARI” ibareli marka başvurusunun her ikisinin de esas unsurlarının “ARI” ibaresi olduğunu; zira müvekkilinin önceki tarihli markasında yer alan “armaturen” ibaresinin “bağlantı parçaları” anlamına geldiğini ve tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından jenerik nitelikte olduğunu, önceki tarihli markasında yer alan esas unsur “ARI” ibaresinin muhafaza edilerek yeni bir başvuruya konu edildiğini, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğu malların tamamının “sıvı, buhar ve gaz armatürleri” malları olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli başvurusunda genel ibare yer almakta iken, dava konusu marka başvurusunda yine özünde “sıvı, buhar ve gaz armatürleri” olan emtiaların “kelebek vanalar, basınç düşürücü vanalar” şeklinde belirtildiğini, müvekkilinin “ARI” ibaresi üzerinde 06, 09 ve 11. sınıf emtiaları bakımından hâlihazırda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kazanılmış hakkın varlığı durumunda iltibas iddialarının artık geçerliliğini yitireceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-5346 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, kurum kararının yerinde olduğunu, başvuru sahibi adına kayıtlı tertip tarzı ve bileşenleri farklı 93/004690 sayılı ve “ARI ARMATUREN” ibareli tescilli markanın işbu itirazın incelenmesine mesnet gösterilmesi talebinin yerinde görülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu "ARI" ibareli başvuru ile redde mesnet 2010/36684, 2010/36685, 2013/44476, 2013/54403, 2017/122349, 2018/27285, 130269 ve 99/017866 sayılı markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira redde mesnet markalardaki renk ve şekil unsurlarının markaları başvuru ile SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca benzer olmaktan çıkardığı, ancak hem dava konusu başvuru hem de davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan 2018/37975 sayılı markada "ARI" ibaresinin beyaz zemin üzerine siyah standart büyük harflerle yazıldığı, karşılaştırılan markaların asli unsurlarının "ARI" ibaresi olduğu, redde mesnet markadaki "METAL" ibaresinin tali unsur niteliğinde bulunduğu, buna göre işaretler arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 5/1-ç maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.